Eyüp Sultan, asıl adıyla Halid Bin Zeyd el-Ensarî, İslam peygamberi Hz. Muhammed'in en yakın sahabelerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Medine doğumlu bu sahabi, 622 yılında Hz. Muhammed Mekke'den Medine'ye hicret ettiğinde onu evinde ilk karşılayan ve misafir eden kişi olarak derin bir onura sahiptir. Bu nedenledir ki tarihte "Ebu Eyyûb el-Ensarî" künyesiyle de anılmaktadır.
İslam Ordularındaki Yeri
Halid Bin Zeyd, ömrü boyunca İslam ordularının yanında yer aldı; pek çok savaşa bizzat katıldı. Hz. Ali'nin halifeliği döneminde de cepheden ayrılmadı ve Haricilere karşı yürütülen mücadelede Hz. Ali ile omuz omuza savaştı. Bunun yanı sıra Hz. Ali, onu Medine'de kaymakam olarak görevlendirdi; bu durum, onun siyasi ve dini otoritesi bakımından ne denli güvenilir bulunduğunu ortaya koymaktadır. Halid ve Muhammed adlarında iki oğlu, Umre adında bir kızı vardı.
İstanbul Kuşatması ve Vefatı
669 yılında düzenlenen İstanbul kuşatması sırasında yaklaşık 77 yaşındayken ağır bir hastalığa yakalandı ve bu seferde hayatını kaybetti. Vasiyetine göre İstanbul surlarının hemen dibine defnedildiğine dair rivayet, yüzyıllar boyunca yaşatıldı. Asıl tanınırlığını kazandığı dönüm noktası ise çok sonra geldi: 1453 yılında Fatih Sultan Mehmed İstanbul'u fethettikten sonra, dönemin din âlimi Akşemseddin manevi bir keşifle mezarın yerini tespit etti.
Türbesi ve Eyüp Semti
Bugün Eyüp semtine adını veren bu sahabi için o bölgede bir türbe inşa edildi; hemen yanında Eyüp Sultan Camii de yükseldi. Türbe ziyaretine özgü belirlenmiş bir gün ya da saat yoktur; isteyen her zaman gelebilir. Bununla birlikte Cuma günleri, Kadir Gecesi ve arife vakitlerinde ziyaretçi yoğunluğu belirgin biçimde artar. İstanbul'un manevi coğrafyasında özel bir yere sahip olan türbe, yüzyıllardır hem halk hem de devlet ricali tarafından kutsal bir durak olarak kabul görmektedir.
