İçeriğe Atla
III. Mehmet fotoğrafı
Anasayfa Varlık

III. Mehmet Kimdir?

Osmanlı padişahı III. Mehmet, 1566'da Manisa'da doğdu. Eğri fethi ve Haçova Meydan Muharebesi zaferi ile imparatorluğun batıdaki gücünü perçinlemiştir.

Diğer adlar: Adli, Adlî, 3. Mehmet, III. Mehmet

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

III. Mehmet Hakkında

Osmanlı padişahlarının on üçüncüsü ve İslam halifelerinin yetmiş sekizincisi olan III. Mehmet, şehzadelik dönemini geçirdiği Manisa'da 26 Mayıs 1566 tarihinde dünyaya geldi. Babası III. Murat ve annesi Safiye Sultan'ın evladı olarak doğan şehzade, devlet yönetimini öğrenmek amacıyla sancakbeyliği yaparak yetişti. Babasının vefatı üzerine hemen İstanbul'a geldi. Ardından 27 Ocak 1595 tarihinde tahta çıktı. Sekiz yıl süren hükümdarlığı boyunca ordunun başında seferlere katıldı. Saray eğitimi ve sancak tecrübesiyle şekillenen bu dönem, Osmanlı sınırlarını koruma mücadelesiyle geçti.

Sancaktan Tahta Uzanan Yolculuk ve Eğitim Yılları

Genç şehzadenin saraydaki ve şehzadelik dönemindeki eğitimiyle kıymetli alimler yakından ilgilendi. Şehzadenin tahsil hayatına yön veren hocalar arasında şu isimler bulunmaktaydı:

  • İbrahim Cafer Efendi
  • Haydar Efendi
  • Pir Mehmet Azmi Efendi

Bu kıymetli hocalardan dersler alarak kendisini geleceğe hazırladı. Devlet işlerinde tecrübe kazanması amacıyla 1583 yılında Manisa Sancak Beyliği görevine tayin edildi. Bu önemli vazifeyi, 1595 senesine kadar lalarından Sipahi Bey'in rehberliğinde başarıyla yürüttü. Babasının ölüm haberini aldıktan sonra yola çıktı. On bir gün sonra da payitahta ulaştı. Hükümdarlık tacını giydiği gün, taht güvenliğini sağlamak amacıyla on dokuz kardeşini katlettirdi.

Batı Sınırında Eğri ve Haçova Zaferleri

III. Mehmet tahta çıktığı esnada, imparatorluk batıda Avusturya ile zorlu bir savaşın içerisindeydi. Avusturya kuşatması altındaki Estergon Kalesi, 1 Temmuz 1595 tarihinde maalesef düşman kuvvetlerinin eline geçti. Bu kaybın ardından Koca Sinan Paşa sadrazamlık ve ordunun serdarlığı görevine getirildi. Sadrazam Ferhat Paşa'nın Estergon'daki başarısızlığı sebebiyle idam edilmesi, Lala Mehmet Paşa ve Koca Sinan Paşa'nın ardı ardına vefatları ve 27 Ekim 1595 tarihindeki Köprü Faciası, Osmanlı idaresine ve Akıncı Ocağı'na büyük zararlar verdi. Bu zincirleme felaketlerin neticesinde Estergon, Vişegrad, Tegovişte ve Yergöğü gibi kritik kaleler düşmanın kontrolüne geçti. Kötü gidişatı durdurmak isteyen padişah, Damat İbrahim Paşa'nın da teşvikiyle bizzat ordunun başına geçmeye karar verdi. Büyük bir hazırlıkla 20 Haziran 1596 tarihinde Eğri Seferi için yola çıkıldı. 4 Ekim'de başlayan Eğri Kalesi kuşatması, sekiz günlük yoğun mücadelenin ardından 12 Ekim'de zaferle noktalandı. Eğri Kalesi'nin fethinden hemen sonra ilerleyen Osmanlı kuvvetleri, 15 Ekim 1596 tarihinde Haçova Ovası'nda Avusturya Arşidükü Maximillien komutasındaki çok uluslu devasa bir müttefik ordusuyla karşı karşıya geldi. Avusturya, Erdel, Alman, İspanyol, Fransız, Çek ve Leh askerlerinden oluşan bu ordu, 26 Ekim 1596'da Osmanlı kuvvetlerince yenilgiye uğratıldı.

Kuşatmalar, İsyanlar ve Son Yıllar

Haçova Meydan Muharebesi zaferinin ardından padişahın İstanbul'a dönmesiyle birlikte, Budin'in kuzeyinde yer alan Vaç bölgesinde hedeflenen başarı elde edilemedi. Bir süre sonra, Kanuni Sultan Süleyman döneminde fethedilmiş olan stratejik Yanıkkale de düşmanın eline geçti. Kalelerin birer birer düşmesi üzerine Sadrazam Damat İbrahim Paşa, ordunun sevk ve idaresini üstlenerek Belgrad'a hareket etti. Kışı burada geçiren Osmanlı kuvvetleri, ardından stratejik öneme sahip Kanije Kalesi'ni kuşattı. Yoğun gayretlerin neticesinde kale 10 Eylül 1601 tarihinde ele geçirildi ve Tiryaki Hasan Paşa beylerbeyi olarak görevlendirildi. Avusturya Arşidükü Ferdinand kaleyi geri alabilmek için defalarca saldırdı. Fakat Tiryaki Hasan Paşa komutasındaki kahramanca Kanije Savunması karşısında bozguna uğrayarak geri çekilmek zorunda kaldı. Tarihe altın harflerle yazılan bu büyük müdafaanın ardından İstolni, Belgrad ve Estergon kaleleri yeniden fethedildi. 1603 yılında ise Uyvar Kalesi'nin alınmasıyla batı cephesinde önemli başarılar kazanılmaya devam etti. Osmanlı Devleti'nin batı sınırlarında yoğun çarpışmalarla meşgul olmasını fırsat bilen İran Safevi Devleti, doğu sınırında taarruza geçerken Anadolu'da patlak veren Celali Ayaklanmaları'na da el altından destek sağladı. İran Şahı I. Abbas'ın Tebriz ve Erivan kentlerini ele geçirmesi ve doğudaki isyanların yayılması üzerine III. Mehmet, 25 Ağustos 1603 tarihinde Ferhat Paşa komutasındaki orduyu bölgeye gönderdi. Safeviler ile devam eden savaşın ortasında padişah, 21 Aralık 1603 tarihinde 37 yaşında hayata gözlerini yumdu. Tarihi kaynaklar padişahın aşırı kilolarından kaynaklanan ciddi mide rahatsızlıklarından mustarip olduğunu yazar. Kimi kaynaklarda ise ölüm nedeni olarak kalp krizi geçirdiği bilgisi yer alır. Naaşı Ayasofya Camii haziresindeki türbesine defnedildi. Sancaktan gelerek tahta çıkan son Osmanlı hükümdarı olan III. Mehmet, sakin ve nazik karakteriyle bilinirdi. Şiirlerinde Adlî mahlasını kullanan padişahın vefatından sonra yerine oğlu I. Ahmet tahta cülus etti.

III. Mehmet Kimdir? Eğri Fatihi Osmanlı Padişahının Hayatı | Haberlendin