İçeriğe Atla
Füreya Koral fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Füreya Koral Kimdir?

Seramik sanatçısı Füreya Koral (Büyükada, 1910), geleneksel çini motiflerini çağdaş tasarımlarla birleştirerek Türkiye'nin ilk kadın seramik öncüsü oldu.

1 haber (örneklem)Son yayın: 27 May 2026 18:16
Diğer adlar: Füreya, Füreya Koral

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Füreya Koral Hakkında

Füreya Koral, 2 Haziran 1910 tarihinde İstanbul Büyükada'da, Osmanlı'nın köklü ve entelektüel ailelerinden Şakir Paşa ailesinin bir üyesi olarak dünyaya gözlerini açtı. Türkiye'de çağdaş seramik sanatının öncüsü ve ilk profesyonel kadın seramik sanatçısı unvanlarına sahip olan Koral, geleneksel çini estetiğini modern tasarımlarla buluşturarak bu alanda yepyeni bir dönem başlatmıştır. Büyükada'da filizlenen bu uzun yaşam serüveni, Paris ve Cenevre duraklarıyla şekillenip İstanbul Elmadağ'da son bulurken, ardında çağdaş mimarinin çehresini değiştiren devasa seramik panolar bırakmıştır.

Sanatla İç İçe Geçen Çocukluk ve Gençlik Yılları

Mehmed Şakir Paşa'nın torunu olan Füreya, asker olan babası Mehmet Emin Koral ile Hakkiye Hanım'ın kızıdır. Sanatçı, oldukça köklü ve entelektüel bir soyağacına sahipti. Dayıları Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı) ile Suat Şakir; teyzeleri ise Fahrelnisa Zeid, Aliye Berger ve Ayşe Suad Erner'dir. Böylesine zengin kültürel bir atmosferde büyüyen Koral, Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi'ni bitirdi. Sonrasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin Felsefe Bölümü'nde eğitimine bir müddet devam etti. O dönemde, teyzesi Aliye Berger ile evlenecek olan ünlü Macar keman virtüözü Charles Berger'den özel keman dersleri de aldı.

Füreya Koral, ilk evliliğini yirmi yaşındayken 1930 yılında Bursalı çiftlik sahibi Selahattin Karacabey ile gerçekleştirerek Bursa'ya yerleşti. En büyük arzusu buradaki köylü çocukların eğitimine yardımcı olmaktı. Ancak çiftin evliliği uzun sürmedi ve 1932 senesinde boşanarak İstanbul'a geri döndü. Genç sanatçı, 1933 yılında annesi Hakkiye Hanım ile çıktıkları Yalova tatilinde Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa ve onun yakın silah arkadaşı milletvekili Kılıç Ali ile tanışarak hayatında yepyeni bir sayfa açtı. Bu tanışma, 1935 yılında Kılıç Ali ile evlenip Ankara'ya yerleşmesiyle neticelendi. Eşinin konumu sayesinde dönemin önde gelen siyasetçileriyle yakın ilişkiler kurarken, aynı zamanda sanat ve edebiyat çevreleriyle de bağlarını güçlendirdi. Çift, 1938'e kadar Mustafa Kemal Atatürk'ün yakın çevresinde bulundu. Büyük önderin vefatının ardından, 1939'da İstanbul'a geri taşındılar. Koral, 1940-1944 yılları arasında müzik eleştirmenliği yaptı ve çeşitli çevirilerle meşgul oldu.

Sanatoryum Odasından Paris Atölyelerine Uzanan Yolculuk

Füreya Koral'a 1945 yılında verem teşhisi konulması, hayatının akışını bütünüyle değiştirdi. Tedavi amacıyla 1947'de İsviçre'nin Leysen kasabasındaki bir sanatoryuma yattı. Burada geçirdiği uzun nekahat günlerinde, Londra'da yaşayan ressam teyzesi Fahrelnisa Zeid ona moral bulması ve vaktini verimli geçirmesi için sanatsal malzemeler gönderdi. Diğer teyzesi Aliye Berger ise onu kille tanıştırarak seramiğin dünyasıyla buluşturdu. Böylece seramik, Füreya için sadece bir uğraş değil, yaşama tutunma vesilesi oldu. Tedavi sürecinin ardından Paris'e geçerek tanınmış Fransız seramik ustası Georges Serré'nin desteğiyle özel bir atölyede çalışmalarını sür dürdü. Paris'te Fernand Léger ve André Lhote gibi modern sanatın dev isimlerinden dersler alarak kendi sanatsal üslubunu olgunlaştırdı. İlk seramik ve taş baskı sergisini 1951 yılında Paris'teki M.A.I Sanat Galerisi'nde açmayı başardı.

1951'de tedavisi tamamlanınca İsviçre'den ülkesine dönen Koral, Paris'te satın aldığı seramik fırınını gümrükten geçirmekte oldukça zorlandı. Gümrük mevzuatında seramik fırınının tanımı bulunmadığı için cihazı ancak "ekmek fırını" beyanıyla yurda sokabildi. Bu yoğun dönemde verem hastalığı tekrar nüksedince, kimseye haber vermeden Paris'e ameliyata gitti ve akciğerinden bir parça alındı. İyileşip 1953'te İstanbul'a dönünce, El Irak Apartmanı'nda Türkiye'nin ilk özel seramik atölyesini kurdu. Bohem bir ruhla kapılarını açan bu atölye; kısa sürede Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Kutsi Tecer, Melih Cevdet Anday, Şakir Eczacıbaşı ve Mina Urgan gibi dönemin en parlak entelektüellerinin ve yazarlarının ortak buluşma noktası haline geldi. Sanatçının benimsediği bohem yaşam tarzı, eşi Kılıç Ali ile yollarının 1954 yılında ayrılmasına neden oldu. Koral, boşanmanın ardından Mehmed Şakir Paşa Apartmanı'nın giriş katına yerleşti ve geçimini sağlamak adına bazı mobilyalarını satmak zorunda kaldı. O, bu süreçte ağabeyinin kızı Sara Koral'ı da evlat edinerek hayatına yeni bir yön verdi.

Mimariyle Bütünleşen Duvar Panoları ve Mirası

Sanatçı, çalışmalarında duvar panolarına büyük önem verdi. Geleneksel çini motiflerini soyut ve çağdaş bir yorumla birleştirerek mimaride yeni bir çığır açtı. 1957 senesinde kazandığı Rockefeller öğrenim bursu vesilesiyle Amerika Birleşik Devletleri'ne davet edilen Koral, ardından Meksika'ya geçerek buradaki Aztek ve Maya kültürlerine dair derinlemesine araştırmalar yürüttü. Meksika'da gördüğü devasa duvar resimleri onu çok etkiledi. Zamanla modern mimarlarla çalışarak yeni çağın ana malzemesi betonu renklendirdi ve ona çağdaş bir kimlik kazandırdı. 1955-1975 yılları arasında Ankara ve İstanbul'daki birçok kamu binasının iç ve dış cephelerini bezeyen anıtsal panolar üretti. İstanbul'un Taksim semtinde yer alan Divan Oteli ile Divan Pastanesi için 1969 yılında tasarladığı büyük boyutlu ikonik duvar panoları, geleneksel çini sanatının sınırlarını aşarak batı ve doğu kültürlerinin kusursuz sentezini gözler önüne serdi. Ayrıca Ankara Ulus Çarşısı, İstanbul Manifaturacılar Çarşısı (İMÇ) ve Ziraat Bankası için ürettiği panolar da sanatının doruk noktalarını temsil eder.

Kazandığı Prestijli Ödüller ve Madalyalar

  • 1955 Cannes Milletlerarası Sergisi - Gümüş Madalya
  • 1962 Prag Milletlerarası Sergisi - Altın Madalya
  • 1967 İstanbul Milletlerarası Seramik Sergisi - Gümüş Madalya
  • Washington Smithsonian Enstitüsü - Sanat Ödülü
  • Vallauris Bienali (Fransa) - Onur Diploması
  • 1981 Kültür Bakanlığı - Özel Ödülü
  • 1986 Sedat Simavi Vakfı - Plastik Sanatlar Ödülü

Koral, sanat kariyeri boyunca iç ve dış mekân panolarının yanı sıra porselen objeler de tasarladı. 1970'lerde İstanbul Porselen Fabrikası için hazırladığı özel seriler de bu alandaki yetkinliğini gösterir. Sanatçı, 1973 yılında İstanbul Elmadağ'daki Arif Paşa Apartmanı'na taşındı ve 1997 yılındaki ölümüne kadar üretmeye burada devam etti. Hayatı boyunca 32 sergi açan ve pek çok prestijli ödüle layık görülen Füreya Koral, 25 Ağustos 1997'de İstanbul'da, 87 yaşında vefat etti. Ünlü yazar Ayşe Kulin, 2000 yılında kaleme aldığı "Füreya" adlı biyografik romanıyla bu efsanevi sanatçın öyküsünü ölümsüzleştirdi.

Kişi Kartı

Adı Soyadı
Füreya Koral
Doğum Tarihi
2 Haziran 1910
Doğum Yeri
Büyükada, İstanbul
Vefat
25 Ağustos 1997
Uyruk
Türkiye
Meslek
seramik sanatçısı

Sıkça Sorulan Sorular

Füreya Koral kimdir?

Seramik sanatçısı Füreya Koral (Büyükada, 1910), geleneksel çini motiflerini çağdaş tasarımlarla birleştirerek Türkiye'nin ilk kadın seramik öncüsü oldu.

Füreya Koral ne zaman doğdu?

Füreya Koral, 2 Haziran 1910 tarihinde doğdu.

Füreya Koral nerede doğdu?

Füreya Koral Büyükada, İstanbul doğumludur.

Füreya Koral ne zaman vefat etti?

Füreya Koral 25 Ağustos 1997 tarihinde hayatını kaybetti.

Füreya Koral hangi alanda tanınır?

Füreya Koral, seramik sanatçısı olarak tanınır.