Gottfried Wilhelm Leibniz, 1 Temmuz 1646'da Almanya'nın Saksonya eyaletindeki Leipzig'de dünyaya geldi. Matematik, felsefe, mantık ve metafizik gibi birbirinden farklı alanlarda ürettiği fikirlerle Avrupa entelektüel tarihinin en çok yönlü simalarından biri hâline geldi. Altı yaşında babasını kaybeden Leibniz, erken yaşlarda kendi kendine Latince ve Yunanca öğrenerek olağanüstü bir zihinsel kapasite sergiledi.
Gençlik ve Eğitim Yılları
On beş yaşında Leipzig Üniversitesi'ne hukuk öğrencisi olarak adım atan Leibniz, yalnızca hukukla yetinmedi. İlk iki yılında Johannes Kepler, Galileo Galilei ve Descartes'ın eserlerini derinlemesine inceledi; matematiği kavramadan doğa bilimlerini anlamanın mümkün olmadığı sonucuna vardı. 1663 yazını Jena Üniversitesi'nde matematik dersleri alarak geçirdi. 1666'da Leipzig'den doktorası yaşı gerekçesiyle reddedilince Nürnberg Üniversitesi'ne başvurdu ve 5 Kasım 1666'da doktora unvanını burada aldı. Aynı yıl olasılıklar kuramı üzerine çalışmaya başladı; henüz öğrenciydi.
Erken dönemin en çarpıcı ürünlerinden biri, metafiziğin anahtarı sayılan Characteristica Universalis adlı denemesiydi. Bu çalışma, Leibniz'in mantığı evrensel bir dil sistemine dönüştürme hayalini ilk kez somut biçimde ortaya koyuyordu.
Matematikteki Devrimci Katkılar
Leibniz, diferansiyel ve integral hesabı 1673-1676 yılları arasında Paris'te, Descartes ile Blaise Pascal'ın çalışmalarını incelerken geliştirdi. Araştırma sonuçlarını 1684'te uzun başlıklı bir makaleyle kamuoyuyla paylaştı; yayın matematik dünyasında büyük yankı uyandırdı. Bernoulli kardeşler bu yöntemi benimseyerek varyasyonlar hesabındaki ileri problemlere kapı araladı.
1676'da Pascal'ın tasarımından ilham alarak yeni bir hesap makinesi geliştirip kullandı. Kombinatuar analizle de ilgilenen Leibniz, nesneler arasındaki düzenlemeleri matematiksel modellere dönüştürerek genelleme olanağı sağladı. Bugün hâlâ kullandığımız eşitlik (=) ve çarpma (×) simgeleri, fonksiyon ve koordinat terimleri onun mirası olarak matematiğe kazandırıldı. Matematik notasyonundaki bu katkılar, sonraki yüzyıllarda bilimin ortak dilini şekillendirdi.
Matematik çalışmalarının büyük bölümünü, aristokrat hamileri arasında yaptığı yolculuklarda sarsak arabalarda yazması ise dönemin koşullarını gözler önüne serer niteliktedir. Bu çalışmaların tamamı Hannover Kütüphanesi'nde bugün de korunmaktadır.
Bilimsel Kimliğinin Ötesi: Diplomat, Tarihçi, Kurucu
Son kırk yılını Brunswick ailesi'ne hizmetle geçiren Leibniz, bu süreçte arşivci ve soyağacı araştırmacısı olarak da görev yaptı. 1687-1690 yılları arasında tarihi belgeleri yerinde incelemek amacıyla Almanya, Avusturya ve İtalya'yı baştan sona dolaştı. 1675'te Royal Society'nin ilk yabancı üyesi seçildi. 1700'de Berlin'e davet edildi; Berlin Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük ederek ilk müdürlüğünü üstlendi. 1711'de bu görevden ayrılıp Viyana'ya geçti ve 1714'e dek orada yaşadı. 1712'de kendisine baron unvanı verildi.
Felsefe, hukuk, din, siyaset, tarih, edebiyat, mantık ve metafizik gibi alanlarda sayısız eser bırakan Leibniz'in kaleme aldığı başlıca yapıtlar şunlardır:
- Metafizik Üstüne Konuşmalar
- İnsan Zihni Üzerine Yeni Denemeler
- Theodise
- Monadoloji
Gottfried Wilhelm Leibniz, 14 Kasım 1716'da Hannover'de hayatını kaybetti; 70 yıllık ömrünü akıl ve bilginin sınırlarını zorlamaya adadı.
.jpg?width=640)