Modern Türk coğrafyasının en önemli kurucularından Mehmet Besim Darkot, 17 Şubat 1903 tarihinde İstanbul Üsküdar'da dünyaya gelmiş ve ömrünü vatanının coğrafi yapısını bilimsel yöntemlerle inceleyerek öğretmeye adamıştır. Geliştirdiği çağdaş metotlar sayesinde Türkiye coğrafyası araştırmalarında akademik alanda yepyeni bir çığır açmıştır. Yarım asırlık üniversite kariyeri boyunca ülkenin fiziki ve beşeri yapısını derinlemesine incelemiştir.
Akademik Gelişimi ve Avrupa Yılları
Saray lalarından Mehmet Asaf Bey ile Tevhide Safiye Hanım'ın evladıdır. İlk eğitimini Kadıköy Osman Gazi İlkokulu'nda alan Darkot, sonrasında Kadıköy Sultanisi ve İstanbul Muallim Erkek Mektebi'nde okumuştur. İstanbul Darülfünunu Coğrafya Bölümü'nden 1928 yılında mezun olan araştırmacı, açılan devlet sınavında üstün başarı göstererek Fransa'ya gönderilmiş ve Strasbourg Üniversitesi'nde coğrafya ile yakın çağ tarihi üzerine yüksek eğitim almıştır. Strasbourg bünyesinde eğitimini başarıyla tamamlayıp Yüksek Etüt Diploması almaya hak kazanmıştır. Öğrencilik yıllarında Fransız profesörlerin derslerini kürsüden arkadaşlarına anında Türkçe tercüme etmiştir. Ayrıca araştırmalarında kullanmak üzere ileri düzeyde Almanca öğrenmiştir.
Akademide Yarım Asırlık İzler
Yurda 1932'de dönen genç coğrafyacı, Darülfünun bünyesinde müderris muavini vekili olarak işe başlamıştır. Doktora tezini 1933 yılında tamamladıktan sonra Tabii Coğrafya müderris muavini kadrosuna atanmıştır. Darülfünun lağvedilince yeni kurulan İstanbul Üniversitesi bünyesinde Türkiye ve Ülkeler Coğrafyası Kürsüsü'nün başına getirilmiştir. Bu kürsüde yaklaşık elli yıl aralıksız hizmet vermiştir. Nihayet 1973 yılında üniversiteden emekliye ayrılmıştır.
Edebiyat Fakültesi dışındaki şu saygın kurumlarda dersler okutmuştur:
- İstanbul Siyasal Bilgiler Okulu
- Yüksek Ticaret Okulu
- İktisat Fakültesi ve Gazetecilik Enstitüsü
Coğrafya Kongresi ve Kartografya Başarıları
Besim Darkot, coğrafyanın fiziki alanlarında derinleşerek iklim ve yer şekilleri konularında özgün eserler vermiştir. Özellikle İstanbul ve Çanakkale boğazlarının oluşumu ile kapalı havzaların morfolojisi üzerinde durmuştur. Varşova ve Amsterdam'daki uluslararası kongrelerde sunduğu bildirilerle dünya literatüründe dikkatleri üzerine çekmiştir. Türkiye'de ilk gerçek izoterm denemesini yapmıştır. Ayrıca ülkenin ilk renkli yağış haritasını da çizmiştir.
Ankara'da 1941 yılında toplanan Birinci Türk Coğrafya Kongresi'nde çok etkin roller üstlenen Darkot, hazırladığı taslak raporla Türkiye'nin bugünkü coğrafi bölge sınırlarının çizilmesini sağlamış ve bu başarısı üzerine liseler için ders kitabı hazırlamakla görevlendirilmiştir. Onun kaleme aldığı bu eser, liselerde coğrafya öğretiminin bilimsel ilkelerini belirleyen ana kaynak olmuştur. Yayımladığı 1/800.000 ölçekli renkli Türkiye Duvar Haritası ile Balkanlar haritası kartografya tarihinin başyapıtlarındandır.
Beşeri Coğrafya ve Geniş Kültür Mirası
Bilim insanı, kariyerinin sonraki döneminde nüfus hareketleri, yerleşim tarihi ve şehir monografileri üzerine odaklanmıştır. İslam Ansiklopedisi için hazırladığı iki yüze yakın makaleyle ansiklopedik yazarlıkta zirve bir isim haline gelmiştir. Toplamda 17 kitap ve 269 bilimsel makale yayımlayarak arkasında zengin bir bilimsel kütüphane bırakmıştır. Ülkeyi yakından tanımak amacıyla sürekli seyahat etmiştir. Cumhurbaşkanı Celal Bayar ile birlikte Doğu Anadolu seyahatine katılan on beş profesör arasında yer alan Darkot, bölgede kurulacak yeni üniversitenin yer tespiti ve bilimsel fizibilitesini içeren tarihi raporun çok büyük bir kısmını kaleme almıştır.
Soyadı Kanunu çıktığında, o yıllarda okuttuğu Asya coğrafyasındaki tarihi bir geçitten esinlenerek 'Darkot' soyadını almıştır. Bu isim, Orta Asya'dan Himalaya Dağları'na inen Türkçe kökenli köklü bir geçidin adıdır. Yetiştirdiği öğrenciler arasında eski bakanlar, valiler ve çok sayıda saygın üniversite rektörü yer almaktadır.
Son Yılları ve Vefatı
Emekliliğinin ardından da araştırma gezilerine ve bilimsel yazı çalışmalarına heyecanla devam etmiştir. Büyük coğrafyacı, 1 Nisan 1990 günü İstanbul'da vefat etmiştir. Cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir.