Muhittin Memduh Üstündağ, 20 Ekim 1884'te Osmanlı İmparatorluğu'nun Ege'deki toprağı Sakız adasında dünyaya geldi. Erken Cumhuriyet döneminin en uzun soluklu İstanbul yöneticisi olarak tarihe geçen Üstündağ; valilik, belediye başkanlığı ve milletvekilliği görevleriyle Türkiye'nin siyasi dönüşümünün tam ortasında yer aldı. Babası Hayri Bey bir mülkiye kaymakamıydı; kardeşi Ekrem Hayri Üstündağ ise Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı'na kadar yükseldi. Köklü bir bürokratik aileden gelen Muhittin Bey, devlet geleneğini kendi neslinde de sürdürdü.
Eğitim ve Kamu Hizmetine İlk Adımlar
İstanbul'da başladığı ilköğretimin ardından İstanbul Mülkiye İdadisi'nden 14 Ekim 1902'de diploma aldı. Hukuk öğrenimini Darülfünun'da tamamlayan Üstündağ, 13 Eylül 1909'da mezun oldu. Rumca ve Fransızca bilen genç bürokrat, 1905 yılının nisan ayında henüz 21 yaşındayken Muğla Dâhiliye Nezareti'nde memuriyete başladı. Ardından Fethiye ve Milas'ta savcı vekili olarak çalıştı; 1912'de Milas'tayken Müşerref Hanım ile evlendi. Bu birliktelikten Metin, Mehmet Üstün ve Günseli adlarında üç çocuğu oldu.
1913'te Beyoğlu Sancağı'nda polis müdürlüğüne geçen Üstündağ, 1915'te İstanbul Şehremaneti Müfettişliği'ne atandı. Bu görev, ileride yönetiminin merkezine oturacağı belediye teşkilatını yakından tanımasını sağladı. Üsküdar Belediye Dairesi Müdürlüğü'nden ardından 1919'da Merkez Emanet Müfettişliği'ne geçti; bu süreçte Anadolu Hisarı Belediye Müdürlüğü'nü de vekâleten yürüttü.
Emniyet Genel Müdürlüğü ve İstanbul Valiliği
15 Şubat 1924'te Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci Emniyet Genel Müdürü olarak atanan Üstündağ, bu kritik dönemde Halife II. Abdülmecid Efendi'nin İstanbul'dan yurt dışına çıkarılmasında bizzat rol üstlendi. Sağlık gerekçesiyle Haziran 1925'te bu görevden ayrıldı. 27 Ocak 1926'da İstanbul Şehreminliği'ne getirildi; 14 Temmuz 1928'den itibaren İstanbul Valisi unvanını da taşımaya başladı. 1930'da yürürlüğe giren ilk belediyeler kanununun ardından vilayet ve emanet idareleri tek çatı altında birleştirildi; Üstündağ böylece aynı anda hem vali hem belediye reisi sıfatıyla 29 Kasım 1938'e dek görevini sürdürdü.
Bu on yılı aşan dönem, İstanbul'un fiziksel ve kültürel dönüşümünü hızlandırdı. İstanbul Şehir Tiyatroları kentin kazanımları arasına girerken İstanbul Belediye Konservatuarı'nın kuruluşu da Üstündağ'ın girişimiyle gerçekleşti; 23 Kasım 1935'te ilk mezunlara diplomalarını bizzat verdi. Fransız mimar Henri Prost, Atatürk'ün daveti üzerine 15 Mayıs 1936'da İstanbul'a geldi ve Üstündağ yönetiminde kentin nazım planını hazırladı. Atatürk Köprüsü'nün yapımı, Eminönü Meydanı'nın düzenlenmesi ve ilkokul seferberliğinin başlatılması bu dönemin öne çıkan icraatları arasında yer aldı.
Son Görevler ve Vefat
Atatürk'ün ölümünün hemen ardından, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından 29 Kasım 1938'de merkeze alınan Üstündağ, 16 Şubat 1939'da emekliye sevk edildi; yerine Lütfi Kırdar getirildi. 8 Mart 1943 - 14 Haziran 1946 tarihleri arasında CHP listesinden VII. Dönem TBMM'de İstanbul Milletvekili olarak görev yaptı. Emeklilik yıllarında Ülviye Hanım ile ikinci evliliğini gerçekleştirdi. 30 Nisan 1953'te Nişantaşı'ndaki evinde geçirdiği kalp krizi, 69 yıllık hayatına son noktayı koydu.
