Türkiye'nin yakın siyasi tarihine ve bürokrasi dünyasına damga vuran Kemal Aygün, 1914 yılında Sivas'ın tarihi ilçesi Divriği'de dünyaya gözlerini açtı. Ülkenin en çalkantılı dönemlerinde üstlendiği kritik vazifelerle adından sıkça söz ettiren deneyimli devlet adamı, Türk bürokrasisinde emniyet müdürlüğünden belediye başkanlığına kadar uzanan geniş bir yelpazede hizmet verdi. Henüz genç bir cumhuriyet olan Türkiye'nin yönetim kadrolarında basamakları hızla tırmanan Aygün, özellikle 1950'li yıllarda üstlendiği sorumluluklarla idari yapının şekillenmesinde önemli roller üstlendi. Devlet hizmetindeki başarılarıyla adını altın harflerle yazdıran bu önemli figür, 5 Mayıs 1979 tarihinde hayata gözlerini yumarak geride derin izler bırakan bir özgeçmiş bıraktı.
Eğitim Hayatı ve İlk Devlet Hizmetleri
Gençlik yıllarında eğitime büyük önem veren Kemal Aygün, lise öğrenimini 1933 yılında Konya Lisesi'nde başarıyla tamamladı. Buradaki mezuniyetinin ardından rotasını başkente çeviren Aygün, dönemin en saygın eğitim kurumlarından olan Mülkiye'ye girdi ve 1936 yılında buradan başarıyla mezun oldu. Aldığı nitelikli eğitimin hemen ardından devletine hizmet etmek amacıyla kolları sıvadı. Aynı yılın Eylül ayında PTT Umum Müdürlüğü bünyesinde Müfettiş Muavinliği kadrosuna atanarak memuriyet hayatına resmen adım attı. Bürokrasi koridorlarında gösterdiği liyakatle kısa sürede dikkat çeken genç memur, 29 Kasım 1940 tarihinde Konya'nın Bozkır Kaymakamlığı görevine getirilerek taşra idaresinde tecrübe kazanmaya başladı.
Emniyet Genel Müdürlüğü Dönemi ve Ankara Valiliği
Kariyer basamaklarını kararlılıkla tırmanan Kemal Aygün, 1950'li yıllara gelindiğinde Türk emniyet teşkilatının en kritik noktalarında görev almaya başladı. 1950 ile 1952 yılları arasında megakent İstanbul'un emniyet müdürlüğü koltuğunda oturarak şehrin asayişini başarıyla yönetti. Buradaki performansı, ona daha üst düzey bir sorumluluğun kapılarını araladı ve 31 Ocak 1952 tarihinde Emniyet Genel Müdürü olarak atandı. 1 Haziran 1954'e kadar sürdürdüğü bu ilk genel müdürlük döneminin ardından, 12 Eylül 1955 ile 9 Ekim 1957 tarihleri arasında aynı ulvi göreve ikinci kez getirilerek teşkilata yön vermeye devam etti. Bu süreçte sergilediği idari kabiliyet, onu başkentin en üst düzey yöneticiliğine taşıdı ve 9 Ekim 1957 tarihinde Ankara Valiliği görevine atandı. Yaklaşık bir yıl boyunca Ankara'da mülki amir olarak görev yapan Aygün, devletin zirvesiyle koordineli bir yönetim sergiledi. Bu dönemde ayrıca tarihi bir ana da eşlik etti; 6 Mart 1955'te vefat eden Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti kurucusu ve Müsavat Partisi lideri Mehmed Emin Resulzade'nin 8 Mart 1955'teki Hacı Bayram Camii taziye törenine katılarak dayanışma sergiledi.
İstanbul Belediye Reisliği ve Zorlu Yıllar
Mülki idaredeki üstün başarılarının ardından Kemal Aygün, 17 Temmuz 1958 tarihinde hem İstanbul Belediye Reisliği hem de Demokrat Parti İstanbul İl Başkanlığı gibi iki devasa sorumluluğu aynı anda üstlendi. İstanbul'un imarı ve gelişimi için yoğun bir çaba sarf ettiği bu dönem, Türkiye'nin siyasi çehresini tamamen değiştiren 27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle aniden son buldu. Darbenin ardından görevlerinden el çektirilen Aygün, diğer Demokrat Parti mensuplarıyla birlikte Yassıada mahkemelerinde yargılandı. Çetin geçen yargılama sürecinin akabinde Kayseri'de bir süre hapis yatarak ömrünün en zorlu dönemini geride bıraktı. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra aktif siyasetten uzaklaşarak iş dünyasına yönelen eski belediye başkanı, Ekim 1962'den itibaren İstanbul merkezli bir sigorta şirketinin yönetim kurulunda görev alarak iş hayatını sürdürdü. Nisan 1972'de ise ulusal havayolu şirketimiz Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. İki yıl boyunca havacılık sektöründe önemli kararlara imza atan deneyimli yönetici, 1974'ün Nisan ayında bu kritik koltuğu Ağası Şen'e devretti.
Aile Yaşamı ve Köklü Soy Ağacı
Siyasi ve idari başarılarının yanı sıra aile hayatıyla da dikkat çeken Kemal Aygün, hayatını Demokrat Parti kurucularından olan Refik Koraltan'ın dayısının kızı Sevinç Hanım ile birleştirdi. Bu saygın evlilikten iki kız çocuğu dünyaya geldi. Kızlarından biri olan Baysan Aygün Bayar, dünya edebiyatının birçok bestseller eserini Türkçeye kazandırarak kültür dünyamıza büyük katkılarda bulundu. Baysan Hanım, siyaset dünyasının tanınan isimlerinden, DP Beşiktaş İlçe Başkanı, Adalet Partisi milletvekili ve iki dönem Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yapmış olan Dr. Nuri Bayar ile evlendi. Bu evlilik vesilesiyle Aygün'ün soyu, Türk diplomasisi ve ekonomisinde önemli roller üstlenen şu isimlerle devam etti:
- Eski Washington Büyükelçiliği Müsteşarı Mehmet Ali Bayar
- Eski Özelleştirme İdaresi Başkanı Uğur Bayar
Böylece Kemal Aygün'ün mirası, hem bürokraside bıraktığı silinmez izlerle hem de vatanına çeşitli kademelerde hizmet veren seçkin torunlarıyla yaşamaya devam etmektedir.