İçeriğe Atla
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Nevşehirli Damat İbrahim Paşa Kimdir?

Nevşehirli Damat İbrahim Paşa (1660-1730), Osmanlı tarihinin en uzun süre görev yapan sadrazamlarından; Lale Devri’nin mimari ve ilk Osmanlı matbaasının kurucusu.

Diğer adlar: Damat İbrahim Paşa, Nevşehirli İbrahim Paşa, Lale Devri Sadrazamı

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Nevşehirli Damat İbrahim Paşa Hakkında

Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, 1660 yılında bugünkü Nevşehir’in eski adıyla bilinen Muşkara’da dünyaya geldi. III. Ahmet döneminde 9 Nisan 1718’den 1 Ekim 1730’a dek Osmanlı sadrazamlığını yürttü; bu on üç yıllık sürec, Osmanlı tarihine “Lale Devri” olarak geçti. Hem devlet adamı hem şehir kurucusu kimliğiyle döneminin en çok konuşulan ismi oldu.

Gençliği ve Saraya Yükselişi

Oğuzların Beydilli boyuna bağlı Boynuinceli aşiretinden gelen İbrahim’in babası, İzdin Voyvodası Ali Ağa’ydı. Gençliğinde iş arayışıyla İstanbul’a göç etti; eski saray masraf katibi olan akrabası Mustafa Efendi aracılığıyla 1689’da sarayın helvacı ocağına kaydoldu. Basamakları birer birer çıkarak vakıflar kâtipliğine yükseldikten sonra Dârüssaâde ağası yazıcı halifesi sıfatıyla Edirne Sarayı’na çağrıldı. Burada şehzade III. Ahmet’i yakından tanıma fırsatı buldu; bu ilişki, kariyerinin temelidir.

1703 Edirne Vak’ası’nın ardından III. Ahmet tahtı devraldı. Yeni padishah, güvendiği İbrahim Efendi’yi darüssaâde ağası yazıcılığına atadı; altı yıl bu görevi sürdürdü. Padishahın gözd esinden çekinen rakipleri onu haremeyn muhasebeciliğine atamayı sağlayarak saraya uzaklaştırdı. Sadarete yeni gelen Çorlulu Ali Paşa onu Edirne’ye sürdü.

1715 Mora Seferi’nde Veziriazam Silahdar Damat Ali Paşa’nın yanında mevkufatçı göreviyle bulundu. 5 Ağustos 1716’da Petrovaradin Muharebesi’nde Osmanlı ordusu yenildi; Silahdar Damat Ali Paşa şehit düştü. Yenilgi haberini padishaha bildirmek üzere Edirne’ye gönderilen İbrahim Efendi, III. Ahmet’in gözlününden düşmedi; aksine birinci ruznameci yapıldı. Kısa süre sonra, 3 Ekim 1716’da sadaret kaymakamlığına tayin edildi.

Sadrazamlık Dönemi ve Lale Devri

1717 yılında III. Ahmet’in kızı Fatma Sultan’la evlenerek “Damat” unvanını aldı. Akabinde Avusturyalılarla barış müzakerelerini yönetti; 9 Nisan 1718’de sadrazamlığa getirildi. 21 Temmuz 1718’de imzalanan Pasarofça Antlaşması’yla Avusturya ile barış sağlandı; aynı yıl Venediklilerle de müzakere tamamlandı. İran ile bir kez savaş yaşansa da genel tab losunda barış politikası öne çıktı.

Bu dönemin en kalıcı dönüşümlerinden biri 1727’de hayata geçti: Sait Efendi ve İbrahim Müteferrika ile birlikte İstanbul’da ilk Osmanlı matbaası kuruldu. Kıymetli el yazmalarının Avrupa’ya kaçırıldığını öğrenen İbrahim Paşa, bu eserlerin yurt dışına çıkışını yasaklayarak kütüphaneler tesis etti. Çini ve çuha fabrikalarının yanı sıra Hatayî adıyla bilinen kumaş işleme tesisinin kurulması için de giriştime bulundu.

Lale, Çırağan, Sâdâbâd başta olmak üzere pek çok mesirede düzenlenen helva sohbetleri bu dönemin toplumsal imzası oldu. Batı ordusu örgütlenmesine benzer bir “Asakir-i Nizamiye” tesis etme teşebbüsü ve Fransa’dan getirtilen askerlik uzmanlarıyla Üsküdar’da yapılan kışlada yeni asker yetiştirilmesi, Yeniçeri ocağının hoşnutsuzluğunu körükledi.

İbrahim Paşa, doğduğu Muşkara’yı tümüyle yeniden şekillendirdi: Cami, medrese, dershane, mektep, çeşme, han ve çifte hamam gibi yapılarla donattığı kasabayı Niğde Sancağı’na bağlı bir kaza hline getirdi ve adını Nevşehir olarak değiştirdi.

Patrona Halil İsyanı ve Sonu

Ekonomik sıkıntılar ve toplumsal hoşunutsuzluk yatışmadı; 28 Eylül 1730’da Patrona Halil öncülüğünde bir isyan tüttü. Ayaklanmacılar, İbrahim Paşa başta olmak üzere otuz yedi kişinin kendilerine teslim edilmesini talep etti. Padishahın dama dını azlettiğini duyurması yeterli gelmedi; sarayda tutuklanan sadrazam, kaptanıderya Kaymak Mustafa Paşa ve sadaret kethüdası Mehmet Paşa’yla birlikte boğduruldu. Üçünün naaşı öküz arabalarıyla At Meydanı’na taşındı. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, 1 Ekim 1730’da İstanbul’da hayatını kaybetti. Mezarı, İstanbul Şehzadebaşı’ndaki sebilin yanında bulunmaktadır. Onun ölümüyle birlikte Lale Devri de kapandı.

Hayır Eserleri ve Mirası

İbrahim Paşa’nın göreve başlıca kalıcı katkılarından biri olan hayır eserleri oldukça geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. İstanbul’daki başlıca eserler şunlardır:

  • Şehzadebaşı’nda eşi Fatma Sultan’la birlikte yaptırdığı Dârülhadis Mescidi, çeşme, sebil ve kütühane
  • Direklerarası’nı oluşturan seksen iki vakfı dükkân
  • Hocapaşa semtinde mektep ve sebil; Sâdâbâd’da cami
  • Kurucheşme, Kanlıca, Üsküdar ve Çubuklu çevresindeki çeşme, sebil ve havuzlar

Nevşehir’deki cami, medrese, mektep ve çifte hamam ile Ürgüp’teki yaklaşık on çeşme, İzmir’deki Mısır Çarşısı olarak anılan çarşı, Antakya’daki vakfı bâğ ve bahçeler bu mirasın diğer halkalarıdır. Sanatkarlara ve edebiyatcılara sağladığı himaye, Osmanlı kültür tarihinde Lale Devri’ni biricik kılan etkenlerden birini oluşturmaktadır.