Jean Nicholas Arthur Rimbaud, 20 Ekim 1854 tarihinde Fransa'nın Charleville-Mézières kentinde gözlerini dünyaya açarak edebiyat tarihinin en sıra dışı serüvenlerinden birini başlattı. Genç yaşta kaleme aldığı sıra dışı eserleriyle Sembolizm ve Sürrealizm akımlarının doğuşuna öncülük eden şair, kuralları hiç sayan yaşamıyla da dönemine damga vurdu. Babası Frédéric Rimbaud'nun aileyi terk etmesiyle annesi Vitalie Rimbaud tarafından yetiştirilen sanatçı, erken yaşlardan itibaren otoriteye ve toplumsal normlara karşı asi bir duruş sergiledi. Rossat Okulu'nda başlayan eğitim hayatı laik bir çizgide ilerlerken, sonrasında devam ettiği Charleville Koleji'nde dini bir disiplinle tanıştı. Bu okul sıralarında şiire yönelen ve öğretmeninin büyük destekleriyle yazma yeteneğini adım adım geliştiren genç deha, dönemin saygın şairlerinin eserlerini heyecanla okuyarak kendi özgün çizgisini şekillendirmeye başladı.
Asi Bir Ruhun ve Edebi Dehanın Doğuşu
Henüz çocuk denecek yaşta geleneksel edebiyat yarşmasında birincilik elde eden Rimbaud, ilk şiiri Öksüzlerin Yılbaşı Armağanları adlı eserini Revue Pour Tous dergisinde yayımlattı. Temmuz 1870'te Fransız-Alman Savaşı'nın başlaması üzerine eğitimini yarım bırakarak devrimci sosyalizme yöneldi ve Paris'e kaçtı. Polisin yardımıyla eve getirilse de özgürlük arzusu dinmeyen genç şair, defalarca evden kaçarak Paris Komünü'ne katıldı. Bu fırtınalı kaçışlardan her dönüşünde kişiliği daha da sertleşti ve yerleşik ahlak kurallarına tamamen savaş açtı. Şiirini de bu isyanla harmanlayan Rimbaud, 1871 yılında yazdığı mektuplarla edebiyata yepyeni bir soluk getirecek olan 'Kâhin' kuramını ortaya koydu. Şairin geleneksel sınırları aşarak sonsuzluğa ulaşması gerektiğini savunan bu estetik görüş, onun sanatının temel direği haline geldi.
Paris Yılları, Paul Verlaine ve Fırtınalı Aşk
Ağustos 1871'de ünlü şair Paul Verlaine'e gönderdiği şiirlerle onun dikkatini çeken Rimbaud, şairin daveti ve gönderdiği yol parasıyla Paris'e gitti. Gitmeden önce kaleme aldığı Sarhoş Gemi (Le Bateau ivre) şiiriyle kusursuz söz ustalığını ve cesur imgelerini sergileyerek sanatının doruk noktasına ulaştı. Paris'in bohem kafelerinde afyon ve absint dünyasına dalan sanatçı, Verlaine ile fırtınalı ve dışlanan bir eşcinsel ilişkiye başladı. Toplum tarafından dışlanan ikili, Fransa, Brüksel ve Londra arasında avare ve sefih bir yaşam sürdü. Ancak aralarındaki şiddetli geçimsizlik, Brüksel'de Verlaine'in Rimbaud'yu tabancayla vurarak yaralamasıyla son buldu. Bu olayın ardından Verlaine iki yıl hapse mahkûm edilirken, Rimbaud ise 1873 yılında başyapıtı olan Cehennemde Bir Mevsim (Une Saison en Enfer) kitabını yayımlattı.
Şiiri Bırakış ve Afrika Çöllerinde Yeni Bir Hayat
1875 yılında Verlaine ile son kez Stuttgart'ta bir araya gelen ve bu buluşmanın ardından edebiyat dünyasından elini eteğini çeken Rimbaud, bu tarihten sonra şiir yazmayı tamamen bıraktı. Hayatını bambaşka bir rotaya kırarak Alpler'i yürüyerek aştı ve dünya seyahatine çıktı. Orduya katılıp kısa sürede oradan kaçtı. Ardından Kıbrıs Larnaka'da çevirmen olarak çalıştı. Ogaden bölgesine ayak basan ilk beyaz oldu. Burada kahve ve fildişi ticaretiyle uğraşan bir firmada çalıştıktan sonra, Etiyopya kralı II. Menelik'e silah satarak yüklü miktarda servet kazandı. Ancak amansız bir hastalık kapısını çaldı. Kalçasındaki tümör onun bacağını kaybetmesine yol açtı. Fransa'ya dönerek bacağını kestirmek zorunda kalan Rimbaud, asker kaçağı olarak arandığı için sahte isimle zor günler geçirdi. Aşırı morfin kullanımı ve hastalığın yayılmasıyla 10 Kasım 1891'de Marsilya'da henüz 37 yaşındayken hayata gözlerini yumdu.
Sanatçının Mirası ve Eserleri
Yazarın edebiyattaki izleri silinmez niteliktedir. Hayatının son dönemindeki birikimini hizmetkârı Camii ve kız kardeşi Isabelle arasında paylaştıran yazarın fırtınalı öyküsü, 1995 yapımı Tutkunun Şairleri (Total Eclipse) filmiyle beyaz perdeye taşındı. Leonardo DiCaprio'nun şairi canlandırdığı yapım, onun Verlaine ile olan sarsıcı ilişkisini gözler önüne serdi. Edebiyat dünyasını derinden sarsan ve arkasında ölümsüz dizeler bırakan şairin başlıca eserleri şunlardır:
- Une Saison en enfer (Cehennemde Bir Mevsim - 1873)
- Illumminations (Aydınlanışlar/Esinlenişler - 1886)
- Poésies complètes (Bütün Şiirleri - 1895)