Modern bilimin ve felsefenin en etkili isimlerinden biri olan Ernst Mach, 18 Şubat 1838 tarihinde Brno kentinde, Josefa Lanhausová ile Jan Nepomuk Mach çiftinin oğlu olarak dünyaya geldi. Tam adı Ernst Waldfried Josef Wenzel Mach olan bu dahi düşünür, aerodinamik alanındaki hız çalışmaları ve geliştirdiği özgün bilim felsefesiyle dünya çapında tanınmıştır. Gençlik yıllarından itibaren hem doğa bilimlerine hem de zihinsel süreçlere ilgi duyarak, ses hızı aşıldığında oluşan dalgaları görüntülemeyi başarmış ve kendi adıyla anılacak olan hız birimini literatüre kazandırmıştır. Fizik ile felsefe arasında kurduğu bağ sayesinde, Albert Einstein dâhil pek çok ünlü kuramcının düşünce yapısını şekillendirmiştir.
Akademik Yükseliş ve Üniversite Yılları
Mach, henüz küçük bir çocukken eğitim serüvenine evde başladı. On dört yaşına kadar ailesinden ders alan üstün zekâlı genç, daha sonra Kromeriz'de bulunan spor okuluna kaydoldu. Bu kurumda üç yıl süreyle eğitim gördükten sonra, 1855 yılında Viyana Üniversitesi kapılarını araladı. Üniversite yđllarında geniş bir ilgi yelpazesine sahipti. Prag ve Viyana üniversitelerinde sırasıyla fizik, fizyoloji ve psikoloji üzerine eğitim aldı. Ardından düşünsel dünyasını şekillendiren felsefe alanına yöneldi. Fizik alanındaki doktora derecesini 1860 senesinde tamamlayarak doçentlik unvanını kazandı ve ardından kısa bir dönem tıbbi fizyoloji okudu.
Akademik dünyadaki yükselişi hız kesmeden devam etti. İlk olarak 1864 yılında Graz Üniversitesi bünyesinde matematik profesörü olarak göreve getirildi. Sadece iki yıl sonra, 1866'da aynı okulda fizik profesörü olarak atandı. Deneysel çalışmalara ağırlık veren Mach, 1867 yılında Prag'daki Charles Üniversitesi'nde deneysel fizik kürsüsünün başkanlığına getirildi. Bu dönemde yürüttığü araştırmalar, onun dünya çapında ün kazanmasına zemin hazırladı. 1895 ile 1901 yılları arasında ise Viyana Üniversitesi'nde felsefe kürsüsünde dersler vererek düşünsel mirasını genç nesillere aktardı.
Aerodinamik, Ses Hızı ve Şok Dalgaları
Mach'ın fen bilimlerine sağladığı katkıların odağında, aerodinamikte ses hızının oynadığı rolü ve bu hızın cisimlerin hareketleri üzerindeki etkilerini ortaya çıkarması yer alır. Ses limitini aşan nesnelerin davranışlarını inceleyen bilim insanı, hava akımları ile patlama dalgalarının görsel kayıtlarının alınması yönünde yöntemler geliştirdi. Akışkan bir ortamda yol alan cismin hızının, aynı ortamdaki ses yayılım süratine oranını veren matematiksel değer, günümüzde de onun anısına "Mach sayısı" olarak adlandırılmaktadır. Normal atmosfer basıncında ve deniz seviyesinde saatte ortalama 1200 kilometreye ulaşan bu hız eşiği "Mach 1" değerini oluştururken, bu orantının iki katı "Mach 2" şeklinde ifade edilmektedir.
Fizikçi, namlularından çıkan mermilerin ses hızı barajını nasıl aştığını açıklayan ilk araştırmacı olmuştur. Oğlu Ludwig Mach ile birlikte yürüttığü ortak laboratuvar çalışmalarında, özel görüntüleme tekniği sayesinde hava içindeki gözle görülmeyen değişim dalgalarını fotoğraflamayı başardı. Genç Ludwig, babasının öncülük ettiği bu yöntemleri 1890'ların başında daha da geliştirerek daha berrak ve net görseller elde etmeyi başardı. Ancak Mach'ın fizik dünyasındaki her tezi kabul görmedi. Atomların fiziksel mevcudiyetini reddetmesi, bilim çevrelerinde büyük bir tartışma başılattı. Ünlü fizikçi Ludwig Boltzmann tarafından 1897 yılında sunulan konferanstan hemen sonra, atomların gerçekliğine inanmadığını açıkça ilan etti. Bu tutumu nedeniyle 1908-1911 yılları arasında Max Planck tarafından modern fizikle ters düşmekle eleştirildi.
Felsefi Yaklaşımı ve Bilim Felsefesine Katkıları
Mach, felsefe dünyasına adımını ünlü düşünür Immanuel Kant'ın eserlerini inceleyerek attı. İlerleyen yıllarda ise düşüncelerini Baruch Spinoza, Herbert Spencer ve Gustav Fechner gibi isimlerin tezleri üzerinden temellendirdi. Çağdaş düşünce yapısında "bilimcilik" olarak adlandırılan akımın kurucu babası olan düşünür, duyusal yolla algılanan evrenin tek gerçeklik olduğunu savunmuştur. Ona göre nesneler, yalnızca duyumlarımız vasıtasıyla kavranabilen varlıklardır. Ses, koku, renk, dokunma, uzay ve zaman gibi kavramların tamamı insan algısının ürünleridir. Dış dünya duyulardan bağımsız bir şekilde varlık gösteremez. Çeşitli bilim dalları evrenin bütünlüğünü parçalara ayırdığı için, felsefenin asıl vazifesi bu parçalanmış dünyayı yeniden tek bir bütün hâline getirmektir. Bu amaç doğrultusunda düşünsel analiz ile deney bilimlerinin yöntemlerinin birlikte kullanılması gerektiğini savunmuştur.
Geliştirdiği bu yaklaşım, mantıksal pozitivizm ile Amerikan faydacılığı üzerinde derin izler bırakmıştır. Isaac Newton'un mutlak uzay ve zaman görüşlerine yönelttiği eleştiriler, Albert Einstein'ın görelilik kuramını şekillendirmesine yardımcı olmuştur. Einstein, her ne kadar başlangışta Mach'ın görelilik teorisinin en büyük öncülerinden biri olduğunu belirtmiş olsa da, daha sonra düşünürün temel olarak Newton'un tüm felsefesine şekilsel olarak karşı durduğunu fark etmiş ve bu eleştirilerin aslında büyük bir değer taşımadığı yargısına ulaşmıştır.
Son Yılları, Emeklilik ve Vefatı
Uzun yıllar süren yoğun akademik çalşmalarının ardından Mach, 1901 senesinde Viyana Üniversitesi'ndeki görevinden ayrılarak emekliye ayrıldı. Akademiden uzaklaştıktan sonra Avusturya parlamentosunun üst meclisinde saygın görevlere getirildi ve siyasi hayata da adım attı. Şehir hayatından ve resmi sorumluluklarından sırılan bilgin, 1913 yılında Viyana'dan taşınmaya karar verdi. Oğlunun Münih yakınlarında yer alan Vaterstetten kasabasındaki evine yerleşti. Burada yaşamının son dönemini geçirirken, üretkenliğinden ödün vermedi. Fikirlerini kaleme almaya ve bilim dünyasıyla düzenli mektuplaşmalarda bulunmaya devam etti. Düşünsel mirasını pekiştiren kitaplar yazmayı hayatının son anına kadar sürdürdü. Ernst Mach, 19 Şubat 1916 günü, doğum gününden sadece bir gün sonra Münih'te 78 yaşında hayatını kaybetti.
Düşünürün en önemli eserleri şöyledir:
- 1883 - Die Mechanik in ihrer Entwicklung (Mekanik ve Kendi İçinde Evrimi)
- 1886 - Die Analyse der Empfindungen (Duyumların Çözümlemesi)
- 1905 - Ertenntnis und Irrtum (Bilgi ve Hata)
