Doğumu ve çocukluğu
Şehzade Mustafa, Mustafa Çelebi olarak da anılır; divan edebiyatındaki mahlası Muhlisî'dir. 1515'te Manisa Sarayı'nda, Saruhan Sancakbeyi olan Şehzade Süleyman'ın oğlu olarak doğdu. Annesi Mahidevran Sultan'dır; babasının yedinci, annesinin ikinci çocuğuydu. Babasının 30 Eylül 1520'de tahta çıkmasıyla İstanbul'a geldi. Sarayda dönemin usulüne uygun biçimde dinî ilimler, edebiyat ve askerî talim eğitimi aldı. Kanuni'nin hayatta kalan en büyük oğlu olduğu için uzun süre tahtın başlıca varisi sayıldı. Hürrem Sultan'ın saraya girmesi ve Kanuni'ye dört şehzade daha doğurmasıyla Mahidevran Sultan ile arasında kendi oğullarını tahta çıkarma mücadelesi başladı.
Sancakbeyliği
1534-1541 arasında Aydın sancağının eklenmesiyle Saruhan Sancakbeyi oldu. Saruhan padişah adayının görev yeri sayıldığı için dönemin veliaht şehzadesi kabul ediliyordu. 16 Haziran 1541'de Amasya Sancakbeyliği'ne atandı, Saruhan'a kardeşi Şehzade Mehmed getirildi; halk ve askerler bu duruma tepki gösterince I. Süleyman, doğu topraklarının güvenliği için Amasya'ya gönderildiğini ve veliahtlığının sürdüğünü açıkladı. 1549'da Konya Sancakbeyliği'ne atandı. Irakeyn, Korfu ve Boğdan seferlerinde Anadolu muhafızı, 1541'de İstanbul muhafızı olarak görev yaptı. Amasya'daki faaliyetleriyle asker ve bürokrasi çevrelerinde destek gördü.
Kişiliği ve şairliği
Şair ve hattattı; Viyana'daki bir Süleymanname nüshası onun el yazısıyla nesih hattıyla yazılmıştır. Amasya'dayken ilim meclislerinde bulundu, Celalzade Salih Çelebi, Manisalı Semaî Mehmed Çelebi ve Hayreddin Hızır Efendi gibi âlimlerden ders aldı. Manisa Bozdağ'da cami, saray, türbe ve çeşmeler yaptırdı. Görünümü ve tavırlarıyla dedesi Yavuz Sultan Selim'e benzetilirdi. Fransız Guillaume Postel onu tedbirli ve son derece iyi eğitimli bir şehzade olarak anlatır; İtalyan elçi Bernardo Navagero'nun mektubu da hakkında bilgi verir.
Ölümü ve sonrası
1553'te babasına karşı isyanla suçlanarak yargılandı ve Nahçıvan Seferi'ne giden ordunun konakladığı sırada padişahın otağında boğduruldu. Olayın arkasında saray içi rekabetin, özellikle Hürrem Sultan ile Sadrazam Rüstem Paşa'nın etkili olduğu görüşü vardır; Rüstem Paşa'nın sahte mektuplar hazırlattığı düşünülür. Ölümü asker ve halk arasında büyük tepki uyandırdı: yeniçeriler Rüstem Paşa'nın azlini istedi ve Kanuni onu aynı gün görevden almak zorunda kaldı. Kardeşi Şehzade Cihangir ağabeyinin ölüm haberine çok üzülüp Halep'te öldü. Cenazesi Bursa'ya götürüldü; türbesini 1555 veya 1556'da II. Selim yaptırdı. Oğlu Şehzade Mehmed de kısa süre sonra öldürüldü. Taşlıcalı Yahya Bey'in yazdığı mersiye en ünlüsüdür; sultan olmadan kendisine bu kadar çok mersiye yazılan tek şehzadedir.
Kaynakça: Bu biyografi, Vikipedi'deki Şehzade Mustafa maddesinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Metin CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
