Türk askeri tarihinin ve siyaset sahnesinin en çalkantılı dönemlerine şahitlik etmiş figürlerden biri olan Ahmet Nurettin Aknoz, 1898 yılında İstanbul'da hayata gözlerini açtı. Genç yaşlardan itibaren vatan savunmasında sorumluluk üstlenen başarılı asker, hem Birinci Dünya Savaşı'nda hem de ülkenin bağımsızlık mücadelesi olan Türk Kurtuluş Savaşı'nda cephede bilfiil yer aldı. Askeri kariyer basamaklarını büyük bir kararlılıkla tırmanarak nihayetinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı gibi en üst düzey askeri makama ulaşmayı başardı. 21 Haziran 1964 tarihinde yaşamını yitiren Aknoz, özellikle 6-7 Eylül Olayları sonrasındaki sıkıyönetim döneminde takındığı tavır ve hafızalardan silinmeyen açıklamalarıyla da anılmaktadır.
Cepheden Komuta Kademesine Uzanan Askeri Yolculuk
Nurettin Aknoz'un parlak askeri serüveni, henüz genç bir subay adayıyken başladı. Ülkenin büyük savaşlarla sarsıldığı 1914 yılında topçu asteğmen rütbesini alarak Harp Okulu'nu başarıyla bitirdi. Harbin acı gerçekleriyle yüzleşen Aknoz, Birinci Dünya Savaşı'nın çetin cephelerinde vatanı müdafaa etti. Hemen sonrasında ise Anadolu'nun kurtuluş müjdecisi olan Türk Kurtuluş Savaşı'na katılarak bağımsızlık yolunda önemli katılımlar sağladı. Bu büyük zaferlerin ardından eğitimine devam eden başarılı subay, 1927 yılında Harp Akademisi'ni bitirerek kurmay subay olma onuruna erişti.
Rütbe Terfileri ve Üstlendiği Kritik Görevler
Cumhuriyet ordusunun çeşitli kademelerinde üstün hizmetlerde bulunan Nurettin Aknoz, generallik unvanını kazandıktan sonra birçok kritik birlik ve daireye liderlik etti. Ordudaki yükselişi ve bu süreçte üstlendiği vazifeler kronolojik olarak şu şekilde özetlenebilir:
- Tuğgeneral Dönemi (1945): Generallik makamına ilk adımını atan Aknoz, bu rütbeyle 3. Zırhlı Tümen Tugay Komutanlığı, 1. Zırhlı Tugay Komutanlığı ve 1. Zırhlı Tümen Komutan Vekilliği gibi zırhlı birliklerin sevk ve idaresinde önemli sorumluluklar aldı.
- Tümgeneral Dönemi (1947): Bu dönemde askeri etki alanını genişleten general; 1. Zırhlı Tümen Komutanlığı'nın yanı sıra Genelkurmay bünyesinde Motorlu Vasıtalar-Ordudonatım İkmal ve Bakım Daire Başkanlığı ile Genelkurmay Ordudonatım Daire Başkanlığı gibi lojistik ve teknik açıdan hayati görevleri yürüttü. Ayrıca 4. Tümen Komutanlığı ve 2. Kolordu Komutan Vekilliği görevlerinde bulundu.
- Korgeneral Dönemi (1951): Korgeneralliğe terfi etmesinin ardından Genelkurmay Ordudonatım Başkanlığı, 2. Kolordu Komutanlığı ve 3. Ordu Komutan Vekilliği makamlarında bulunarak askeri hiyerarşideki yerini sağlamlaştırdı.
- Orgeneral Dönemi (1955): Askeri hiyerarşinin zirvesine ulaşan Aknoz, general rütbesi altında ilk olarak 1. Ordu Komutanlığı, ardından da Kara Kuvvetleri Komutanlığı gibi ülkenin en önemli askeri görevlerinde bulunarak 16 Eylül 1957 tarihinde ordudan emekli oldu.
6-7 Eylül Olayları ve Hafızalara Kazınan Tarihi Sözler
Nurettin Aknoz, yıllar süren askeri hizmetlerinin yanı sıra yakın siyasi tarihin en tartışmalı hadiseleriyle de ilişkilendirilir. Özellikle toplumsal hafızada derin yaralar açan 6-7 Eylül Olayları'nın ardından yürütülen sıkıyönetim döneminde İstanbul Bölgesi Sıkıyönetim Komutanı olarak görev yapıyordu. Olayların sorumluluğunun asılsız şekilde sol aydınların üzerine yıkılmaya çalışıldığı bu davalar sırasında Aknoz, tarihe geçen açıklamalar yaptı.
Sanıklar arasında dönemin önde gelen yazar, düşünür ve sanatçılarından olan Aziz Nesin, Asım Bezirci, Kemal Tahir, Hasan İzzettin Dinamo, Can Boratav ve Nihat Sargın gibi isimler yer alıyordu. Bu yargılama süreçleri devam ederken, Sıkıyönetim Komutanı Aknoz'un sarf ettiği, 'Darağaçlarında salkım salkım komünistlerin asıldığını görmek istiyorum' sözü dönemin siyasi ve hukuki atmosferini yansıtması bakımından hafızalara kazındı. General Nurettin Aknoz, bu ağır açıklamalarıyla Türk yakın tarihinin en çalkantılı sayfalarından birinin önemli ve bir o kadar da tartışmalı aktörü olarak kalmıştır.
