Floransa yakınlarındaki Vinci kasabasında 15 Nisan 1452 tarihinde dünyaya gözlerini açan Leonardo da Vinci, İtalyan Rönesansı'nın sınırları aşan dehasıyla insan zekasının ve sanatsal mükemmelliğin zirve noktası haline gelmiştir. Evlilik dışı bir çocuk olarak başladığı hayat yolculuğunda resimden mühendisliğe, botanikten optiğe kadar uzanan uçsuz bucaksız merakıyla dünyaya yön veren bu eşsiz dahi, sanat ve bilim arasındaki sınırları tamamen ortadan kaldırarak çağının çok ötesinde eserler üretmeyi başarmıştır.
Genç Leonardo, avukat olan babası Ser Piero Antonio da Vinci ile soylu bir aileden gelmeyen annesi Catarina'nın evlilik dışı birlikteliğinden dünyaya geldi. Annesinin başka bir evlilik yapmasıyla babasının evinde büyüyen çocuk, ilk eğitim yıllarında aritmetik ve geometride sıradışı sorularıyla öğretmenlerini şaşırttı. Küçük yaşlarda lute çalmadaki yeteneğiyle öne çıksa da onun asıl tutkusu her zaman resimdi. En gözde uğraşı resimdi. Bu olağanüstü kabiliyeti fark eden babası, onu Floransa'nın en prestijli atölyelerinden birinin sahibi olan Andrea del Verrocchio'nun yanına verdi. Burada Sandro Botticelli ve Pietro Perugino gibi isimlerle birlikte son derece kapsamlı bir sanat eğitimi almaya başladı. Politeknik laboratuvarı eğitimi sayesinde çizim, mimari ve heykelin yanı sıra optik, botanik ve müzik gibi farklı alanlarda da sağlam bir temel oluşturdu. Andrea del Verrocchio'nun "İsa'nın Vaftiz Edilmesi" tablosundaki melek figürlerinden birini çizerek dehasını erken yaşta kanıtladı. 1472 yılının Haziran ayında Floransalı ressamlar loncasına bağımsız bir ressam olarak kabul edilerek adını Lyonardo di Ser Piero da Vinci olarak yazdırdı.
Floransa'dan Milano'ya Uzanan Yaratıcılık Rüzgarı
1482 yılına kadar herhangi bir zengin koruyucuya ihtiyaç duymadan bağımsız çalışan dahi sanatçı, doğayı doğrudan gözlemleyerek eser üreten ilk ressam oldu. Klasik renk ve biçim kalıplarını yıkarak ışık ile gölgenin dramatik etkilerini fark eden ilk kişi yine oydu. Rengin perspektifle nasıl değiştiğini incelemekle kalmadı, gözün fiziksel yapısını da derinlemesine araştırdı. Onun bu doymak bilmez merakı; insan fizyolojisini, hayvan bedenini ve adale hareketlerini incelemeye kadar uzandı. Böylece fizyoloji ve botanik bilimlerine de öncülük etmiş oldu.
1482 yılında Milano'ya giden Leonardo, şehrin yöneticisi Ludovico Sforza'ya askeri mühendislik becerilerini öne çıkaran meşhur bir hizmet mektubu yazdı. Mektupta savaş teknolojileriyle ilgili dokuz yenilikçi fikir sunarken, barış döneminde de mükemmel binalar yapabileceğini ve heykeller yontabileceğini belirtti. Milano sarayına at başı şeklindeki lute enstrümanıyla giren ve dükü büyüleyen sanatçı, burada 17 yıl boyunca kesintisiz çalıştı. Orada 17 yıl çalıştı. Sarayın eğlence organizasyonlarını üstlendi, hicivler ve şarkılar yazdı. Yoğun çalışma temposunu sürdürmek için gün boyunca her saat sadece 15 dakika uyuduğu özel bir uyku sistemi uyguladı. 1485 yılındaki büyük salgının ardından Milano'yu daha sağlıklı bir şehir planıyla yeniden inşa etme tasarıları hazırladı. Ertesi yıl Milano Katedrali için projeler geliştirirken, geometri ve enerji gibi alanlarda da araştırmalar yapıyordu. Francesco Sforza anısına hazırladığı 80 metrelik devasa at heykeli modeli ise bronza dökülemeden Fransızların saldırısı sırasında yok oldu.
Ölümsüz Başyapıtlar ve Sınırsız Bilim
1492 yılında ünlü Romalı mimar Vitruvius'un oranlarından ilham alarak "Vitruvius Adamı" eskizini çizdi. İki yıl sonra Lombardiya ovası için su kanalları tasarladı, şimşek ile fırtınaları gözlemledi. Aynı süreçte dünya sanat tarihinin en kusursuz kompozisyonu kabul edilen "Son Yemek" tablosuna başladı. Santa Maria delle Grazie manastırı duvarındaki bu eser, kullanılan deneysel boya yüzünden dökülmeye başlasa da ihtişamını asla kaybetmedi. Milano döneminde ayrıca ünlü "Kayaların Bakiresi" eserini ve birçok portreyi tamamladı.
Milano yönetiminin değişmesi üzerine 1499'da Venedik'e geçen dahi, askeri danışman olarak çok namlulu toplar ve patlayıcılar tasarladı. Bugün kullandığımız makasın tasarımını da bu dönemde gerçekleştirdi. Makasın mucidi de kendisidir. 1500 yılında Floransa'ya dönerek coğrafi araştırmalara yöneldi; Hazar Denizi'ndeki gelgitleri inceledi ve nehir yataklarını kanalize edecek projeler hazırladı. Hatta 1502'de Osmanlı Padişahı II. Bayezid'e Haliç için devrimsel bir köprü tasarımı sundu ancak bu proje o dönemde kabul görmedi. Bu proje kabul görmedi. Aynı yıllarda rakibi Michelangelo ile gerginlikler yaşadı. Michelangelo ise onu sevmezdi. Michelangelo'nun ona "heykel bile dökemediğini" söyleyerek sataştığı rivayet edilir. 1502'de Cesare Borgia'nın hizmetinde baş mühendis olarak İtalya'yı gezdi ve günümüzde Windsor Sarayı'nda korunan altñ kusursuz harita çizdi. Floransa'da çizdiği savaş resmi taslağı ise genç Raffaello üzerinde silinmez izler bıraktı. 1506'da tamamladığı efsanevi "Mona Lisa" portresi, gizemli gülümsemesiyle dünya çapında büyük bir ün kazandı. Mona Lisa büyük ün kazandı.
Son Yıllar ve Doğanın Gizemleri
Milano'ya tekrar dönen ve ardından Fransa Kralı I. Fransuva'nın davetiyle Cloux Şatosu'na yerleşen Leonardo da Vinci, 2 Mayıs 1519 tarihinde hayata gözlerini yumdu. Burada 67 yaşında öldü. Koç burcunun getirdiği öncü ruhla çağları aşan bir miras bırakan dehanın not defterlerinde ve çalşmalarında birçok öncü araştırma yer alıyordu:
- Uçak taslakları ve buharın gücünü kullanan buhar topu projeleri,
- Karanlık odanın bulunması ve hidrolik biliminin temelleri,
- Suyun moleküler yapısı, ses ile ışık dalgalarının özellikleri,
- Bitkilerdeki çiçek ve filiz yapısının düzeni.
