Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yedinci genelkurmay başkanı olan Ahmet Nurettin Baransel, 1897 yılında İstanbul'da doğan ve ömrünü vatan savunmasına adayan kıymetli bir Türk askeridir. Balkan Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ile Türk Kurtuluş Savaşı'nda aktif görev alan Baransel, askeri dehasıyla ordunun en üst kademesine kadar yükselmiştir. Harp Okulu'ndan mezuniyetinden itibaren cepheden cepheye koşan bu kahraman subay, Cumhuriyet tarihinin en kritik askeri süreçlerinde sorumluluk üstlenmiştir. İstanbul'da vefat ettiği 1967 yılına kadar devletine sadakatle hizmet eden general, Türk askeri tarihinin önemli isimleri arasında yerini almıştır.
Cephelerden Akademisyenliğe Uzanan Askeri Kariyeri
Nurettin Baransel, askeri eğitimini tamamlayıp subaylık makamına adım attığı ilk andan itibaren vatan savunmasında sorumluluk aldı. Genç bir asker olarak 1912 yılında Harp Okulu eğitimini başarıyla sonlandırıp piyade asteğmen rütbesiyle orduya dahil oldu. Göreve başladığı ilk yıllardan itibaren, Osmanlı İmparatorluğu'nun en zorlu dönemlerinde çeşitli kademelerde hizmet verdi. 1919 yılına gelene kadar takım komutanlığı, emir subaylığı ve bölük komutanlığı görevlerini başarıyla ifa etti. Ayrıca bu vazifelerin ardından mesleki uzmanlığını artırmak amacıyla aynı yıl Harp Akademisi bünyesindeki eğitimine başladı. Ancak vatan topraklarının işgal altında bulunduğu o buhranlı günlerde eğitimini yarıda bırakarak milli mücadeleye katılma kararı aldı.
Akademide henüz öğrenci olduğu 1 Mart 1921 tarihinde Anadolu'ya geçerek kurtuluş mücadelesine dahil oldu. Anadolu'da çeşitli askeri birliklerde başarıyla görev aldı. Vatanın kurtuluşunun ardından yarıda kalan askeri eğitimini tamamlamak üzere harekete geçti. 1923 yılında yeniden kapısından girdiği Harp Akademisi'ni 1925 yılında başarıyla tamamlayarak kurmay subay unvanını aldı. Kurmaylık unvanını başarıyla elde etmesinin ardından, rütbe alacağı 1939 yılına kadar geçen süreçte ordunun pek çok farklı karargahında ve çeşitli askeri birliklerinde kritik görevler üstlendi.
Generallik Rütbeleri ve Yüksek Komuta Kademesi
Baransel'in ordu kariyerinde yükseliş dönemi 1939 senesinde başladı. Tuğgeneral rütbesine 1939 yılında terfi ettirildi. Bu unvanla 1. Süvari Tümen Komutan Vekilliği görevini yürüttü. Ardından 1941 yılında tümgeneral rütbesine terfi etti. Tümgeneral rütbesiyle 16., 5., 22. ve 17. Tümen komutanlıklarında görev yaptı. Aynı zamanda askeri sevk ve idare yeteneği sayesinde 1. Ordu Kurmay Başkanlığı vazifesine getirildi. Baransel, 1947 senesinde korgeneral rütbesine adım attı. Bu rütbeyle 6. ve 3. Kolordu Komutanlığı ile 3. Ordu Komutan Vekilliği sorumluluklarını üstlendi.
Kariyerindeki en üst askeri basamaklara ulaşan komutan, 1951 yılında orgeneral rütbesine hak kazandı. Orgeneral rütbesini elde ettikten sonra sırasıyla 3. ve 1. Ordu Komutanlığı gibi büyük askeri güçlerin komutasını üstlendi. Ülkenin savunmasında hayati öneme sahip olan bu ordu komutanlıklarındaki başarıları, askeri teşkilatın bütününde kendisine çok büyük bir saygınlık ve haklı bir ün kazandırmıştır.
Genelkurmay Başkanlığı ve Tarihi Mirası
Üst düzey komuta kademelerindeki üstün başarılarının ardından 6 Nisan 1954 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı liderliğine getirildi. Bu görevde çok kısa bir süre kaldıktan sonra, 28 Mayıs 1954 tarihinde Türk askeri bürokrasisinin en tepe noktasi olan Genelkurmay Başkanlığı makamına atandı. Bu şerefli görevi 25 Ağustos 1955 tarihine kadar büyük bir disiplinle sürdürdü. Sonrasında Yüksek Askeri Şura Üyeliği görevine getirildi. Orduya uzun yıllar hizmet verdikten sonra, bu son vazifesinde iken 14 Temmuz 1960 tarihinde yaş sınırı sebebiyle emekliye ayrıldı.
Balkan Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve Türk Kurtuluş Savaşı cephelerinde verdiği mücadelelerle tanınan Baransel, vatan için büyük fedakarlıklar yapmıştı. Emeklilik günlerini doğduğu şehir olan İstanbul'da geçirdi. Tarihler 21 Mayıs 1967'yi gösterdiğinde, 70 yaşında hayata gözlerini yumdu. Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilerek son yolculuğuna uğurlandı. Baransel'in aziz hatırasını yaşatmak amacıyla, İstanbul Maltepe sınırları içerisinde faaliyet gösteren 2. Zırhlı Tugayı kışlasına kendisinin ismi verilerek adı ölümsüzleştirilmiştir.
