18. yüzyılın en büyük bilim insanlarından biri olan Fransız matematikçi ve gökbilimci Pierre-Simon Laplace, 23 Mart 1749 tarihinde Fransa'nın Normandiya bölgesindeki Beaumont-en-Auge kasabasında dünyaya geldi. Kozmosun sırlarını çözme arzusuyla hareket eden Laplace, geliştirdiği devrimsel kuramlar ve matematiksel yöntemlerle evrensel kütleçekimi yasasını güneş sistemine uygulayarak modern bilimin temellerini atmıştır. Gökyüzünün mekanik işleyişini ve matematiğin gizemlerini aydınlatan ünlü düşünür, 5 Mart 1827 tarihinde Paris'te hayata gözlerini yumduğunda ardında insanlık tarihini sonsuza dek değiştiren eşsiz bir miras bırakmıştır. Ünlü bilginin "Bildiklerimiz çok az, bilmediklerimiz sınırsızdır" vecizesi, onun bilimsel arayışının derinliğini en güzel şekilde özetler.
Manastırdan Bilim Zirvesine Uzanan Bir Deha
Genç Laplace'ın eğitim yolculuğu, babasının yönlendirmesiyle başladı. Ailesi onun bir Roma Katolik rahibi olmasını arzuluyordu. Bu amaçla Benedictine manastır okulunda temel eğitimine adım atan Laplace, buradaki dini eğitimin ardından 1765 yılında, henüz 16 yaşındayken teoloji okumak üzere Normandiya Caen Üniversitesi'ne girdi. Ancak buradaki eğitimi sırasında kendi içindeki gerçek tutkuyu keşfetti. Matematik alanındaki olağanüstü dehasını kanıtlayan genç yetenek, ilahiyat kariyerini bir kenarı bırakarak kendini sayılar dünyasına adadı ve bu alandan başarıyla mezun oldu.
Yetenekleri kısa sürede dönemin büyük matematikçilerinden Jean le Rond d'Alembert'in dikkatini çekti. D'Alembert'in aracılığı sayesinde Ecole Militaire'de profesörlük kadrosuna atanan Laplace, 1771 yılından 1787 yılına kadar burada öğretim görevlisi olarak çalıştı. Bu dönemde İtalyan matematikçi ve gökbilimci Joseph-Louis Lagrange ile kurduğu yakın dostluk, bilim dünyası için büyük bir dönüm noktası oldu. Laplace, 1776 yılında ilk bilimsel makalesini, dostu Lagrange'ın çıkardığı "Miscellanea Taurinensia" adlı dergide yayımlayarak akademik dünyada rüştünü ispat etti. 1785 yılında ise saygın Bilimler Akademisi üyeliğine seçilerek başarılarını taçlandırdı.
Gök Mekaniği ve Evrenin Denge Arayışı
Laplace, 1773 yılından itibaren özellikle gök mekaniğine yönelerek Isaac Newton'un kütleçekim yasasını temel alıp güneş sisteminin kararlılığını ispatlamayı kendine en büyük hedef olarak belirledi. Gözlemler sırasında fark edilen Jüpiter ve Satürn'ün hareketlerindeki düzensizlikler ile Ay'ın ortalama hareketindeki düzensizlikleri derinlemesine inceledi. 1780 yılında, bu karmaşık kozmik hareketlerin aslında geçici değil, dayanıklı bir denge sorunu olduğunu matematiksel olarak çözdü. Aynı zamanda gelgit kuramına da temel açılardan çok önemli katkılar sağlayarak denizlerin gizemli ritmini açıkladı.
Astronominin anlaşılması ve geniş kitlelere ulaşması konusunda da öncülük eden Laplace, 1796 ve 1824 yılları arasında çeşitli baskıları yayımlanan "Exposition du systeme du monde" (Dünya'nın Sistemi / Yeryüzü Sisteminin Anlatımı) isimli anıtsal eseri kaleme aldı. Bu çalışmasında, karmaşık denklemlerden kaçınarak sıradan okuyucular için Güneş Sistemi'nin tüm fenomenlerini evrensel kütleçekimi perspektifinden açıkladı. Kitabının son kısmında yer alan ve Güneş Sistemi'nin kökeninin dönen bir bulutsu yığınından oluştuğunu öne süren "nebula hipotezi", bilim tarihinde büyük yankı uyandırdı. Bu kozmik teori, daha önce 1755'te filozof Immanuel Kant tarafından da düşünüldüğü için literatüre "Kant-Laplace varsayımı" olarak geçti. Laplace, çalışmalarının zirvesi niteliğindeki "Traite de mecanique celeste" (Gök Mekaniği) adlı 5 ciltlik devasa eserini ise 1799-1825 yılları arasında yayımladı. Bilim insanının dünyaya sunduğu başlıca eserler şunlardır:
- Exposition du systeme du monde (Dünya'nın Sistemi) - 1796-1824 yılları arasındaki baskılarıyla yeryüzü sisteminin anlatımı.
- Traite de mecanique celeste (Gök Mekaniği) - 1799-1825 yılları arasında yayımlanan 5 ciltlik anıtsal çalışma.
- Theori analytique sur les probalite (Olasılık Problemleri üzerine Felsefi Araştırma) - 1814 yılında neşredilen temel olasılık çalışması.
Matematiksel Miras: Laplace Denklemi ve Siyasi Yükseliş
Matematiksel fizik dünyasında Laplace'ın ismi, kendi bulduğu ve 1785 yılında Bilimler Akademisi'ne sunduğu "Laplace denklemi" (Operateur Laplacien) ile ölümsüzleşmiştir. Kısmi diferansiyel denklem yapısındaki bu formül; elektromanyetizma, astronomi ve akışkanlar dinamiği gibi birçok bilim dalında son derece önemlidir. Elektrik ve yerçekimi potansiyeli ile akışkanların davranış potansiyelini tanımlayan bu denklemin çözüm şekillerine "harmonik fonksiyonlar" denir. Üç boyutta iki kere türevlenebilir x, y ve z gerçel değişkenlerine sahip olan bu yapının genel teorisi "potansiyel teorisi" olarak bilinmektedir. Eliptik kısmi diferansiyel denklemlerin en basit örneklerinden olan ve delta sembolüyle gösterilen bu yapıya "Laplasyen işlemcisi" denmektedir.
Laplace'ın dehası yalnızca akademik odalarla sđnırlı kalmamış, siyaset sahnesinde de kendini göstermiştir. 1799 yılında Napolyon Bonapart döneminde hükümetin İçişleri Bakanlığına atanan Laplace, ardından Senato üyeliği ve 1803 yılında Senato Başkan Yardımcılığı görevlerine getirildi. Napolyon tarafından 1806'da "imparatorluk kontu" unvanıyla taltif edildi. 1814'te "Laplace dönüşümü" teoreminin yer aldığı "Theori analytique sur les probalite" adlı eserini yayımlayan dahi bilim insanı, siyasi dönüşüm süreçlerinde de ünvanlarını korudu. Nitekim 1815 yılında Kral XVIII. Louis tarafından "Marki" unvanıyla soyluluk mertebesine yükseltildi. 1816 yılında Fransız Akademisi üyeliğine, bir sonraki yıl ise bu kurumun başkanlığına getirildi. Son yıllarını Paris bölgesindeki Arcueil'de sakinlik içinde geçiren büyük düşünür, 78 yaşındayken kısa bir rahatsızlığın ardından vefat etmiştir.
%20-%20Gu%C3%A9rin.jpg?width=640)