Emrullahzade Asaf Bey, ya da Cumhuriyet tarihindeki bilinen adıyla Kılıç Ali, 1885 yılında İstanbul'da doğdu. Genç yaşta cepheden cepheye koşarak vatan savunmasında kahramanca rol oynayan Asaf Bey, yeni devletin inşasına da katkı sunan efsanevi bir askerdir.
Saray Muhafızlığından Balkan Cephelerine
Ailesinin kökleri Çerkez ve Buhara coğrafyasına dayanan Asaf Bey, Saray Muhafız Alayında Albay olan Tevfik Bey ile Çerkez bir annenin en büyük ve tek erkek evladıydı. Savaş öncesinde Küçük Zabit Okulunu bitirerek askeri kariyerine başladı. Balkan ve Çanakkale savaşlarında gösterdiği üstün cesaret, onun astsubaylıktan subaylığa terfi etmesini sağladı. Kısa sürede yüzbaşı rütbesine yükselen genç subay, komutanlarının güvenini kazandı. 1917 yılına gelindiğinde, Enver Paşa'nın kardeşi olan Kafkas İslam Ordusu Komutanı Nuri Paşa'nın yaverliğine atandı. Bu görevle Azerbaycan'a giderek Bakü'nün kurtuluş mücadelesinde aktif rol aldı.
Sivas Yolu ve Mustafa Kemal ile Tarihi Karşılaşma
Osmanlı İmparatorluğu'nun savaştan yenik ayrılması ve mütareke günlerinin başlamasıyla Asaf Bey için yeni bir dönem başladı. O dönemde, geleceğin generali Osman Tufan ve Süvari Yüzbaşısı Yörük Selim ile Orta Asya'daki Türk birliğini hedefleyen Enver Paşa'ya katılmak için yola çıktılar. Ancak bu yolculuk için ceplerinde hiç para olmadığı için İttihat ve Terakki'nin sorumlu muhasibi Celal Bayar'ın kapısını çaldılar. Celal Bayar onlara şöyle dedi: 'Para vereyim ama döndüğünüzde memleketi ne halde bulacaksınız?' 'Sivas'a gidin ve Mustafa Kemal Paşa'ya katılın!' diyerek onları kurtuluş ateşine yönlendirdi.
Sivas'a varan üç arkadaş, başlangıçta Mustafa Kemal Paşa'nın şüpheleriyle karşılaştı çünkü Paşa onların Enver Paşa'nın ajanı olabileceğinden endişeleniyordu. Bu sırada devreye, Mustafa Kemal Paşa'nın yaveri ve aynı zamanda Asaf Bey'in yeğeni olan Muzaffer Kılıç girdi. Bir akşam vakti, üzeri yeşil çuha kaplı ve gaz lambasıyla aydınlanan bir masanın etrafında sorgulama başladı. Mustafa Kemal Paşa, Asaf Bey'in gözlerinin içine bakarak, "Sen benim emrimi hiç tereddüt etmeden yerine getirir misin?" diye sordu. Genç subay, "Elbette Paşam!" yanıtını verdi. Paşa, masadaki sıcak lambayı işaret ederek "Tut şu lambayı!" buyurdu. Asaf Bey, elinin yanacağını bilmesine rağmen bir an bile duraksamadan sıcak gaz lambasını çıplak elle kavradı. Bu sarsılmaz bağlılık, aralarındaki ömür boyu sürecek sarsılmaz dostluğun ve güvenin ilk kıvılcımı oldu.
Milli Mücadele ve Kılıç Ali Efsanesi
Güney cephesinde direnişi örgütlemekle görevlendirilen ve Maraş ile Antep çevresinde Kuvayi Milliye komutanı olarak destansı bir mücadele yürüten Asaf Bey, düşman işgaline karşı halkı ustalıkla organize etti. Göreve gitmeden önce Mustafa Kemal Paşa, onun Beşiktaş'ta ikamet ettiği mahalleden esinlenerek kendisine Kılıç Ali kod adını verdi. Bu isim zamanla onun asıl adı haline geldi. Kılıç Ali, bölgenin sembol isimleri Karayılan ve Şahin Bey ile omuz omuza vererek işgalcilere karşı yerel direnişi ustalıkla yönetti. Ayrıca Kırşehir İsyanı'nın bastırılmasında da önemli roller üstlendi. Cumhuriyetin ilanının ardından da Gazi'nin en yakın çevresinde yer almaya devam etti.
Milli Mücadele'deki üstün başarılarının ardından yeni kurulan meclise giren kahraman Kılıç Ali, 1920 ile 1938 yılları arasında aralıksız olarak Antep milletvekili sıfatıyla TBMM çatısı altında görev yaptı. Ağrı İsyanı sırasında kurulan İstiklal Mahkemesi'nde üyelik görevini de yürüttü. Ülkenin ekonomik kalkınmasında da rol alan Kılıç Ali, Türkiye İş Bankası'nın kurucu üyeleri arasında yer aldı. Ayrıca 1960 yılına kadar bankanın yönetim kurulunda aktif görev yaptı. Sporda da öncü adımlar atan Kılıç Ali, ülkemizin en köklü kulüplerinden Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün kurucuları arasında yer alarak adını Türk spor tarihine altın harflerle yazdırdı. 7 Haziran 1934 tarihinde Milis Albay rütbesiyle ordudan emekliye ayrıldı. İlerleyen yıllarda Hatay'ın anavatana katılması sürecinde Hatay Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen ile devlet arasındaki koordinasyonu titizlikle yürüttü.
Onun Mustafa Kemal Atatürk'e olan bağlılığı eşsizdi. 1919 yılından Atatürk'ün ebediyete intikal ettiği 1938 yılına kadar onun yanından adeta hiç ayrılmadı. Tarihi Park Otel'de yaşanan meşhur bir olay bu bağlılığı kanıtlarken, otelin salonunda yemek yedikleri esnada elektrikler aniden kesilmiştir. Birkaç dakika süren karanlığın ardından ışıklar yandığında otel sahibinin şahit olduğu manzara hayranlık uyandırıcıdır. Kılıç Ali ve arkadaşları, ellerinde tabancalarıyla Gazi'nin bedenini siper edecek şekilde etrafını sarmışlardır.
Atatürk Sonrası Dönem ve Özel Yaşamı
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1938'deki vefatının ardından Kılıç Ali için de siyasi dengeler değişti. Yeni Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından 1939 yılındaki parlamento seçimlerinde aday gösterilmeyerek meclis dışı kaldı. Ancak o, vatana hizmetten geri durmayarak 1961 yılında Yeni Türkiye Partisi'nin kuruluşunda öncülük etti. Yaşamı boyunca dört kez dünya evine giren Kılıç Ali, ilk evliliğini 1916 yılında Balkan Savaşı dönüşü Bakırköy'de kurulan askeri karargahta görüp etkilendiği Hümeyra Hanım ile yaptı. Bu evlilikten doğan dört çocuğu şunlardır:
- Fahir Kılıç (d. 1917)
- Gündüz Kılıç (d. 1918) - Beşiktaş'ın efsanevi futbolcusu ve teknik direktörü
- Zafer Kılıç (d. 1919)
- Altemur Kılıç (d. 1924 - ö. 2016) - Saygın gazeteci ve köşe yazarı
Kılıç Ali, ikinci evliliğini 1936 yılında Cumhuriyet tarihinin ilk kadın seramik sanatçısı Füreya Koral ile gerçekleştirdi ve bu evlilik 1954 yılına kadar sürdü. Sonrasındaki evliliklerinden ise çocuğu olmadı. Tarihe not düşmeyi de ihmal etmeyen efsanevi komutan, 1955 yılında üç önemli kitap kaleme alarak anılarını ölümsüzleştirdi:
- Hatıralarını Anlatıyor (1955)
- Atatürk'ün Hususiyetleri (1955)
- İstiklal Mahkemesi Hatıraları (1955)
14 Temmuz 1971 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yuman Kılıç Ali, bugün Zincirlikuyu Mezarlığı'nda ebedi istirahatgahında yatmaktadır.
