Pierre Curie, 15 Mayıs 1859'da Paris, Fransa'da doğdu. Manyetizma, piezoelektrik ve radyoaktivite üzerine yürüttüğü deneysel çalışmalarla bilim tarihine geçen Curie, eşi Marie Curie ile birlikte yürüttüğü radyasyon araştırmaları sayesinde 1903 yılında Nobel Fizik Ödülü'ne layık görüldü. Yalnızca 47 yıllık kısa ömrüne, dönemini şekillendiren birden fazla bilimsel keşfin damgasını vurduğu Pierre Curie, 19 Nisan 1906'da Paris'te geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybetti.
Erken Yaşam ve Eğitim
Doktor babası Eugène Curie, oğlunu geleneksel okul sistemine göndermek yerine evde yetiştirmeyi tercih etti. Bu alışılmadık eğitim modelinin ortaya çıkardığı sonuç çarpıcıydı: genç Pierre, kısa sürede matematiğe ve geometriye olağanüstü bir yatkınlık sergiledi. 16 yaşında üniversiteye adım attı; 18 yaşına geldiğinde ise master derecesiyle eşdeğer tutulan bir diplomayı tamamlamıştı. Ne var ki maddi sıkıntılar, doktora çalışmalarını sürdürmesini engelledi ve araştırmalarını yarıda kesmek zorunda kaldı.
Bilimsel Katkılar
1880 yılında ağabeyi Jacques Curie ile birlikte çalışarak piezoelektrik kavramını bilime tanıttı. Bir yıl sonra ise bugün modern teknolojinin pek çok dalında yaygın biçimde kullanılan kristal osilatörü icat etti. Doktora araştırmaları kapsamında yöneldiği manyetizma alanında ferromanyetizma ve diamanyetizma üzerine derinlemesine incelemeler yaptı; bu çalışmalar, onun adını taşıyan Curie Sabiti'nin bilim literatürüne girmesini sağladı.
25 Temmuz 1895'te bilim insanı Marie Curie ile evlenen Pierre Curie, bu birliktelikten 1897 ve 1904 yıllarında iki kız çocuğu dünyaya getirdi. Eşiyle el ele yürüttükleri radyasyon araştırmaları, çiftin 1903 Nobel Fizik Ödülü'nü paylaşmasıyla taçlandı. Aynı dönemde kariyerinin doruk noktasına ulaşan Curie, 1904'te Sorbonne'da profesörlük kadrosuna atandı ve Fransız Bilimler Akademisi'ne seçildi.
Ölümü ve Mirası
19 Nisan 1906'da yağmurlu bir Paris gününde yolu geçmeye çalışan Pierre Curie, kaygan zemin nedeniyle tökezleyip düştü ve kendisine çarpan at arabasının tekerlekleri altında hayatını kaybetti. Ardında bıraktığı bilimsel miras ise yaşamaya devam etti: Nobel Fizik Ödülü (1903) başta olmak üzere Davy Madalyası (1903), Matteucci Madalyası (1903) ve Elliot Cresson Madalyası (1904) bu mirasın simgeleri oldu.
