Alman fizikçi ve matematikçi Arthur Korn, 1902 yılında geliştirdiği pratik fotoelektrik kopya sistemiyle modern iletişim çağının en önemli buluşlarından biri olan faks teknolojisinin temellerini atmış öncü bir bilim insanıdır. 20 Mayıs 1870 tarihinde Wrocław, Polonya'da dünyaya gelen dahi araştırmacı, fotoelektrik hücreleri kullanarak görüntüyü elektrik sinyallerine dönüştürmeyi başarmış ve bu sayede dünya genelinde bilginin hızla yayılmasına aracılık etmiştir. Korn, fizik ve matematiğin sınırlarını zorlayarak geliştirdiği yöntemlerle kıtalararası görsel iletimin kapılarını araladı.
Üstün Yetenekli Bir Akademisyenin Yetişmesi
Yahudi kökenli Moritz ve Malwine Schottlaender çiftinin oğlu olan Arthur Korn, erken yaşta gösterdiği olağanüstü zihinsel yeteneklerle çevresindekilerin dikkatini çekti. Henüz 15 yaşındayken Leipzig Üniversitesi'ne girdi. Burada fizik ve matematik alanında yüksek öğrenim gördü. Genç deha, 1890 yılında bu prestijli kurumdan başarıyla mezun olarak akademik dünyadaki ilk büyük adımını attı. Eğitime duyduğu dinmek bilmeyen açlıkla Berlin, Paris, Londra ve Würzburg gibi dönemin en önemli bilim merkezlerinde çalışmalarına devam etti. Lisansüstü düzeydeki araştırmalarıyla teorik bilgisini pekiştiren başarılı araştırmacı, 1895 senesinde Münih Üniversitesi bünyesinde öğretim üyesi olarak göreve başladı. 1903 yılında profesörlük unvanına layık görülererek genç yaşta saygın bir kürsü kazandı. Akademik kariyerini hızla tırmanan Korn, 1903 ile 1908 yılları arasında Berlin Üniversitesi'nde fizik profesörlüğü görevini yürüttü.
Görüntüyü Sinyale Dönüştüren Devrim: Fototelgraf
Arthur Korn, elektro-mekanik çalışmalar gerçekleştirdi. Bu sayede iletişim tarihinin seyrini kökten değiştirdi. 1843 yılında Alexander Bain tarafından icat edilen ilk faks tasarımı, kabartmalı harfleri tarayan elektrikli bir sarkaç mekanizmasından ibaretti. Korn ise 1902 yılında geliştirdiği ilk pratik fotoelektrik kopya sistemiyle görüntüyü ışık hassasiyetine dayalı olarak aktarmayı başardı. Modern faks makinelerinde dokümandan yansıyan ışığı saptayan diyotların kullanımına öncülük eden bu sistem, fotoğraf iletiminde çığır açtı. Mucit fizikçi, 1903 yılında Paris kentinde gerçekleştirdiği fototelgraf deneyleri sayesinde uluslararası bilim çevrelerinde büyük bir şöhret kazandı. İlk başarılı pratik faks gönderimini ise 1907 senesinde Münih ile Berlin şehirleri arasında bir fotoğrafı başarıyla ileterek gerçekleştirdi. Bu tarihi deneyin ardından, Korn'un icat ettiği sistemin ticari kullanımı Almanya topraklarında hızla yaygınlaşmaya başladı. İletişim ağı o kadar hızlı gelişti ki, 1910 yılına gelindiğinde Paris, Londra ve Berlin şehirleri telephone hatları üzerinden gerçekleştirilen kopya gönderimleriyle birbirine bağlandı. Üstülik başarılı bilim insanı çalışmalarını burada bırakmadı. Arthur Korn, 1922 yılında radyo dalgalarını kullanarak Avrupa kıtasından Amerika'ya ilk fotoğraf iletimini gerçekleştirmeyi başardı. Geliştirdiği fototelgraf teknolojisi, askeri alanda da büyük ilgi gördü. Bu devrim niteliğindeki sistem, İspanyol iç savaşı sırasında etkin şekilde kullanıldığı gibi şu ülkelerin askeri operasyonlarında da yer buldu:
- Rusya
- Polonya
- İtalya
- Almanya
Sürgün Yılları ve Amerika'dakı Son Dönem
Birinci Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde, 1914 yılında Berlin Teknoloji Enstitüsü'nün fizik kürsüsünde profesörlük koltuğuna oturan Arthur Korn, burada 1936 yılına kadar sürecek olan akademik çalışmalarına yön verdi. Ancak 1930'lu yılların ortalarında Almanya'da yükselen siyasi gerilim ve Nazi Partisi'nin iktidarı ele geçirmesi, başarılı bilim insanının hayatını altüst etti. Yahudi kökenli olması sebebiyle Dr. Arthur Korn, 1935 yılında enstitüdeki görevinden zorla uzaklaştırıldı. Vatanında barınma imkanı kalmayan dahi fizikçi, 1939 senesinde ailesini de yanına alarak Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etmek zorunda kaldı. Yeni kıtada da bilimsel üretimini sürdüren Korn, New Jersey'de yer alan saygın bir enstitünün Elektrik Mühendisliği bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. İletişim dünyasını aydınlatan teorileriyle ardında silinmez izler bırakan Boğa burcu bilim insanı, 22 Aralık 1945 tarihinde New Jersey'nin Jersey City kentinde 75 yaşında hayata gözlerini yumdu.
