Türk halk kültürünün ve çocuk edebiyatının en önemli mimarlarından biri olan Eflatun Cem Güney, 1896 yılında Malatya'nın Hekimhan ilçesinde dünyaya gelmiştir. Geleneksel Türk masallarını ve halk hikâyelerini Anadolu topraklarından tek tek derleyerek gelecek nesillere aktaran, bununla yetinmeyip kendisi de eşsiz nitelikte özgün masallar kaleme alan üretken yazar, Türk edebiyat dünyasında haklı bir üne kavuşmuştur. Kültürel mirasımızın korunması ve modern Türkçeyle yeniden canlandırılması yolunda büyük çaba sarf eden bu değerli kalem, halk arasında sevgiyle "Masalcı Baba" unvanıyla tanınmıştır. Ömrünü Türk diline ve çocukların hayal dünyasını zenginleştirmeye adayan yazar, 2 Ocak 1981 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.
Edebiyata Adanan Bir Ömür ve Öğretmenlik Yılları
Eğitim hayatına Sivas Sultanisi bünyesinde tamamladığı ortaöğrenimle başlayan Eflatun Cem Güney, mezuniyetinin ardından vatan hizmetine eğitimci olarak adım atmıştır. Genç yazarın ilk görev yeri, Konya Öksüzler Yurdu bünyesinde üstlendiği Türkçe öğretmenliği olmuştur. Ardından, Anadolu'da uzun yıllar öğretmenlik yapmıştır. Öğretmenlik görevini sadece sınıflarla sınırlı tutmayan Güney, gittiği her bölgede kültürel bir hareketlilik başlatmayı hedeflemiştir.
Yazar, 1930-1933 yılları arasında ise Afyon Lisesi bünyesinde edebiyat öğretmenliği yaparak genç dimağlara edebiyat sevgisi aşılamıştır. Anadolu topraklarında görev yaptığı süre boyunca yerel kültürün kalkınmasına büyük önem vermiş, halk bilimi çalışmalarını canlandırmak amacıyla yerel sanat dergilerinin kurulması ve yayınlanması için yoğun çabalar harcamıştır. Bu çalışmalarla Anadolu'nun zengin sözlü kültürünün yazıya aktarılmasına öncülük etmiştir.
Milli Mücadele'de vatan savunmasına kalemiyle katılmıştır. Kuvâ-yi Milliye hareketinin sesi konumundaki Öğüd gazetesinin kadrosunda görev alarak ulusal mücadeleye katkı sağlamıştır. Aynı dönemde, toplumu aydınlatma misyonunu sürdürmek amacıyla İrşat adını taşıyan bir dergi çıkararak yayıncılık faaliyetlerini genişletmiştir.
Masalcı Baba Unvanı ve İstanbul Radyosu Günleri
Halk anlatılarına duyduğu derin sevgiyle tanınan yazar, geleneksel Türk halk hikâyelerini ve sözlü masalları derleme işine büyük bir gayretle eğilmiştir. Unutulmaya yüz tutmuş yüzlerce masalı Anadolu'nun köylerinden, kasabalarından derleyerek yazıya dökmüş ve Türk çocuk edebiyatına kazandırmıştır. Bu kıymetli derleme çalışmalarının yanı sıra, kendi hayal gücünden süzülen masallar da kaleme alarak bu alanda üretken bir yazar haline gelmiştir. Bu üretkenliği ve masal anlatıcılığındaki ustalığı sebebiyle edebiyat çevreleri ve halk tarafından "Masalcı Baba" unvanıyla taçlandırılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen eğitim çalışmalarında da önemli görevler üstlenen Güney, İstanbul Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı makamına atanmıştır. İdari görevindeyken de kültürel çalışmalara yönelmiştir. Bu doğrultuda, İstanbul Radyosu bünyesinde dinleyicilerle buluşan "Bir Varmış Bir Yokmuş" isimli popüler radyo programını hazırlamıştır. Bu programda seslendirdiği, kendine has üslubuyla hayat verdiği masallarla yediden yetmişe tüm ülkenin gönlünde taht kurmuştur. Masalların günümüz Türkçesiyle harmanlanarak yeniden hayat bulmasında yazarın gösterdiği bu çabalar, Türk kültür tarihi açısından son derece önemli bir kazanım olmuştur.
Uluslararası Başarılar ve Dünya Çocuk Edebiyatı Ödülleri
Yazarın masal derlemeleri ve çocuk edebiyatı alanındaki üstün çalışmaları sadece Türkiye sınırları içinde kalmamış, uluslararası alanda da büyük yankı uyandırmıştır. Yurt dışındaki edebiyat otoritelerinin de dikkatini çeken yazar, ülkemizi dünya genelinde başarıyla temsil etmiştir. Bu uluslararası takdirin en somut örneklerinden biri, Danimarka'da faaliyet gösteren saygın Andersen Kurumu tarafından tescillenmiştir.
Kurum, 1956 yılında yazarın kaleme aldığı kıymetli eseri Açıl Sofram Açıl ile Dünya Çocuk Edebiyatı Onur Belgesi almaya layık görmüştür. Eflatun Cem Güney, kazandığı bu büyük başarıyla yetinmeyip Türk halk kültürünü dünyaya tanıtmaya devam etmiştir. Nitekim yazar, 1960 senesinde bu defa da kadim Türk destanlarından süzülen Dede Korkut Masalları adlı eseriyle aynı saygın onur belgesini ikinci kez kazanarak adını altın harflerle çocuk edebiyatı tarihine yazdırmıştır.
Bu miras, çocukların düş dünyasını aydınlatır. Kültürel zenginliğimizi koruma gayreti ve eserleri şu şekilde özetlenebilir:
- Anadolu'nun zengin sözlü geleneğini ve halk hikâyelerini titizlikle derleyerek yazıya geçirmiştir.
- Eserlerini günümüz Türkçesiyle yeniden şekillendirerek genç nesiller için anlaşılır kılmıştır.
- Kazandığı uluslararası ödüller sayesinde Türk çocuk edebiyatının sesini dünyaya duyurmuştur.
