Erol Atar, 1954 yılında Ankara'da dünyaya geldi. Fotoğrafçılıkla ilişkisi aile mirasından gelir: babası Mutahhar Atar, Sıhhıye'deki büyük çarşının yanı başında küçük bir dairede fotoğraf atölyesi işletmekteydi. Erol Atar, 1973'te ODTÜ'deki mühendislik öğrenimini babasının felç geçirmesi üzerine yarıda bırakarak bu mirası devraldı ve fotoğrafçılığı doğrudan babasından öğrendi.
Ankara Yılları ve İlk Adımlar
Kariyerinin ilk döneminde Ankara Sanat Tiyatrosu'nun kulis koridorlarında dolaşarak sahne fotoğrafları çekti. Geceleri gazino ve kulüplere giriyor, orada sahneye çıkan sanatçıları mercek altına alıyordu. Makyaj, kostüm ve saç perukların oluşturduğu görsel dünyanın içinde özgün bir kompozisyon anlayışı geliştirdi. Bu dönemde Zeki Müren ile kurduğu iş birliği, kariyerinin seyrini kökten değiştirecekti. Müren, Köşk Gazinosu'ndaki programları sırasında Erol Atar'a ilk pozu verdikten sonra bir daha başka fotoğrafçıya yönelmedi.
İstanbul'da Yükseliş
1980 sonrasında İstanbul'a taşınan Atar, Elmadağ-Pangaltı çevresinde bir stüdyo kurdu. Zeki Müren'in fotoğrafçısı olarak kazandığı itibar, kapısına uzun bir kuyruk getirdi: mankenler, film artistliğine heves edenler, fotomodeller randevu almak için sıraya girdi. 1983 seçimlerinin ardından Turgut Özal'ın da fotoğrafını çekmesiyle siyasi camia da bu kuyruğa katıldı; liderlerden milletvekili adaylarına kadar pek çok isim için vazgeçilmez bir tercih hâline geldi. Aynı dönemde Erkekçe ve Playmen gibi erotik dergilerle de iş birliği yaptı.
Emeklilik ve İzmir
Erol Atar, yaklaşık otuz yıl süren kariyerini 2000 yılında noktaladı. İstanbul'u geride bırakarak İzmir'e yerleşti ve fotoğrafçılıktan el çekti. Tek çocuğu olmayan aile ortamında yetişen Atar'ın iki yaş küçük bir kız kardeşi bulunmaktadır.
