Modern düşünce dünyasının en etkili figürlerinden ünlü filozof ve matematikçi Bertrand Russell, 18 Mayıs 1872 tarihinde Birleşik Krallık'ın Trelleck kasabasında, aristokrat bir ailenin ferdi olarak doğdu. Tam adı Bertrand Arthur William Russell olan dahi, mantık alanındaki devrimsel çalışmalarıyla bilim dünyasını sarsarken, nükleer silahsızlanma ve barış yanlısı aktivizmiyle de kitleleri peşinden sürükledi. İnsan haklarını ve düşünce özgürlüğünü savunan düşünür, insanlığa bıraktığı derin entelektüel miras sayesinde 1950 yılında Nobel Edebiyat Ödülü kazandı. 98 yıllık ömrünü insanlığın geleceğini aydınlatmaya adayan bilge isim, 2 Şubat 1970'te Galler'in Penrhyndeudraeth kasabasında vefat etti.
Russell'ın çocukluk yılları oldukça hüzünlü geçti. Ateist olan babası Viscount Amberley John Russell ve annesi Katharine Louisa'nın üçüncü çocuğu olan Bertrand, henüz iki yaşındayken ablası Rachél ve annesini dizanteriden kaybetti. Bu trajediden 18 ay sonra babasını da bronşitten kaybeden küçük çocuk, ağabeyi Frank ile birlikte Galler'in Pembroke bölgesindeki büyükanne ve büyükbabasının yanına gönderildi. Eski bir başbakan olan dedesi John Russell da 1878'de ölünce, genç Bertrand adeta bir yalnızlığın içine itildi. Gençlik yıllarında en büyük sığınağı, okuyarak geçirdiği şair Percy Bysshe Shelley'nin eserleri oldu. 1890'da kazandığı bursla Cambridge Üniversitesi bünyesindeki Tripos College'da Mathematical Tripos okumaya hak kazandı. Burada ilk üç yıl matematik, son yılında ise felsefe eğitimi görerek 1894'te Wrangler derecesiyle mezun oldu.
Matematikten Felsefeye Uzanan Bir Deha
Mezuniyetinin ardından akademik çalışmalarını Trinity College bünyesinde sürdüren Russell, klasik kümeler kuramına meydan okuyan ünlü Russell Paradoksu'nu 1901'de keşfederek büyük yankı uyandırdı. Yalnızca birkaç temel ilkedense matematiğin anlaşılabileceğini gösterdiği ilk büyük eseri The Principles of Mathematics (Matematiğin İlkeleri) 1903'te yayımlandı. 1908'de Royal Society üyeliğine seçilen filozofun, Alfred North Whitehead ile ortaklaşa kaleme aldığı üç ciltlik anıtsal çalışması Principia Mathematica ise 1910'da okurlarla buluştu. Aynı yıl Cambridge Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak göreve başlayan düşünür, 1912'de Avustralyalı mühendis Ludwig Wittgenstein ile tanışarak onun doktora hocası oldu.
Savaş Karşıtı Duruşu ve Siyasi Mücadeleleri
Birinci Dünya Savaşı sırasında aktif savaş karşıtlığı yürüten Russell, 1916'da savunma yasası kapsamında ceza alarak Trinity Kolejindeki görevinden uzaklaştırıldı. ABD'nin İngiltere yanında savaşa girmesine karşı yaptığı konuşma nedeniyle altı ay hapis cezası aldı ve 1918'de Brixton Hapishanesinde yattı. 1918'de iki kez daha tutuklanan ve 1920'de serbest bırakılan Russell, 1944-1949 yılları arasında yeniden akademi üyesi oldu. 1920 Ağustos ayında Rus Devrimi'nin etkilerini incelemek üzere resmi görevle Rusya'ya giderek Vladimir İlyiç Lenin ile bir saat görüştü. Aynı yıl eşi Dora ile Çin'e geçip Pekin'de bir yıl felsefe dersleri verdi. Dönüş yolunda Japonya'ya uğrayarak 26 Ağustos 1921'de İngiltere'ye döndü.
Dönüşte geçimini fizik ve ahlak konulu popüler kitaplarla sağlayan Russell, 1922 ve 1923 genel seçimlerinde İşçi Partisi'nden aday oldu fakat seçilemedi. 1924'te ABD konferans turnesine çıktı. 1927'de eşi Dora Black ile deneysel yöntemleri uygulayan Beacon Hill School'u açıp buradaki çalışmalarını 1932'de sonlandırdı. İkinci Dünya Savaşı öncesinde, 1934'te gittiği ABD'de Chicago ve Kaliforniya üniversitelerinde dersler verdi. 1940'taki New York Şehir Koleji görevlendirmesi itirazlar üzerine mahkemece kaldırıldı. 1944'te Trinity Koleji'ne dönen düşünür, savaş esnasında Nazi tehdidine karşı pasifist görüşlerini yumuşattı. Savaşın şer olduğunu kabul etmekle birlikte, faşizm gibi daha büyük tehlikeler karşısında ehvenişer olabileceğini savundu.
Ölümden Dönen Filozofun Küresel Barış Mücadelesi
1940'lar ve 50'lerde BBC programlarıyla popülerleşen düşünür, basın dünyasının da gözdesi oldu. 2 Ekim 1948'de Oslo'dan Trondheim Hommelvik'e konferansa giderken bindiği deniz uçağının kaza yapmasıyla ölümden döndü. 19 kişinin hayatını kaybettiği kazadan yüzerek kurtuldu.
Nükleer silahsızlanmayı, serbest ticareti ve emperyalizm karşıtlığını savunan Russell, Hitler ve Stalin totalitarizmine karşı durdu. Vietnam Savaşı sebebiyle ABD'yi suçlayan Russell; Jean-Paul Sartre, Vladimir Dedijer ve Isaac Deutscher gibi isimlerle meşhur Russell Mahkemesi'ni kurdu. 1962 Küba Füze Krizi'nde Nikita Kruşçev'den mektubuna olumlu yanıt alırken, Kennedy mektubu açmadan iade etti. Barış çabaları için 1963'te Barış Vakfı ile Atlantik Vakfı'nı kuran filozof, son eyleminde İsrail'in Orta Doğu tutumunu eleştiren bir bildiri yayımladı. Yeni gerçekçilik öğretisinin öncülerinden olan Bertrand Russell, mantık ve matematik ilkelerine dayalı felsefe geliştirdi. İnsan haklarını ve düşünce özgürlüğünü savunan yazıları nedeniyle de 1950'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
Felsefe dünyasında derin izler bırakan yazarın en önemli eserlerinden bazıları şunlardır:
- Principia Mathematica (1910 - Alfred North Whitehead ile birlikte)
- The Principles of Mathematics (1903 - Matematiğin İlkeleri)
- A History of Western Philosophy (1945 - Batı Felsefesi Tarihi)
- Why I am Not a Christian (1927 - Neden Hıristiyan Değilim)
- The Conquest of Happiness (1930 - Mutluluk Yolu)
Dört Evlilik ve Son Yılları
Özel hayatı da hareketli geçen Russell, yaşamı boyunca dört evlilik yaptı. İlk eşi Alys Pearsall Smith ile 1894'te evlenip 1921'de boşandı; bu evlilikten Lady Katharine Tait adında bir kızı oldu. İkinci eşi Dora Black ile 1921'de evlenip 1935'te ayrıldı; bu beraberlikten Harriet Ruth Russell adında bir kız ile John Conrad adında bir oğul (4. Earl Russell) sahibi oldu. Üçüncü evliliğini 1936'da Patricia Helen Spence ile gerçekleştirdi ve 1949'da boşandı; bu birliktelikten Conrad adında bir oğlu (5. Earl Russell) doğdu. Dördüncü evliliğini ise 1952'de Edith Finch ile yaptı. 2 Şubat 1970'te 98 yaşında ölen filozofun anısına 1980'de Londra'da bir meydana büstü dikildi.
