Türk düşün dünyasının en özgün isimlerinden biri Celâl Yalınız'dır. O, daha çok Sakallı Celâl lakabıyla bilinir. Mart 1886 tarihinde hayata gözlerini açan sıra dışı düşünür, yaşamı boyunca kendi bildiği yolda tavizsiz bir duruş sergiledi. Kendisi, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde, Sultan II. Abdülhamid'in Bahriye Nâzırlığını yürüten Hüseyin Hüsnü Paşa'nın öz oğludur. Galatasaray Sultanisi yıllarında efsanevi şair Tevfik Fikret'in gözde öğrencisi olan Yalınız, hocasının hayata bakışına ve ilkelerine sadakatle bağlandı. Özellikle Fikret'in 'Hak bellediğin bir yola yalnız gideceksin' dizesini hayatının temel prensibi yaptı. Kalıcı hiçbir yazılı eser bırakmayan bu bilge insan, entelektüel tavrıyla toplumda derin izler açtı. Sıra dışı düşünür, 6 Haziran 1962 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.
Tevfik Fikret'in İzinde Bir Yaşam ve Sorbonne Yılları
Genç Celâl, Galatasaray Sultanisi sıralarında Hamdullah Suphi ile sınıf arkadaşı olarak eğitim gördü. Akrabaları arasında tanınmış eğitimci Mustafa Satı Bey de yer almaktaydı. Çok iyi Fransızca bildiği için, hocası Tevfik Fikret'in vesilesiyle Fransa'daki ünlü Sorbonne Koleji'ne gönderildi. Yurda döndükten sonra, ülkenin çalkantılı döneminde Hareket Ordusu saflarına katılmaktan geri durmadı. Ancak gençlik yılları ailevi trajedilerle gölgelendi. Subay ağabeyinin padişaha muhalefet etmesi sebebiyle sürgüne gönderilmesinin ardından, diğer ağabeyinin de talihsiz bir kaza sonucunda aniden hayatını kaybetmesi, genç Celâl'in ruh dünyasında ve aile yaşamında derin yaralar açmıştır. Bu büyük kayıpların ardından, Fransızca öğretmeni olarak tayin edildiği Üsküp'e giderek burada görev yaptı.
Sıra Dışı Bir Entelektüel ve Protesto Eylemleri
Sakallı Celâl, ömrünün ilerleyen dönemlerinde sergilediği sivil itaatsizlik eylemleri ve toplumsal tepkileriyle de belleklerde yer edinmiştir. Özellikle 1950'li yıllarda gerçekleştirdiği bir eylem, onun tavizsiz aydın duruşunun en simgesel örneklerinden birini oluşturur. Sıra dışı düşünürün, 1950'li yıllarda valilik binasının önünü elinde süpürgeyle çöpçü kılığında temizleyerek gerçekleştirdiği sessiz protesto eylemi, o sırada caddeden geçmekte olan araştırmacı yazar Rasih Nuri İleri ile Profesör Kerim Erim'in gözleri önünde cereyan etmiştir. Profesör Erim, yerleri süpüren bu yaşlı çöpçünün ellerine sarılarak büyük bir hürmetle öpmeye başlamıştır. İleri, o anın şaşkınlığını ve Celâl Bey'in toplum gözündeki gizli saygınlığını anılarında coşkuyla anlatmaktadır. Yazılı bir yapıtı bulunmamasına rağmen, onun bu derin bilgeliği çevresindekileri her zaman büyülemeyi başarmıştır.
Zengin Entelektüel Çevresi ve Aşiyan Mezarlığı
Sakallı Celâl, ardında geleceğe miras kalacak hiçbir basılı eser bırakmamış olsa da, yaşadığı dönemin en seçkin edebiyatçıları, bilim insanları ve sanatçılarıyla kurduğu köklü dostluklar sayesinde entelektüel hayatın tam merkezinde konumlanmıştır. Onun yakın dostluk kurduğu ve çevresinde bulunduğu isimlerin çokluğu, entelektüel birikiminin en büyük kanıtıdır. Fikirleri bugün bile yaşamaktadır. Kendisine yakınlığıyla bilinen ve hayatına dokunan dostlarından bazıları şunlardır:
- Yusuf Ziya Ortaç, Celâl İleri ve ünlü şair Ahmet Haşim
- Kendisine 'öğretmenim' diye hitap eden büyük şair Nâzım Hikmet
- Ordinaryüs Matematik Profesörü Ali Yar, yazar Haldun Taner ve Galatasaray'ın kurucusu Ali Sami Yen
- Edebi ve fikri dünyasından beslenen Nurullah Ataç, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Ahmet İsvan ve Kazım Taşkent
- Türk şiirinin öncülerinden Melih Cevdet Anday ile Orhan Veli
Bu eşsiz yaşamın tüm detayları, yıllar sonra araştırmacı yazar Orhan Karaveli tarafından kaleme alınan biyografi eseriyle gün yüzüne çıkarılmıştır. 2004 yılında yayımlanan 'Sakallı Celâl - Bir Bilinmeyen Ünlü'nün Yaşam Öyküsü' adlı eser, onun gizemli yaşamına ışık tutmaktadır. Düşünürümüz, geçirdiği beyin kanaması sebebiyle aramızdan ayrılmış ve ebedi uykusuna çekilmiştir. Çok değer verdiği öğretmeni Tevfik Fikret'in yanına, huzurlu Aşiyan Mezarlığı'na defnedilerek son yolculuğuna uğurlanmıştır.