Tam adı Pablo Emilio Escobar Gaviria olan uyuşturucu kaçakçısı, 1 Aralık 1949 tarihinde Kolombiya'nın Rionegro kasabasında, çiftçi bir baba ile ilkokul öğretmeni olan annesinin yedi çocuğundan biri olarak dünyaya gözlerini açtı. Suç dünyasına girmeden önce geçimini sağlamak amacıyla araba hırsızlığı yapan genç Pablo, mezarlıklardan çaldığı mezar taşlarını satarak hayatını idame ettiriyordu. Uyuşturucu ticaretine adım attığında ise adeta bu iş için doğduğunu kanıtlayan bir başarı yakaladı. Kısa sürede yükseldi. Devletle girdiği amansız savaş, 2 Aralık 1993'te Medellin'de girdiği silahlı çatışmada 44 yaşında can vermesiyle noktalandı.
Suç Dünyasına İlk Adımlar ve Medellin Karteli
Escobar, 1975 yılında bölgenin en büyük uyuşturucu baronlarından Fabio Restrepo'yu öldürterek Medellin bölgesindeki tüm uyuşturucu trafiğini tek başına kontrolü altına aldı. 1976 yılında adamlarıyla birlikte Ekvador'da 18 kilogram uyuşturucu madde ile yakalandı. Dava sürecinde hakimlere rüşvet teklif eden baron, kendisini tutuklayan iki memuru öldürterek yargı sürecinin tamamen düşmesini sağladı. Bu dönemde evlendi. Mart 1976'da Maria Victoria Henao ile evlenen Escobar'ın, Juan Pablo (Sebastián Marroquín) ve Manuela adlarında iki çocuğu oldu. Siyasi güç elde etmek isteyen suç lideri, 1982 yılında Kolombiya Liberal Partisi bünyesinde genel seçimlere katıldı. Seçimlerin ardından Kolombiya Temsilcileri Odası'na yedek üye seçilerek hem polis teşkilatının hem de yoksul halkın desteğini arkasına aldı.
Paranın Gücü, Robin Hood İmajı ve Uçak Saldırısı
Seksenli yıllarda uyuşturucu imparatorluğu öylesine devasa boyutlara ulaştı ki Amerika Birleşik Devletleri sınırlarına sokulan kokainin yüzde 80'inden Medellin Karteli sorumluydu. Haftalık geliri 420 milyon dolara ulaşan Escobar'ın yıllık kazancı 30 milyar dolar sınırına dayanmıştı. Kardeşi Roberto'nun anlatımına göre paraları bağlamak için kullanılan paket lastiklerine ayda 2500 dolar harcanıyordu. Ancak servetini virane depolarda sakladığı için her yıl yüzde 10'luk kısmını farelerin kemirmesi ya da su akıntıları sebebiyle kaybediyordu. Büyük paralar kazanıyordu. Puerto Triunfo'daki gösterişli arazisine su aygırı, zürafa ve fil gibi vahşi hayvanları barındıran görkemli bir hayvanat bahçesi inşa ettirdi. Fakirlere yardımlar yaptı. Hastanelere, kiliselere bağışlar ulaştırırken, yoksul semtlerde futbol stadyumları ile çocuk parkları kurarak Kolombiya halkının gözünde Robin Hood imajı kazandı. Ancak kendisi aleyhinde kritik delillere sahip bir muhbiri yok etmek amacıyla yolcu uçağına bomba koydurmaktan çekinmedi. 27 Kasım 1989 tarihindeki bu kanlı uçak saldırısı tam 110 masum insanın ölümüyle sonuçlandı.
La Catedral Cezaevi, Firar ve Yolun Sonu
Amerika Birleşik Devletleri'ne günde 15 ton kokain sokan kartelin bu faaliyetleri Washington'ın büyük tepkisini çekti. En çok korktuğu şey Amerikan cezaevlerinde tutsak kalmaktı. Bu korku nedeniyle Kolombiya hükümetine ülkenin milyarlarca dolarlık dış borçlarını tamamen kapatmayı teklif etti. Buna karşılık suçluların iade yasasının kaldırılmasını talep etse de bu çılgın teklif devlet tarafından doğrudan reddedildi. Yaşanan terör eylemlerine son vermek amacıyla 1991 yılında hükümetle masaya oturdu. Teslim olma şartı olarak kendi yaptırdığı La Catedral adlı lüks cezaevinde kalmayı ve ceza indirimi almayı istedi. Talepleri onaylandı. Özel cezaevinde kalırken uyuşturucu trafiğini yönetmeye ve suç faaliyetlerini sürdürmeye devam etti. Devlet durumun farkına varınca 22 Temmuz 1992'de onu geleneksel bir hapishaneye nakletmeye karar verdi. Nakil kararını öğrenen Escobar, korunaklı cezaevinden firar ederek kaçtı. Firari olduğu 1993 yılında kendisini arayan polislerin başına 3000 dolar ödül koydu. Bu parayı almak isteyen siviller o dönem sokaklarda tam 400 kolluk görevlisini katletti. Yaşamı boyunca 200 yargıç, 1000 polis, gazeteciler ve devlet yetkilileri dahil olmak üzere toplamda 4000 insanın ölümünden sorumlu tutuluyordu. Sürekli saklanarak yaşadı. Hayatının son yıllarını sürekli ev değiştirip kaçarak ve çok sevdiği ailesiyle yalnızca telefon üzerinden görüşerek tamamladı. Büyük cenaze töreni yapıldı. Tarihin en büyük uyuşturucu baronunun 25 bin kişinin katıldığı cenaze töreni, onun halk üzerindeki etkisini bir kez daha gösterdi.
Popüler Kültürde Pablo Escobar Yapımları
Escobar'ın sıradışı yaşamı ve suç dolu kariyeri, birçok dizi, sinema filmi ve belgesele konu olmuştur. Bu yapımlardan bazıları şunlardır:
- Narcos (2015 - Dizi)
- El Patron Del Mal (2012 - Dizi)
- Escobar: Paradise Lost (2014 - Film)
- The Infiltrator (2016 - Film)
- Killing Pablo (2011 - Belgesel)
- Blow (2001 - Film)
- Clear and Present Danger (1994 - Film)
- Escobar (2009 - Yapım)
- 30 for 30 (2010 - Belgesel serisi)
