Vala Nureddin, 1901 yılında Beyrut'ta dünyaya geldi; tam adı Ahmed Vâlâ Nureddin'dir. Babası son Beyrut valisi Nureddin Bey olan Vala Nureddin, nüfusa İstanbul doğumlu olarak kaydedilmiştir. On yılı aşkın bir süre boyunca Vâ-Nû takma adıyla Türk basınına damgasını vuran gazeteci, aynı zamanda romancı, şair ve çevirmendir. 9 Mart 1967'de İstanbul'da hayatını kaybetti; Edirnekapı Mezarlığı'na defnedildi.
Gençlik Yılları ve Milli Mücadele Dönemi
Galatasaray Lisesi'nin (Mekteb-i Sultani) hazırlık sınıfında Nazım Hikmet ile tanışan Vala Nureddin, 1916'da bu okuldan mezun oldu. Aynı yıl birkaç arkadaşıyla Avusturya'ya giderek Viyana Ticaret Akademisi'nde bir yıl bankacılık okudu. İstanbul'a döndüğünde bankacılık ve maliyede denediği devlet memurluğu ona göre değildi; 1918-1920 arasında şiire ve yayıncılığa yöneldi. Şair Celal Sahir Erozan'ın çıkardığı dergilerde şiirleri yayımlandı.
1 Ocak 1921'de Faruk Nafiz Çamlıbel, Yusuf Ziya Ortaç ve Nazım Hikmet ile birlikte gizlice Sirkeci'den kalkan Yeni Dünya vapuruyla İnebolu'ya geçti. İnebolu'da Ankara'dan izin beklerken tanıştığı Sadık Ahi'nin etkisiyle sosyalist bir dünya görüşü edindi; bu fikir yapısını ömrü boyunca korudu. Nazım Hikmet'le birlikte yürüyerek Ankara'ya geçen Vala Nureddin, Mart 1921'de Ankara Hükümeti'nden İstanbul gençliğini Milli Mücadele'ye çağıran bir şiir yazma görevi aldı. İkili bu görevi üç günde tamamladı; şiirler on bin kopya basılarak dağıtıldı. Yaydıkları ses üzerine İsmail Fazıl Paşa tarafından meclise çağrılan iki genç şair, bizzat Mustafa Kemal Atatürk ile tanışma fırsatı buldu.
Bolu'da din adamları ve tutucu çevrenin baskısıyla karşılaşan Vala Nureddin, Nazım Hikmet'le birlikte daha iyi bir eğitim için Moskova'ya gitmeye karar verdi. 30 Eylül 1921'de Batum üzerinden Moskova'ya ulaşan ikili, Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi'ne (KUTV) kaydoldu. Vala Nureddin bu üniversitedeki eğitimini 1925'te tamamladı. Sovyetler Birliği'ndeyken Azeri Türklerinden Süreyya Hanım'la evlendi; bir çocukları oldu ancak yurda döndükten sonra onlarla bir daha görüşemedi.
Gazetecilik Kariyeri
Yurda döndükten sonra bir süre banka memurluğu ve öğretmenlik yapan Vala Nureddin, 1926'da gazetecilik mesleğine adım attı. İlk yazıları Vakit Gazetesi'nde Hatice Süreyya takma adıyla okuyucuyla buluştu. Zamanla Ali Marmara, Kadri Feyyaz, Veli Nuri gibi çeşitli imzalar kullansa da en çok Vâ-Nû adıyla tanındı.
Mesleki yaşamının büyük bölümünü Akşam gazetesinde geçirdi: 1927-1933 ve 1939-1966 yılları arasında bu gazetede fıkra yazdı. 1933-1936 arasında kurucuları arasında yer aldığı Haber gazetesinde görev yaptı. Köroğlu, Yeni Sabah, Cumhuriyet ve Havadis gazetelerinde de kalemini konuşturdu. Resimli Ay dergisinin 1924-1931 yılları arasındaki yazar kadrosunda da yer aldı. 1959'da Charles de Gaulle'ün Türkiye'den davet ettiği on gazeteciden biri olarak özel bir jetle Fransa'ya gitti.
Eserleri ve Mirası
Uzun gazetecilik kariyerinin yanı sıra telif ve çeviri dahil kırk kadar kitap yayımlayan Vala Nureddin, roman, anı ve çocuk kitabı türlerinde üretken bir yazar olduğunu kanıtladı. Ankara Radyosu'nda otuz kadar eseri sahneye konuldu. İkinci eşi Müzehher Hanım, Nihal Karamağaralı takma adıyla pek çok kitabına ortak imza attı; birlikte yazdıkları Korkusuz Murat adlı çocuk romanı 1966'daki Doğan Kardeş Romanları Yarışması'nda ikincilik ödülü kazandı.
1945'te Bursa Cezaevi'ndeki Nazım Hikmet ile yeniden bağlantı kuran Vala Nureddin, şairin 1951'de Rusya'ya kaçışına dek mektuplaşmayı sürdürdü. Bu uzun dostluğun ürünü olan anı kitabı Bu Dünyadan Nâzım Geçti, 1965'te yayımlandı ve Türk edebiyat tarihinin en önemli anı yapıtlarından biri sayılmaktadır. Vala Nureddin'in Nazım Hikmet'e yazdığı mektuplar ise eşi Müzehher Hanım tarafından 1986'da Vâ-Nû'lara Mektuplar adıyla okuyucuya sunuldu. 1962'de kurulan Temel Hakları Yaşatma Derneği'nin kurucuları arasında da yer alan Vala Nureddin, sosyal demokrat çizgisini hayatının sonuna dek korudu.
- Roman: Baltacı ile Katerina (1928), Seni Satın Aldım (1938), Beyaz Güller (1962)
- Anı: Bu Dünyadan Nâzım Geçti (1965)
- Çeviri: Gorki, Agatha Christie, Tolstoy, John Dickson Carr başta olmak üzere onlarca yapıt
