Yerçekimi teorisinin ateşli savunucusu olan ünlü Fransız filozof ve matematikçi Pierre Louis Maupertuis, 17 Temmuz 1698 tarihinde Fransa'nın liman kenti Saint-Malo'da dünyaya gözlerini açtı. Yaşadığı dönemin bilimsel dogmalarını yıkan çalışmalarıyla tanınan bu sıra dışı düşünür, evrenin işleyişini en küçük etki ilkesiyle temellendirerek bilim dünyasında silinmez bir iz bıraktı. Henüz genç bir adamken yöneldiği matematik alanındaki dehasını, kutuplardaki basıklığı kanıtladığı tarihi Laponya seferiyle taçlandırdı. Paris ve Berlin sarayları arasında adeta mekik dokudu. Modern fiziğin kuramsal temellerini şekillendiren en önemli figürlerden biri haline geldi.
Askerlikten Matematik Kürsülerine Uzanan Sıra Dışı Yolculuk
Maupertuis, eğitim amacıyla 1714 yılında Paris'e gönderildi. Orada saygın Collège de la Marche'ta eğitim gördü. Buradaki eğitiminin ardından, 1718 yılında genç bir subay olarak askeri üniformayı giydi. Ancak içindeki bilim tutkusu, bu meslekte uzun süre kalmasını engelledi. Ordu saflarında geçirdiği kısa dönemin ardından, 1722 yılında askerlikten tamamen istifa ederek kendisini matematiğin büyüleyici dünyasına adadı. Bu köklü karardan yalnızca bir yıl sonra, 1723'te Fransız Bilimler Akademisi bünyesinde matematik eğitimi almaya başladı. Genç deha, akademinin koridorlarında kuramsal araştırmalar yaparken gelecekte kuracağı büyük teorilerin de ilk tohumlarını atıyordu.
Bilimsel merakı onu sınırların ötesine taşıdı. 1728 yılında Londra'ya gerçekleştirdiği seyahat, hayatının en önemli dönüm noktalarından biri oldu. İngiltere'de bulunduğu süreçte büyük fizikçi Isaac Newton'un mekanik üzerine geliştirdiği devrimsel kuramları doğrudan inceleme fırsatı buldu. İngiliz dahiye ve onun çekim yasasına büyük hayranlık duyan Maupertuis, vatanı Fransa'ya döndüğünde bu yeni mekanik anlayışın en hararetli savunucusu haline geldi. Bilgi dağarcığını zenginleştirmek için durmaksızın çalışan araştırmacı, 1729 yılında İsviçre'nin Basel kentine doğru yola çıktı.
Basel Üniversitesi'nde kapsamlı akademik çalışmalar yürüttü. Ünlü Bernoulli ailesinden Johann Bernoulli ile yakın bir dostluk kurdu. Basel'deki bu yoğun eğitim süreci, Maupertuis'nin zihinsel ufkunu bambaşka bir boyuta taşıdı. Hocası Johann Bernoulli'den, Rene Descartes'ın güneş sistemindeki kozmik girdap (vorteks) teorisini ve Gottfried Wilhelm Leibniz'in mekanik üzerine ortaya koyduğu ve o dönemin en güçlü bilimsel dayanakları kabul edilen kuramsal görüşlerini derinlemesine öğrendi. Newton'un evrensel çekim kuramını tüm sonuçlarıyla kabul etmesine rağmen, bu kuramın altında yatan nedenleri açıklayabilmek adına Leibniz'in teorilerini de dikkatle inceledi. Farklı felsefi ekolleri sentezleme konusundaki bu çabası, onu çağdaşlarından ayıran en belirgin nitelikti. Zihnindeki yeni fikirlerle donanmış olarak 1730 yılının Temmuz ayında yeniden Paris'e dönüş yaptı.
Dünya'nın Şeklini Değiştiren Laponya Seferi ve Doğa Yasaları
Paris'e dönüşünün ardından akademik basamakları hızla tırmanan bilim insanı, 1736 yılında kariyerinin en görkemli görevini üstlendi. Üyesi olduğu Fransız Bilimler Akademisi, bir derecelik meridyen yayının uzunluğunu yerinde hesaplamak üzere kutup çizgisine yakın Laponya bölgesine gidecek araştırma heyetinin liderliğini ona verdi. Zorlu iklim koşulları altında gerçekleştirilen bu hassas ölçümler, bilim dünyasında büyük tartışmalara yol açan o meşhur tezi doğrulayacaktı. Elde edilen kesin veriler, Isaac Newton'un öngördüğü gibi Dünya'nın kutuplardan basık, ekvatordan ise şişkin bir yapıya sahip olduğunu kesin olarak ispatladı. Bu başarı, Maupertuis'ye tüm Avrupa'da haklı bir şöhret kazandırdı.
Matematiksel başarılarının yanı sıra felsefi derinliğiyle de dikkat çeken Maupertuis, 1744 yılında bilim tarihine geçecek en önemli eserini kaleme aldı. "Accord des differentes lois de la nature qui avaient jusqu'ici paru incomplatibles" (Bugüne kadar bağdaşmaz görünen çeşitli doğa yasalarının uyumu) başlığını taşıyan bu yapıtta, evrenin temel yasası olarak kabul ettiği en küçük etki ilkesini formüle etti. Bu kurama göre, doğadaki tüm değişimlerde ve ışığın izlediği yolda, harcanan etki miktarı her zaman en asgari düzeyde gerçekleşiyordu. Doğanın mükemmel bir tasarrufa sahip olduğunu savunan bu evrensel ilke, kuantum mekaniğine kadar uzanacak olan modern fizik kuramlarının öncü adımlarından birini oluşturdu.
Berlin Dönemi, Prusya Akademisi ve Son Yılları
Bilimsel başarılarıyla tım kıtanın ilgisini çeken Fransız bilgini, kişisel yaşamında da yeni bir döneme adım atıyordu. 25 Ağustos 1745 tarihinde Berlin'de Eleonor Borck ile hayatını birleştirdi. Prusya hükümdarı Büyük Friedrich'in 1746 yılındaki davetini kabul eden Maupertuis, ünlü Fransız düşünür Voltaire'in de hararetli tavsiyesiyle Prusya Krallık Akademisi'nin yönetimini üstlenerek bu prestijli görevi tam on yıl boyunca büyük bir başarıyla sürdürdü. Bu yüksek düzeyli idari görevi tam 10 yıl boyunca başarıyla yürüten ünlü filozof, Berlin'in o dönemde bir aydınlanma merkezine dönüşmesinde etkin bir rol üstlendi. Alman topraklarında geçen üretken on yılın ardından, 1756 senesinde doğduğu topraklara, Fransa'ya geri dönüş kararı aldı.
Fransa'ya döndükten sonra da bilimsel çevrelerle bağını koparmayan Maupertuis, yaşamının son demlerini huzur içinde geçirmek istiyordu. Büyük deha, 27 Temmuz 1759 tarihinde İsviçre'nin Basel kentinde, Bernoulli ailesinden en yakın dostu olan Daniel Bernoulli'nin yanında hayata gözlerini yumdu. Öldüğünde 61 yaşında olan ünlü bilim insanı, yengeç burcunun tüm sezgisel ve derinlikli özelliklerini taşıyan zihniyle arkasında devasa bir miras bıraktı. Hem rasyonalist felsefeyi hem de ampirik fiziği tek potada eritmeyi başaran çalışmalarıyla anılmaya devam etti.
Pierre Louis Maupertuis'nin Bilim Dünyasındaki Kilometre Taşları
- Laponya Seferi (1736): Dünya'nın kutuplardan basık olduğunu ölçümlerle kanıtlayarak Newton fiziğini doğrulamıştır.
- En Küçük Etki İlkesi (1744): Işığın izlediği yolda harcanan etkiyi asgariye indiren evrensel doğa yasasını formüle etmiştir.
- Prusya Krallık Akademisi Başkanlığı (1746-1756): Büyük Friedrich'in davetiyle 10 yıl boyunca akademiyi başarıyla yönetmiştir.
