Türk halk edebiyatının ve çocuk kültürünün en önemli isimlerinden biri olan Eflatun Cem Güney, 1896 yılında Malatya'nın Hekimhan ilçesinde dünyaya gelmiş ve ömrünü Anadolu kültürünü yaşatmaya adamıştır. "Masalcı Baba" lakabıyla tanınan yazar, halk anlatılarını modern yazı diliyle buluşturarak Türk kültür mirasına eşsiz katkılar sunmuştur. Kariyeri boyunca öğretmenlik ve yöneticilik yapan Güney, 2 Ocak 1981'de İstanbul'da vefat edene dek sayısız eser üretmiştir. Çocuk edebiyatına büyük emek verdi.
Acılarla Başlayan Bir Hayat ve Eğitim Yılları
Eflatun Cem Güney, telgraf müdürü Ahmet Hurşit Bey'in oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Çocukluk dönemi büyük acılarla geçen yazar, henüz altı yaşındayken babasını, yedi yaşındayken de annesini kaybetmiştir. Ona amcası Şevket Bey sahip çıktı. Eğitimini tamamladığı Sivas Sultanisi'nde, Birinci Dünya Savaşı'nın sona erdiği o çalkantılı günlerde edebiyat bölümünden mezun olmayı başaran yegane öğrenci olarak kayıtlara geçmiştir. Bu mezuniyetin ardından Konya Öksüzler Yurdunda Türkçe öğretmenliği görevine atanarak çalışma hayatına ilk adımını atmıştır.
Milli Mücadele'den Anadolu Yollarına: Öğretmenlik ve Yayıncılık
Mütareke döneminin getirdiği karamsar atmosferde içindeki duyguları şiirlerle dışa vuran yazar için 19 Mayıs tarihi, yeni bir kurtuluş umudunun simgesi olmuştur. Kurtuluş mücadelesine tüm gücüyle destek vererek ilk Kuvayi Milliye Marşı'nı kaleme almıştır. Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyetinin Konya'da yürüttüğü çalışmalarda aktif görev almıştır. Milli Mücadele'nin sesini duyuran Öğüt gazetesi ile İrşat dergisinin kadrosunda yer alarak kalemiyle destek vermiştir. Dönemin bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver liderliğindeki ilk Maarif Kongresi'ne katılarak eğitim politikalarının belirlenmesinde rol oynamıştır.
Kayseri Sultanisi'nde görev yaptığı yıllarda Nafi Atuf Kansu ile ortaklaşa Misakı Millî gazetesini çıkarırken, diğer yandan Anadolu'nun çeşitli şehirlerinde edebiyat öğretmenliğini sürdürerek yerel dergilerin kurulmasına öncülük etmiştir. Ankara'da Reşat Nuri Güntekin, Ali Canip Yöntem ve Hasan Ali Yücel ile ders kitaplarının incelenmesi komisyonunda görev aldı. Daha sonra Eskişehir, Sivas, Samsun, Afyon, Kütahya ve İstanbul gibi farklı şehirlerde öğretmenlik mesleğine devam etti. İlerleyen yıllarda Topkapı Müzesi Müdür Yardımcılığı, Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı ve Halk Eğitimi Başkanlığı gibi bürokratik kademelerde de görev yapmıştır.
"Masalcı Baba" Unvanı ve Uluslararası Başarıları
Güney, hayatı boyunca halk hikâyelerini ve masalları derleme işine gönül vermiş, bu alanda adeta bir sanatçı hassasiyetiyle çalşmıştır. Oğluyla birlikte Dertli Kaval hikâyesini kaleme aldı. Ancak kitap basılmadan hemen önce evladını kaybetti. Bu ani kayıp onda tarifsiz acılara yol açmış ve kırk gün kırk gece odasına kapanarak yas tutmasına sebep olmuştur. Bu yas döneminde İnsan Çocuğa Ağıtlar'ı yazdı. Yaşadığı derin acıya rağmen halk kültürünü yaşatma çabasından vazgeçmemiş, derlediği anlatıları günümüz Türkçe'siyle yeniden inşa ederek edebiyata kazandırmıştır. İstanbul Radyosu bünyesinde hazırlayıp sunduğu Bir Varmış Bir Yokmuş programıyla masalları geniş kitlelere sesli olarak ulaştırmıştır.
Halk anlatılarına yeni renkler, motifler ve varyantlar katarak çağdaş bir halk hikâyecisi gibi davranan yazarın bu çabaları uluslararası alanda da yankı bulmuştur. Danimarka'da bulunan Hans Christian Andersen Kurumu, 1956 yılında Açıl Sofram Açıl eseriyle yazara Dünya Çocuk Edebiyatı Onur Belgesi takdim etmiştir. Bu başarısını 1960 senesinde yayımladığı Dede Korkut Masalları ile taçlandırarak aynı ödülü ikinci kez almaya hak kazanmıştır. Anlatım tarzı son derece özgündür. Kendine has meddahvari üslubuyla adını Türk edebiyat tarihine altın harflerle yazdırmıştır.
Önemli Eserleri
Eflatun Cem Güney'in edebiyat dünyasına kazandırdığı zengin külliyatın öne çıkan örnekleri şunlardır:
- Nar Tanesi (1945)
- Akıl Kutusu (1947)
- En Güzel Türk Masalları (1948)
- Açıl Sofram Açıl ve Congoloz Baba (1949)
- Dede Korkut Masalları (1958)
- Bir Varmış Bir Yokmuş (1956)
- Az Gittim Uz Gittim (1961)
- Gülen Ayva Ağlayan Nar (1969)
- Dertli Kaval (1945)
