Şeyh Bedreddin Mahmud, Bedreddin Simâvî ya da Simavnalı Bedreddin (1359, Simavna – 18 Aralık 1420, Serez), 14. ve 15. yüzyıllarda yaşamış Osmanlı kazaskeri, filozof, fıkıh alimi ve Vahdet-i Vücud ekolüne bağlı mutasavvıftır. Dönemin önemli ilim merkezlerinde din ve hukuk eğitimi aldı. Yıldırım Bayezid'in oğulları arasındaki taht mücadeleleri sırasında Edirne'de hükümdarlığını ilan eden Şehzade Musa Çelebi'nin kazaskerliğini üstlenerek devlet yönetiminde yer aldı.
Ayaklanma ve Ölümü
Çelebi Mehmed'in taht mücadelesini kazanıp devlet otoritesini yeniden sağlamasının ardından kazaskerlik görevinden uzaklaştırıldı ve İznik'te zorunlu ikamete tabi tutuldu. Bu dönemde müritleri Börklüce Mustafa Aydın'da ve Karaburun'da, Torlak Kemal ise Manisa'da Osmanlı idaresine karşı sosyo-ekonomik temelli halk hareketleri başlattı. Bedreddin İznik'ten kaçıp Karadeniz üzerinden Rumeli'ye geçti, Deliorman bölgesinde merkezi yönetime karşı bir ayaklanma örgütledi, ancak Osmanlı ordusunca yakalandı ve 1420'de Serez'de kurulan mahkemenin kararıyla idam edildi.
Eserleri ve Mirası
Fıkıh alanındaki kaynak eserleri İslam hukuku çevrelerinde uzun süre kabul gördü; tasavvufi görüşlerini içeren Vâridât ise simgesel ve batıni yorumları nedeniyle tartışmalara yol açtı. Dönemin bazı kroniklerinde hareketine atfedilen radikal ortak mülkiyet iddiaları modern akademik araştırmalarca pratik köylü talepleri veya muhalif söylemler olarak değerlendirilmektedir. Hareket 20. yüzyıldan itibaren tarihsel materyalist bir çerçevede yeniden yorumlandı; Nâzım Hikmet'in Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı başta olmak üzere edebî ve siyasi çalışmalar sonucunda günümüz sosyalist literatüründe antifeodal direnişin ve toplumsal eşitlik arayışının tarihsel bir sembolü hâline geldi.
Yaşamı
Yaşamı hakkında bilinenler büyük oranda torunu Hafız Halil'in yazdığı Menakıbname'ye dayanır. Edirne yakınlarında Karaağaç ile Dimetoka arasında kalan Samona kalesinde doğduğu için "Simavna kadısıoğlu" diye tanındı; sonradan yanlışlıkla Kütahya'nın Simav ilçesiyle ilişkilendirilerek Bedreddin Simâvî denildi. Eğitim çağında Bursa'ya gelip ders arkadaşı Musa (Kadızade-i Rûmî) ile birlikte onun babası Bursa kadısı Koca Mahmud Efendi'den, sonra Konya'da Allame Feyzullah'tan ders aldı. Ardından Suriye'ye ve Kahire'ye gitti; Mübarekşah Mantıkî'den ilahiyat, felsefe ve mantık okudu, Kahire'de inzivada yaşayan Hüseyin Ahlatî'den tasavvuf öğrendi. Onun emriyle Tebriz'e ve Kazvin'e gidip Bâtınî inancını öğrenerek Kahire'ye döndü. Memlûk sultanı Berkuk'un saygı gösterdiği Hüseyin Ahlatî'nin tavsiyesiyle sultanın oğlu Ferec'in hocası oldu, orada fıkıh eserlerini yazmaya başladı ve 1397'de şeyhinin ölmesi üzerine onun yerine şeyh olduktan sonra Anadolu'ya döndü. Yerleşimleri dolaşarak tasavvufunu yaymaya başladı; Karaman ve Germiyan beyliklerinin topraklarından Menderes Vadisi boyunca Aydın'a geldi. Menakıbname'ye göre yolu üzerindeki Nizar köyünde en önemli müritlerinden Börklüce Mustafa ile tanıştı.
Kaynakça: Bu biyografi, Vikipedi'deki Şeyh Bedrettin maddesinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Metin CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
