Bertolt Brecht, 10 Şubat 1898'de Almanya'nın Augsburg kentinde dünyaya geldi. Asıl adı Eugen Berthold Brecht olan sanatçı; oyun yazarlığı, şairlik, tiyatro yönetmenliği ve kuram alanlarında eş zamanlı üretkenliğiyle 20. yüzyılın en etkili sahne sanatçıları arasına girdi. Bir kağıt fabrikası müdürünün oğlu olarak büyüyen Brecht, edebiyata ilgi duymasına karşın 1917'de liseyi bitirince Münih'te tıp fakültesine kaydoldu; ancak bu yol kısa sürede kapandı.
Savaş Yılları ve İlk Tiyatro Adımları
1918 sonbaharında tıbbı bırakarak Birinci Dünya Savaşı'nın son demlerinde hastabakıcı olarak cepheye gitti. Münih'e döndüğünde ise başarısızlıkla sonuçlanan demokrat ihtilale katıldı. Siyasi çalkantıların gölgesinde tıptan uzaklaştı; tiyatro eleştirileri yazmaya ve sahne için metin üretmeye yöneldi. 1920'de Münchner Kammerspiele'de dramaturg olarak göreve başladı. İki yıl sonra, 1922'de sahnelenen Gecede Davullar adlı oyunu Kleist Ödülü'nü getirdi ve adını Almanya'nın tiyatro çevrelerine duyurdu. Bu dönemde Bavyera güldürü geleneğinin önemli temsilcisi Karl Valentin ile kurulan dostluk, Brecht'in sahne anlayışını biçimlendiren etkenlerden biri oldu.
1924'te Berlin'e geçen Brecht, Deutsches Theater'da usta yönetmen Max Reinhardt'ın yanında çalıştı. Dört yıl sonra, 1928'de besteci Kurt Weill ile yolları kesişti; bu ortaklık Üç Kuruşluk Opera ve ardından gelen epik opera yapıtlarını doğurdu. Aynı dönemde Marksist felsefe ve ekonomiyle yoğunlaşan ilgisi, öğreti oyunlarının temelini attı. Paul Hindemith ve Weill'in ardından Hanns Eisler bu oyunların müziklerini üstlendi.
Sürgün Yılları: Avrupa'dan Amerika'ya
1932'de senaryosunu Brecht'in kaleme aldığı, Slatan Dudow'un yönettiği Kuhle Wampe filmi Nazi baskısıyla yasaklandı. 27 Şubat 1933'te Reichstag yangınının ardından Brecht Viyana'ya sığındı. 1935'te Nazi yönetimi onu Alman vatandaşlığından çıkardı. Sırasıyla İsveç ve Finlandiya'ya geçen sanatçı, Sovyetler Birliği üzerinden ABD'ye ulaştı. Hollywood için senaryolar yazarken Hanns Eisler, Erwin Piscator, Heinrich Mann, Charlie Chaplin ve Eric Bentley ile bir araya geldi. Ne var ki Amerikalı olmayan etkinlikleri soruşturan HUAC (Un-American Activities Committee) tarafından ifadeye çağrıldıktan sonra İsviçre'ye geçmek durumunda kaldı. Zürih'teki Schauspielhaus'ta çalışmalarını sürdürdü ve sahne tasarımcısı Caspar Neher ile iş birliğine girdi.
Berliner Ensemble ve Mirası
1948'de Doğu Berlin'e yerleşen Brecht, eşi oyuncu Helene Weigel ile birlikte Berliner Ensemble'ı kurdu. Dramaturg ve yönetmen sıfatıyla bu topluluğu dünyanın önde gelen tiyatrolarından birine, kendi deyimiyle bir "epik tiyatro okulu"na dönüştürdü. 1950'de Berlin Sanatlar Akademisi üyeliğine, 1953'te PEN Kulübü başkanlığına seçildi. 1955'te SSCB Stalin Ödülü'nün yanı sıra Doğu Alman Devlet Ödülü ve Paris Uluslararası Tiyatro Şenliği birinciliğini kazandı.
Brecht'in tiyatro anlayışı, diyalektik maddeci bir zemine oturur. Aristoteles'in özdeşim estetiğine karşı geliştirdiği yabancılaştırma (Verfremdungseffekt) ilkesi, seyirciyi duygusal sarhoşluktan çıkararak eleştirel bir konuma taşımayı hedefler. Benzetmeci dramatik tiyatro yerine göstermeci tiyatroyu savunan Brecht, hem öğretici hem eğlendirici çok katmanlı bir sahne dili inşa etti. Kapitalist toplum düzenini, para ahlakını ve sömürü mekanizmalarını deşen yapıtları işçi sınıfının açık sözcülüğünü üstlendi.
Brecht, 14 Ağustos 1956'da 58 yaşında hayatını kaybetti. Geride bıraktığı başlıca oyunlar arasında şunlar sayılabilir:
- Üç Kuruşluk Opera (1928)
- Cesaret Ana ve Çocukları (1939)
- Galilei'nin Yaşamı (1938–1939)
- Kafkas Tebeşir Dairesi (1944)
- Sezuan'ın İyi İnsanı (1939)
- Arturo Ui'nin Önlenebilir Yükselişi (1941)
- Mahagonny Şehrinin Yükselişi ve Çöküşü (1927–1929)
Kuramsal alanda ise Tiyatro İçin Küçük Organon ve Epik Tiyatro Üzerine başlıklı yazıları, günümüzde de tiyatro eğitiminin temel metinleri arasında yer almaktadır.
