İçeriğe Atla
Anton Çehov fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Anton Çehov Kimdir?

Rus yazar ve doktor Anton Çehov (d. 1860, Taganrog), dünya edebiyatında modern kısa öykücülüğün kurucusu kabul edilir ve Martı gibi başyapıtları yazmıştır.

Diğer adlar: Anton Pavloviç Çehov

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Anton Çehov Hakkında

Modern kısa öykünün öncüsü ve yenilikçi tiyatro edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Anton Pavloviç Çehov, 29 Ocak 1860 tarihinde Rusya'nın güneyindeki bir taşra yerleşimi olan Taganrog'da hayata gözlerini açtı. Kova burcu olan yazar, ihtilal öncesi Rus ülkesinin karamsar atmosferinde yaşayan aydınların ve soylu kesimin iç dünyasını büyük bir ustalıkla aktarmıştır. Yaşamı boyunca hem hekimlik mesleğini sürdürüp hem de edebiyat dünyasına yön veren sanatçı, eserlerinde toplumsal aksaklıkları, ikiyüzlülükleri ve haksızlıkları kendine has ince detaylarla işlemiştir. Kendi hüzünlü çocukluğundan beslenerek kurguladığı edebi dünyası, onu bugün de dünyanın en çok sahnelenen ve okunan oyun yazarlarından biri yapmaktadır.

Zorluklarla Dolu Gençlik Yılları ve Tıp Eğitimi

Pavel Çehov adındaki bir bakkalın ortanca çocuğu olarak dünyaya gelen Anton'un çocukluk dönemi, babasının dükkanında çıraklık yaparak geçti. Maria, Nikolai, Alexander, Mikhail ve Ivan adında beş kardeşi bulunan yazarın ailenin geçim yükünü paylaştığı yıllar hüzün doluydu. 1876 senesinde babasının iflas etmesiyle tüm aile Moskova'ya taşınırken, Anton abisiyle beraber lise tahsilini tamamlamak üzere Taganrog'da kaldı. Henüz genç yaşta olmasına rağmen üç yıl boyunca kendi geçimini sağlamak zorunda kaldı. Bu zorlu yıllarda "Kılıflı Adam" ve "Edebiyat Öğretmeni" başlıklı eserlerini kaleme aldı. Çocukluğunda yaşadığı bu kırgınlık ve hüzün, hikayelerindeki kurgusal çocuk karakterlerin de neşesiz ve incinmiş portreler çizmesine neden olmuştur.

1879'da mezuniyetinin ardından ailesinin yanına Moskova'ya giden yazar, buradaki tıp fakültesine kaydoldu. Bir yandan hekimlik eğitimi alırken, diğer yandan ailesini geçindirmek için erkek kardeşinin de desteğiyle mizah dergilerine yazılar göndermeye başladı. Moskova ve Petersburg'daki yıldızlı dergilerde yüzlerce fıkra, kısa öykü, nükte ve dramatik taslak yayımladı. Özellikle 1883 ile 1886 yılları arasında Oskolsi (Alıntılar) adlı yayında 300'den fazla imzası çıktı. Fakülteyi bitirdiği yıl, bu erken dönem metinlerini "Melborne'nin Masalları" adlı ilk kitabında bir araya getirdi.

Hekimlik Yılları, Edebi Zirve ve Melihova Dönemi

Mezun olduğu sene hekimlik yapmaya başlayan yazar; "Cerrahlık", "Kaçak" ve "Cansız Ceset" gibi öykülerini bu sırada kaleme aldı. Ancak tıp mesleğinin yüksek temposu yazı yazmasını zorlaştırınca, hekimliği geride bırakma kararı aldı. Belli bir siyasi-sosyal öğretinin sınırlarına sığmayan sanatçı; dalkavukluğa, haksızlığa ve iki yüzlülüğe daima karşı durdu. "Memurun Ölümü", "Madalya" ve "Bukalemun" gibi eserlerinde bu ahlaki yozlaşmaları işledi. 1886 yılında yayımladığı "Alacalı Hikayeler" kitabını, ertesi yıl "Masum Sözler" ve "Alaca Karanlıkta" adlı iki yeni eser takip etti. Bu çalışmalardan Alaca Karanlıkta, 1888 yılında yazarına büyük bir prestij kazandıran Puşkin Ödülü'nü getirdi.

Edebi başarılarının yanı sıra halktan hiç kopmayan yazar, 1892'deki kolera salgınında salgın bölgelerinde doktor olarak canla başla çalıştı. Aynı dönemde Nijni Novgorod yöresindeki kıtlıkla mücadele teşkilatına katıldı. Yine 1892'de satın aldığı Melihova köyündeki çiftliğe taşınarak yaşamını son derece mütevazı çerçevede sürdürmeye başladı. Melihova Dönemi olarak bilinen bu süreçte yaratıcılığının doruklarına ulaşırken, toplum yararına yürüttüğı işlerle mutlu oldu.

Sağlık Sorunları, Tiyatro Devrimi ve Son Yılları

1894 yılında yazarın üzerine kara bir bulut gibi çöken verem hastalığı teşhis edildi. Bu sağlık problemi nedeniyle iklim değişikliğine ihtiyaç duyan sanatçı, Kırım'daki Yalta yazlık evine geçti. 1895 ile 1904 yılları arasındaki verimli çalışmalarıyla Rus tiyatro sahnesini başan ayağa yeniledi; özellikle dünyaca ünlü Martı oyunu muazzam bir ilgi topladı. Yalta'da bulunduğu dönemde edebiyat dünyasının devleri Lev Tolstoy ve Maksim Gorki kendisini ziyaret eden başlıca isimlerdendi.

1901 yılında sanatçı, Moskova Devlet Tiyatrosu sanatçısı Olga Leonardovna Knipper ile hayatını birleştirdi. 1902 senesinde, Çar II. Nikola'nın dostu Gorki'nin Rus Bilimler Akademisi üyeliğini onaylamaması üzerine, 1900'de onursal üye seçildiği bu kuruluştan istifa ederek örnek bir duruş sergiledi. Kötüleşen sağlığı sebebiyle 1903 ve 1904 yıllarını Güney Almanya'daki bir sağlık yurdunda geçirmek mecburiyetinde kaldı. Hekimlerinin yönlendirmesiyle yerleştiği Badenweiler kentinde, 15 Temmuz 1904 tarihinde 44 yaşındayken hayata veda etti. Ustanın bütün eserleri, vefatından kırk yıl sonra 20 ciltlik büyük bir külliyat halinde yayımlandı.

Anton Çehov'un Başlıca Eserleri

Rus edebiyatının altın harflerle yazılmış tiyatro oyunları şunlardır:

  • Martı (1896)
  • Vanya Dayı (1899)
  • Üç Kız kardeş (1899)
  • Vişne Bahçesi (1904)
  • İvanov (1887)
  • Ayı (1888)
  • Bir Evlenme Teklifi (1888)
  • Orman Cini (1890)
  • Tütünün Zararları (1886)
  • Sahalin Adası (1895)
  • Dağ Yolunda (1884)
  • Kuğunun Şarkısı (1888)
  • Jübile (1891)
  • Tatyana Repina (1889)
  • Şaka (1889)
  • Bitmemiş Komedya (1891)

Yazarın dünya çapında bilinen başlıca hikayeleri arasında ise şu eserler yer almaktadır:

  • Step (1888)
  • Altı Numaralı Koğuş (Palata No 6, 1892)
  • Yaşamım (Moya Jizn, 1896)
  • Köylüler (Mujiki, 1897)
  • Ariadna (1895)

Türkçe'de yayımlanan başlıca eserleri kronolojik olarak şöyledir:

  • Korkulu Gece (1995)
  • Besleme (1996)
  • Seçme Öyküler (1997)
  • Kara Keşiş (1999)
  • Toplu Eserler (2000)
  • Bütün oyunları (2000)
  • Marangozun Köpeği Kaştanka (2001)
  • Bir Taşralının Öyküsü (2002)
  • Asma Katlı Ev (2003)
  • Hikâyeler (2005)
  • Belalı Misafir (2008)

Anton Çehov, yaşama ve insan doğasına yönelik çarpıcı düşünceleriyle de bilinir. Ona göre hayata karşı ilk kırgınlıklarımız, yanımızda sandığımız kişileri karşımızda görmemizle başlar. Yalnızlıktan korkanların evlenmemesi gerektiğini savunmuş, sevgisiz bir evliliği ise inanmadan ibadet etmeye benzetmiştir. Ölümün korkunçluğundan çok, hiç ölmeden sonsuza dek yaşamanın daha dehçet verici olacağını dile getirmiştir. İnsanı alçaltan en büyük unsurun yalan olduğunu düşünün ünlü yazar, bilginin ancak pratiğe döküldüğünde bir değer taşıyacağını vurgulamıştır.

Aile, Kariyer ve İlişkiler

Anton Çehov hakkında bilinen ilişkiler

İlişkili Kişiler