İçeriğe Atla
Leonardo DiCaprio fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Leonardo DiCaprio Kimdir?

Sinema oyuncusu Leonardo DiCaprio, 1974 Hollywood doğumdur. Titanic ve The Revenant filmleriyle devleşen, Akademi Ödülü sahibi usta aktörün eşsiz yaşamı.

Diğer adlar: Lenny Williams

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Leonardo DiCaprio Hakkında

Hollywood sınırları içinde 11 Kasım 1974'te dünyaya gelen Leonardo DiCaprio, sinema dünyasında sanatsal başarılarıyla devleşen Amerikalı bir aktördür.

Genç yaşta kazandığı popülerlikten sıyrılan yetenekli sanatçı, kariyerinde her zaman popüler kültürün ötesindeki prestijli yapıtları hedeflemiştir.

Bu özgün duruşu sayesinde Martin Scorsese ile Steven Spielberg gibi dünya sinemasına yön veren ünlü yönetmenlerin ilk tercihleri arasına girmeyi başarmıştır.

İlk Yılları ve Sanatla Tanışması

Almanya'nın Oer-Erkenschwick kentinden Amerika'ya göç eden sekreter annesi Irmelin Indenbirken ile underground çizgi roman dağıtımıyla uğraşan babası George DiCaprio'nun tek çocuğu olan aktörün adı, eşsiz bir esinlenme kaynağına dayanmaktadır.

Annesi hamileyken İtalya gezisi sırasında Leonardo da Vinci'nin eserine bakarken ilk tekmeyi hissetmiş ve bu olay bebeğe verilecek ismi belirlemiştir.

Anne babası o henüz bebekken ayrılmıştır.

Büyük oranda annesinin himayesinde geçen zorlu çocukluk yıllarında, farklı işlerde çalışan annesinin gayretleriyle geçimlerini sağlamışlardır.

Babası ise hayatında kalıcı bir rehber olmuş, küçük yaşta onu sergiler, edebiyat ve müzik dünyası ile tanıştırmıştır.

Almanya'daki akrabalarına yaptığı sık ziyaretler de onun evrensel bir bakış açısı geliştirmesine imkan vermiştir.

Hollywood'un güç yaşam şartları sunan bölgelerinde büyüyen genç yetenek, toplumsal eşitsizlikleri erken dönemde gözlemleme şansı bulmuştur.

Oyunculuk yapan üvey kardeşi Adam Farrar'dan esinlenerek gösteri sanatlarına adım atmaya karar vermiştir.

Ekrana Adım Atış ve Yükseliş Dönemleri

Beş yaşında ekrana adım atmıştır.

On iki yaşında ajanslara başvurular yapmaya başlamıştır.

Sahne ismini 'Lenny Williams' olarak değiştirmesini öneren ajansı reddederek özgün kimlişini korumuştur.

John Marshall High School bölümünden mezun olan başarılı sanatçı, buradaki sanat öğretmeni Jacques Williams'tan büyük ölçüde etkilenmiş ve aynı dönemde eğitimine Los Angeles Center for Enriched Studies bünyesinde devam etmiştir.

1989'da 'Parenthood' filmindeki performansı sırasında, ömür boyu sürecek dostluğunun temelini atacağı Tobey Maguire ile karşılaşmıştır.

Daha sonra 'Santa Barbara' ve 'Growing Pains' dizileriyle televizyonda adını duyurmaya başlamıştır.

Kariyerinin ilk sinema yapımı 'Critters 3' olsa da, Robert De Niro ile başrolü paylaştığı 'This Boy's Life' filmi ona gerçek anlamda çıkış sağlatmıştır.

What's Eating Gilbert Grape filmiyle henüz on dokuz yaşında ilk En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar adaylığını almıştır.

Total Eclipse yapımında River Phoenix yerine rol alarak şair Arthur Rimbaud'ya can vermiştir.

The Basketball Diaries filminde ise eroin bağımlısı bir gencin zorlu yaşamını canlandırarak oyunculuk sınırlarını zorlamıştır.

Sergilediği üstün yetenekle yönetmen Baz Luhrmann'ın radarına girmeyi başaran genç yıldız, Claire Danes ile başrollerini paylaştığı modern uyarlama 'Romeo + Juliet' sayesinde uluslararası bir şöhret kapısını aralamıştır.

Titanic ve Dünya Çapında Bir Fenomene Dönüşme

1997 yılında Kate Winslet ile başrolü paylaştığı Titanic, aktörün hayatını tamamen değiştirmiştir.

James Cameron yapıtı gişe rekorları kırmıştır.

Bu sayede dünya çapında şöhret kazanmıştır.

Akademi Ödülleri'nde filmin kazandığı büyük başarıya rağmen aktörün aday gösterilmemesi uzun süre tartışılmıştır.

Popülerlik basamaklarını tırmanırken kalıplaşmıştırılmış rollere hapsolmayı reddetmiş, sanatsal ağırlığı olan yapımlara yönelmeyi seçmiştir.

Jeremy Irons, John Malkovich ve Gerard Depardieu ile oynadığı 'The Man in the Iron Mask' filminin ardından Danny Boyle'un yönettiği 'The Beach' filminde başrol oynamıştır.

Bu sırada izinsiz fotoğraflarının basılması nedeniyle Playboy dergisine dava açmış ve uzlaşma yoluna gitmiştir.

Ustalık Yılları ve Çevre Aktivizmi

Martin Scorsese ile 2002 yılında başlayan iş birliği, aktörün sinematografisinde yeni bir çağ açmıştır.

Catch Me If You Can ve Gangs of New York filmleriyle başlayan bu süreç, The Aviator ve The Departed ile devam etmiştir.

Demokrat Parti üyesi olarak John Kerry'yi desteklemiştir.

Ayrıca çevre sorunlarına büyük önem vermektedir.

Gisele Bündchen ile yollarını ayırdıktan sonra annesiyle kütüphane bölgesinde bir bilgisayar merkezi kurarak eğitime katkıda bulunmuştur.

Oyuncu, Blood Diamond, Inception, Django Unchained ve nihayetinde ona ilk Oscar ödülünü getiren The Revenant filminde olağanüstü performanslar sergilemiştir.

Son dönemde Don't Look Up ve Martin Scorsese'nin yönettiği Killers of the Flower Moon gibi filmlerle izleyici karşısına çıkan aktör, Belize açıklarındaki Blackadore Caye adasında çevre dostu bir tatil köyü inşa etmektedir.

Bar Refaeli ve Toni Garrn gibi isimlerle ilişkiler yaşamasına rağmen özel yaşamını her daim kameralardan uzak tutmayı bilmiştir.

Üretecisi Olduğu Bazı Yapımlar

  • Robin Hood (2018)
  • The Wolf of Wall Street (2013)
  • Red Riding Hood (2011)
  • Orphan (2009)

Aile, Kariyer ve İlişkiler

Leonardo DiCaprio hakkında bilinen ilişkiler

İlişkili Kişiler