Robert De Niro, 17 Ağustos 1943 tarihinde sanatçı bir anne babanın evladı olarak New York sınırları içinde dünyaya gözlerini açtı. Gerçek adı Robert Anthony De Niro Jr. olan yetenekli aktör, çocukluk yıllarında büründüğü sessiz karakteri tiyatro sahnesinde yenerek sinema dünyasının en büyük efsanelerinden biri haline geldi. Küçük yaşlardan itibaren sanatla yoğrulan genç adam, sinema kariyerinde canlandırdığı sıra dışı karakterler ve kazandığı saygın ödüllerle Hollywood tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Hayatının ilk dönemlerini İtalyan mahallesinde geçiren De Niro, zorlu sokak yaşantısından aldığı ilhamla sahnelerde fırtınalar estirmeyi başardı.
Sokaklardan Sahne Işıklarına Ulaşan Bir Gençlik
Sanatçı bir ailede büyüyen aktörün annesi ressam Virginia Admiral, babası ise hem ressam hem de şair olan Robert De Niro'ydu. De Niro'nun New York sokaklarındaki ilk yılları oldukça özgür fakat yalnız geçti. Zayıf yapısından dolayı Bobby Milk lakabıyla çağrılıyordu. Utangaç çocuk, arkadaş yerine romanları tercih etmiştir. İçine kapanık yapısını henüz on yaşındayken okuldaki Wizard of Oz oyununda korkak aslanı oynayarak kırmayı başardı. Erken gençlik yıllarında İtalyan mahallesindeki küçük çetelerle sokaklarda dolaşan De Niro, oyunculuk tutkusunu keşedince bambaşka bir yola girdi. Henüz on altı yaşındayken Anton Çehov'un The Bear adlı filminde ilk profesyonel rolünü üstlendi.
Oyunculuk aşkıyla yanıp tutuşan De Niro, tam on beş yıl boyunca lokantalarda çalıştı ve ufak sahnelerde roller üstlendi. Stella Adler ve Lee Strasberg ile çalıştı. Başarılı aktörün sinema perdesindeki ilk resmi adımı, yönetmen Brian De Palma imzalı The Wedding Party filmiyle gerçekleşti. 1963 yılında tamamlanan bu özel yapım, çeşitli sebeplerle ancak 1969 yılında izleyiciyle buluşabildi. Bu projenin ardından yetenekli oyuncu, yine De Palma'nın yönettiği Greetings ve Hi, Mom! filmlerinde boy gösterdi.
Scorsese İşbirliği ve Hollywood'un Zirvesine Yükseliş
Takvimler 1973 yılını gösterdiğinde De Niro, kariyerine tamamen Hollywood çatısı altında devam etme kararı aldı. Aynı sene rol aldığı Bang the Drum Slowly filmindeki performansı ona büyük bir başarı getirdi. Ölümcül hastalığı bulunan bir beyzbol oyuncusunu canlandırdığı bu dramatik rol, New York Film Eleştirmenleri tarafından "En İyi Oyuncu" ödülüne layık görüldü. Bu önemli başarının ardından efsanevi yönetmen Martin Scorsese ile yolları kesişti. İkilinin Mean Streets ortaklığı büyük ses getirdi. De Niro ve Scorsese, sinema tarihinin en prestijli ortaklıklarından birine imza atarak ilerleyen yıllarda tam altı kez bir araya geldi. Bu kült projeler arasında şu şaheserler bulunmaktadır:
- Taxi Driver (Taksi Şoförü)
- Raging Bull (Kızgın Boğa)
- Goodfellas (Sıkı Dostlar)
Francis Ford Coppola'nın unutulmaz başyapıtı The Godfather Part II filmindeki performansı, De Niro'yu 1974 yılında dünya çapında bir süperstar konumuna taşıdı. Genç Vito Corleone karakterini canlandırdığı bu devasa rolde sergilediği üstün performans, ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında ilk Oscar ödülünü kazandırdı. Bu muazzam başarı, sinema çevrelerinde onun efsanevi aktör Marlon Brando'nun veliahdı olarak anılmasını sağladı. Rollerine olan inanılmaz bağlılığıyla tanınan De Niro, Raging Bull filmindeki Jake La Motta karakteri için tam 30 kilo alarak sınırları zorladı. Fiziksel ve ruhsal dönüşümüyle göz dolduran bu performans, ona En İyi Erkek Oyuncu dalında ikinci altın heykelciği getirdi.
Kamera Arkasındaki Yetenek ve Fırtınalı Özel Hayat
Oyunculuk yeteneğinin yanı sıra yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da adından söz ettiren sanatçı, kamera arkasında da önemli işlere imza attı. Sinema kariyeri boyunca yönettiği eserler arasında Günaha Davet (1993), Komplo (2001) ve Kirli Sırlar (2006) gibi yapımlar yer almaktadır. Ayrıca sinemaseverlerin hafızalarına kazınan Zor Baba (2000), President's Men (Başkanın Adamları) ve The Irishman (2019) gibi popüler projelerin yapımcılığını üstlenerek sinema endüstrisindeki çok yönlülüğünü tescilledi. Günümüzde seksen üç yaşında olan aslan burcu sanatçı, üretkenliğini ve enerjisini koruyarak yeni nesil yapımlarda da rol almaya devam etmektedir.
Büyük başarılarla dolu bu parlak kariyerin gölgesinde De Niro'nun özel yaşantısı da son derece hareketli geçti. Sanatçı, 28 Nisan 1976 tarihinde Diahnne Abbott ile evlendi. Bu birliktelikten evlat edindiği Drena ve kendi oğlu Raphael dünyaya geldi. Çift, 1988 yılına gelindiğinde yollarını ayırdı. Sonrasında Toukie Smith ile uzun soluklu bir birliktelik yaşayan aktör, 1996 yılında ikiz oğulları Aaron ve Julian'ı kucağına aldı. İkinci evliliğini 17 Haziran 1997 tarihinde Grace Hightower ile gerçekleştiren sanatçının bu evlilikten Elliot adında bir oğlu ve Helen adında bir kızı oldu. 2018 yılında bu evliliği de sonlanan De Niro, 2015 yılından bu yana birlikte olduğu Tiffany Chen ile mutlu bir birliktelik sürdürmekte olup çiftin 2023 yılında dünyaya gelen Gia Virginia Chen De Niro adında bir kız çocukları vardır.
