Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının en üretken kalemlerinden biri olan Nevzat Üstün, 1924 yılında İstanbul sınırlarında dünyaya gelerek, yaşamı boyunca toplumsal gerçekliğin sesi olmayı başarmış bir yazar ve şairdir. Edebiyat dünyasına henüz çocuk yaşlarda adım atan sanatçı, Kayseri'den Fransa'ya uzanan hayat yolculuğunda edindiği derin gözlemleri, Anadolu insanının yoksulluk ve kaygı dolu mücadelesiyle harmanlamıştır. Sosyalist gerçekçilik akımının en saygın temsilcilerinden biri olarak kabul gören yazar, geleneksel Türk şiiriyle çağdaş Batı estetiğini bir araya getiren özgün üslubuyla tanınmaktadır. 8 Kasım 1979 tarihinde Bolu'da geçirdiği trajik bir trafik kazası sonucu aramızdan ayrılan Üstün, geride bıraktığı eserler ve adına düzenlenen prestijli edebiyat ödülleriyle belleklerdeki yerini korumaktadır.
Zorluklardan Edebiyat Sahnesine: İlk Yıllar ve Eğitim Hayatı
Şadi Bey ve Aliye Hanım'ın oğlu olarak İstanbul'da başlayan hayatı, ailesinin yaşadığı maddi güçlükler sebebiyle yön değiştirmiştir. Bu ekonomik sıkıntılar, aileyi 1930 yılında memleketleri olan Kayseri Develi'ye geri dönmeye mecbur bırakmıştır. Nevzat Üstün, eğitim hayatının ilk adımını Develi Merkez İlkokulu'nda atarak burayı 1935 yılında tamamlamıştır. Ailenin ekonomik durumunu düzeltmesinin ardından tekrar İstanbul yolları tutulmuştur. Genç Nevzat, 1936 yılında Amerikan Koleji'nden mezun olmuştur. Lise eğitimini ise 1945 senesinde Boğaziçi Lisesi'nde başarıyla bitirmiştir. Yükseköğrenim amacıyla 1947 yılında sanatın merkezi Fransa'ya gitmiştir. Ancak orada aradığını bulamamış olacak ki, bir buçuk yıl süren bu serüvenin ardından mezun olamadan memleketine dönmüştür. Seyahat tutkusu sönmeyen yazar, 1954 yılında çok sayıda Avrupa ülkesini kapsayan geniş bir geziye çıkmıştır.
Edebiyatta Toplumcu Ses ve Yayıncılık Yılları
Yazın dünyasına oldukça erken bir dönemde adım atan Üstün, ilk şiirini henüz 1935 yılında bir çocuk dergisinde yayımlamıştır. İlerleyen yıllarda çeşitli prestijli dergilerde boy gösteren eserleriyle edebiyat çevrelerinde adını duyurmaya başlamıştır. Yaratıcılığını yayıncılıkla da taçlandırmak isteyen şair, 1951 yılında Nokta Dergisi'nin kurucu kadrosunda görev üstlenmiştir. Aynı süreçte Var isimli yayınevini kurmuştur. Yayıncılık alanına bu adımla girişmiştir. Gazetecilik alanına da yönelen Üstün, 1961 ile 1964 yılları arasında dönemin etkili yayın organlarında köşe yazarı olarak çalışmıştır. Bahsi geçen bu gazeteler sırasıyla şunlardır:
- Tanin
- Ekspres
- Vatan
- İkdam
- Yeni Tanin
Kalemini daha sonra Cumhuriyet gazetesi okurları için de oynatan yazar, geniş kitlelere ulaşmayı başarmıştır. Sanatçının edebi gücü ulusal sınırları aşmış, öyküleri Çekçe, Rusça ve Bulgarca gibi farklı dillere çevrilerek yabancı okurlarla buluşmuştur.
Estetik Arayış, Uluslararası Başarılar ve Trajik Veda
Nevzat Üstün, edebiyat serüveninin başlarında Verlaine ve Valery gibi dünyaca ünlü Fransız şairlerin esintilerini taşımıştır. Bu dönemde Garip Akımı'nın yenilikçi rüzgarından da etkilenen şair, ilk şiirsel verimlerini Oluş adını verdiği kitabında bir araya getirmiştir. Bu aşamadan sonra yönünü toplumsal sorunlara çeviren sanatçı, özgürlük mücadelesini merkeze alan toplumsal gerçekçi bir çizgiye yönelmiştir. Geleneksel Türk şiir mirasını modern Batı edebiyatının teknik imkanlarıyla birleştirmeyi başarmış, böylece son derece özgün bir anlatım dili inşa etmiştir. Öykülerinde ise keskin bir gözlem gücüne ve yalın bir anlatım tarzına hassasiyetle yaklaşmıştır. Eserlerinde ağırlıklı olarak Kayseri yöresi ile Güneydoğu Anadolu insanının yoksulluk, çaresizlik ve derin kaygılar barındıran yaşam mücadelesini resmetmiştir. Bu yönüyle Türk edebiyatında teknik, biçim ve içerik düzleminde sosyalist gerçekçilik akımının en belirgin temsilcilerinden biri konumuna yükselmiştir.
Sanatçı, uluslararası düzeydeki edebi etkinliklerde de ülkesini gururla temsil etmiştir. Nevzat Üstün, 1965 yılında Moskova'da gerçekleştirilen Asya-Afrika Yazarlar Birliği toplantısına katılmak üzere Sovyetler Birliği'ne gitmiştir. Bu önemli seyahatte edindiği izlenimleri ve yaşadığı deneyimleri, 1966 yılında yayımladığı Sovyetler Birliği'nden Batı'ya isimli seyahatnamesinde okurlarla paylaşmıştır. Merkez ofisi Mısır'da bulunan bu prestijli birliğin 1968 yılındaki tek Türk üyesi olma unvanı da yine kendisine aittir.
Ancak bu üretken yaşam, beklenmedik acı bir olayla noktalanmıştır. Nevzat Üstün, 8 Kasım 1979 günü Bolu Çaydurt mevkii yakınlarında meydana gelen feci bir trafik kazasında yaşamını yitirmiştir. Bu korkunç kazadan eşi Şükran ve sanat yönetmeni Gülten Ataç yaralı olarak kurtulurken, edebiyat dünyası büyük bir değerini kaybetmiştir. Cenazesi, 10 Kasım günü Rumelihisarı aile mezarlığına defnedilmiştir. Vefatının ardından ailesi, onun anısını yaşatmak ve edebiyata katkı sunmak amacıyla Nevzat Üstün Şiir ve Hikâye Ödülleri'ni düzenleyerek genç yetenekleri desteklemiştir.