İçeriğe Atla
Platon fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Platon Kimdir?

Platon, M.Ö. 428'de Atina'da doğan Antik Yunan filozofu; Sokrates'in öğrencisi, Aristoteles'in hocası ve dünyanın ilk üniversitesi Akademia'nın kurucusudur.

Diğer adlar: Eflatun, Plato, Aristokles

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Platon Hakkında

Platon, M.Ö. 428 ya da 427 yılında Atina'da dünyaya gelen Antik Yunan filozofu, yazar ve matematikçisidir. Asıl adı Aristokles olan bu düşünür, geniş omuzları ve atletik yapısı nedeniyle Yunanca'da "geniş göğüslü" anlamına gelen Platon lakabıyla tanınmış; Doğu felsefesine ise Eflatun adıyla geçmiştir. Sokrates'in en parlak öğrencisi, Aristoteles'in hocası olan Platon, kurduğu Akademia ile eğitim tarihine yön vermiş ve İslam ile Hristiyan felsefesini derinden etkilemiştir. M.Ö. 347'ye kadar kesintisiz sürdürdüğü entelektüel çalışmalarıyla batı düşüncesinin temellerini atan isimler arasındaki yerini tartışmasız biçimde almıştır.

Kökler ve Sokrates'le Tanışma

Platon'un soyu, Atina'nın efsanevi kurucuları arasında sayılan Codrus ve Melanthus'a dayanmaktadır. Annesi Perictione'nin akrabaları arasında ünlü yasa koyucu Solon yer almaktaydı. Dayıları Charmides ve Critias ise Peloponnesian Savaşı'nın ardından Atina'yı yöneten Otuz Tiran kadrosundandı; bu bağlantı aileye dönemin siyasal iktidar çevrelerine yakın bir konum sağlıyordu. Çocukluk yıllarında gramer, müzik ve jimnastik eğitimi alan genç Platon, Isthmian oyunlarında güreş müsabakalarına da katılmıştı.

Yirmi yaşında Sokrates'le kurduğu bağ, yaşamını büsbütün dönüştürdü. Bu tanışmadan sonra felsefeyi her şeyin önüne geçiren Platon, hocasının M.Ö. 399'daki idam kararını derinden yaşadı ve siyasetten uzaklaştı. Yıllar sonra Sokrates'in yargılanma salonundaki savunmasını Sokrates'in Savunması adıyla yazıya döktü. Ardından Güney İtalya ve Mısır'a uzanan yolculuklara çıktı; bu süreçte Pisagorcu gelenekle tanışarak ruhun ölümsüzlüğüne dair düşüncelerini pekiştirdi.

Atina'ya dönüş yolunda Aigina'da tutuklanarak kısa bir kölelik dönemi geçiren Platon, onu tanıyan Kyreneli bir filozof tarafından özgürlüğüne kavuşturuldu. Bu filozofun fidyeyi geri almayı reddetmesi üzerine, söz konusu parayla Platon tarihin seyrini değiştirecek bir eğitim yuvası inşa etti: Akademia.

Akademia ve İdealar Kuramı

Kahraman Akademus'un türbesi yakınlarında kurulan Akademia, geleneksel felsefeyle yetinmeyip matematik, gökbilim ve doğa bilimlerini de bünyesinde barındırıyordu. Atina'dan olduğu kadar dünyanın dört bir yanından öğrenciler kaydoldu; ünlü matematikçi Eudoxus bile kendi okulunu Kizikus'tan buraya taşıdı. Platon, Akademia'nın kapısına şu cümleyi yazdırmıştı: "Geometri bilmeyen buraya girmesin." Matematiği her türlü bilginin mihenk taşı olarak gören bu yaklaşım, okulun ruhunu özetliyordu.

Platon'un düşünce sistemi gerçekliği iki ayrı katmana böler. Beş duyuyla algılanan geçici Duyular Dünyası ve yalnızca akılla kavranabilen, değişmez kalıcı İdealar Dünyası. Bir masa çürüyüp yok olabilir; oysa masanın dikdörtgen formuna ilişkin fikir kalıcıdır. Dünyada milyarlarca bir metrelik cetvel bulunur, ama hiçbiri Paris'teki orijinal standarda tam anlamıyla eşit değildir — işte bu fark, İdealar Kuramı'nın özündedir.

Bu anlayışı en çarpıcı biçimde anlatan Republic (Devlet) diyaloğundaki Mağara Benzetmesi'dir. Doğduklarından bu yana karanlık bir mağarada, ağzına sırtları dönük oturanlara zincirleri yüzünden dönme imkânı tanınmamıştır. Duvarda beliren gölgeleri gerçek sanan bu insanlardan biri dışarı çıkıp güneşi görse ve içeri dönüp anlat­maya kalksa, kimse inanmaz. Platon bu benzetmeyle, duyuların bizi nasıl yanılttığını ve gerçek bilgiye ulaşmanın ne denli zorlu bir yol olduğunu gözler önüne serer.

İdealar Dünyası ile duyusal dünya arasındaki bağı ise Demiurgos kavramı üstlenir. Bu etkin güç, düşünceler dünyasının formlarını maddeye işleyerek düzenli bir evren ortaya çıkarır. Platon'a göre maddi dünyanın sahip olduğu her türlü düzen ve belirlilik, nihayetinde bu aracı güce ve onun arkasındaki idealar dünyasına borçludur.

İdeal Devlet ve Son Yıllar

Devlet diyaloğunda Platon, üç sınıflı bir toplum düzeni tarif eder. İnsan bedeninin baş, göğüs ve karından oluşması gibi devlet de yöneticiler, askerler ve çiftçilerden meydana gelir. Toplumu yönetmesi gerekenler filozoflardır; çünkü başın bedeni yönetmesi nasıl doğalsa, aklın devleti yönetmesi de o denli zorunludur. Platon bu noktada kadınların da yönetici olabileceğini öne sürdü — aklın cinsiyeti yoktu ve kadınlarını yetiştirmeyen bir devlet, yalnızca tek kolunu kullanan bir insana benziyordu.

M.Ö. 367 ve 361'de iki kez Siraküze'ye giden Platon, genç tiran II. Dionisios'u felsefeye yönlendirmeye çalıştı. Her iki girişim de saray içi çekişmeler nedeniyle yarım kaldı ve düşünür Atina'ya geri döndü. M.Ö. 360'tan itibaren ömrünün sonuna değin Akademia'da ders verdi, diyaloglar yazdı. M.Ö. 347'de, Yasalar diyaloğuna son şeklini verirken hayatını kaybetti.

Platon'un kaleme aldığı 35'i aşkın diyalog;

  • Savunma, Devlet, Sempozyum, Fedon gibi erken ve olgunluk dönemi eserleri
  • Timaeos, Parmenides, Sofist, Yasalar gibi ileri yaş yapıtları
şeklinde kronolojik dönemlere ayrılmaktadır. Bu külliyat, mantıktan metafiziğe, siyaset felsefesinden teolojiye uzanan geniş bir yelpazede batı düşüncesinin temel kaynakları arasındaki yerini korumaya devam etmektedir.

İlgili Kişiler

Meslek, coğrafya, dönem ve ilgi alanı benzerliğine göre önerilen profiller.

Benzerlik skorları meslek, coğrafya, dönem ve Wikidata bağlantılarına göre otomatik hesaplanır.