Fatih Sultan Mehmed, 30 Mart 1432'de Osmanlı'nın başkenti Edirne'de dünyaya geldi. Babası II. Murat, annesi Hüma Hatun'dur. Yedinci Osmanlı padişahı olarak tarihe geçen bu hükümdar, 1453'te Konstantinopolis'i fethetti ve böylece bin yılı aşkın Bizans İmparatorluğu'na son verdi; "Fatih" unvanı bu zaferden gelir. İki kıta arasındaki geçişi denetlemek, İpek Yolu'na hâkim olmak ve İslam dünyasının saygınlığını pekiştirmek gibi hedefleri olan Fatih, otuz yıllık saltanatında bizzat yönettiği 25 sefere katıldı ve Osmanlı topraklarını 900.000 kilometrekareden 2.214.000 kilometrekareye genişletti.
Gençlik Yılları ve Çalkantılı Taht Serüveni
Sarayda Molla Gürani başta olmak üzere dönemin önde gelen bilginlerinden ders alan Mehmed, 1443'te çocuk yaştayken sancakbeyliğine atanarak Manisa'ya gönderildi. Ağustos 1444'te henüz 12 yaşındayken babası tarafından tahta çıkarıldı. Ancak bu kısa sürdü. Varna'da patlak veren Haçlı saldırısı ve Çandarlı Halil Paşa'nın organize ettiği yeniçeri isyanı, genç padişahı tahtı bırakmak zorunda bıraktı. II. Murat Edirne'ye dönüp yönetimi yeniden devraldı; Mehmed ise Zağanos Paşa ve Şihabeddin Paşa eşliğinde Manisa'ya döndü. Bu yıllarda Arnavutluk seferlerine katılan Mehmed, 3 Şubat 1451'de babasının ölümü haberini alır almaz Edirne'ye hareket etti ve 18 Şubat'ta ikinci kez tahta oturdu.
İkinci çıkışında Karamanoğulları hemen harekete geçti; Seydişehir ve Akşehir'i ele geçirdiler. Bizans ise yeni bir Haçlı seferi için Roma'ya başvurdu, ancak karşılık bulamadı. Genç padişah hem Macarlar hem de Venedik ile barış antlaşmaları imzalayarak batı cephesini güvence altına aldı, Karamanoğulları ile de uzlaşarak İstanbul kuşatmasının alt yapısını kurdu.
İstanbul'un Fethi: 29 Mayıs 1453
Kuşatma hazırlıkları kapsamında Rumeli Hisarı inşa edildi, 400 parçalık bir donanma kuruldu. Türk, Macar ve Bizans kökenli mühendisler bir araya getirilerek zamanın en büyük topları olan "Şahi" humbara topları Edirne'de döküldü; askerlerin surlara tırmanmasını sağlayacak tekerlekli kuleler yapıldı. 23 Mart 1453'te Edirne'den yola çıkan ordu, 6 Nisan'da İstanbul surlarına dayandı. Bizans ise Haliç'in ağzını zincirle kapadı ve Rum Ateşi adlı yangın silahını savunmaya hazırladı.
Elli üç gün süren kuşatmada Çandarlı Halil Paşa'nın çekingen tutumu son saldırı hazırlıklarını Zağanos Paşa'ya devretti. 17 Nisan'da İstanbul Adaları alındı. Tüm deniz yardımını kesen Osmanlı kuvvetleri 29 Mayıs 1453'te şehrin surlarını aştı. Bu zaferle Fatih, "Kaiser-i Rum" unvanını benimseyerek devlet kurumlarını yeniden düzene soktu. Ayasofya camiye dönüştürüldü, İstanbul Osmanlı'nın yeni başkenti yapıldı. Kaçmış olan Rum ve Cenevizliler geri davet edildi, Rum Patrikhanesi yeniden açıldı, Yahudi hahambaşlığı ve Ermeni Patrikhanesi kuruldu. Dünya tarihinde Orta Çağ'ı kapatıp Yeni Çağ'ı açan bu kırılma noktası, Osmanlı'da da Kuruluş Dönemi'ni sona erdirip Yükseliş Dönemi'ni başlattı.
Fetih Sonrası Genişleme, Kanunlar ve Kültür
İstanbul'un ardından seferler hız kesmedi. 1454-1455'te Güney Sırbistan ve bazı Ege adaları alındı; 1459'da Sırbistan Krallığı ortadan kalktı; 1460'ta Mora ve Candaroğulları Beyliği fethedildi. 1461'de Trabzon, 1475'te Kırım ele geçirilerek Karadeniz'deki Ceneviz egemenliği tarihe karıştı ve İpek Yolu bütünüyle Osmanlı denetimine geçti. 1473'te Otlukbeli Savaşı'nda Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan ağır bir yenilgiye uğratıldı. 1479'da Venedik ile 16 yıllık savaşı noktalayan barış imzalandı; 1480'de ise Otranto limanı alınarak Avrupa'da büyük bir yankı uyandırıldı.
Fatih, askeri zaferlerinin yanı sıra devlet yapısını da köklü biçimde dönüştürdü. Fatih Kanunnamesi ve Kanunname-i Ali Osman ile yönetim, maliye ve hukuk kuralları ilk kez sistematik biçimde yazıya geçirildi; sadrazama geniş yetkiler tanındı, yeniçeri ordusu 10.000 kişiye çıkarıldı. Bu düzenlemelerin büyük bölümü Tanzimat'a kadar geçerliliğini korudu. İstanbul'un Fatih semtinde cami, medrese, kütüphane, imarethane, darüşşifa ve kervansaraydan oluşan Fatih Külliyesi inşa edildi; saltanatı boyunca imparatorluk genelinde 500'den fazla yapı yaptırıldı.
"Avni" mahlasıyla Türkçe şiirler yazan Fatih, Arapça, Latince ve Yunancadan oluşan özel bir kütüphane kurdu. Matematikçi ve gökbilimci Ali Kuşçu'nun İstanbul'a yerleşmesini sağladı. 1479'da İtalyan ressam Gentile Bellini'yi saraya davet ederek portresini yaptırdı — bir Osmanlı padişahının Avrupalı bir sanatçıya ısmarlama yaptırdığı ilk kayıtlı örnektir bu. Hocası Akşemseddin'i en değer verdiği bilginler arasında sayan Fatih, İstanbul'u dönemin önemli ilim ve sanat merkezlerinden birine dönüştürdü.
Fatih Sultan Mehmed, 3 Mayıs 1481'de yeni bir Anadolu seferinin başında Gebze'deki ordugâhında hayatını kaybetti. Ardında Mustafa, II. Bayezid, Cem Sultan ve Korkud adlarında dört oğlu ile Gevherhan Sultan adında bir kızı bıraktı; tahta II. Bayezid geçti. Fatih, 1467'de yapımına başlanıp 1470'de tamamlanan Fatih Camii'nin yanındaki türbeye defnedildi.
