Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yılı olan 1923'te İstanbul'da dünyaya gelen Ahmet İsvan, kent yönetimine kazandırdığı halkçı bakış açısıyla Türk siyasi tarihinin en saygın şahsiyetlerinden biridir. 1973-1977 yılları arasında İstanbul Belediye Başkanlığı görevini yürüten İsvan, özellikle dar gelirli İstanbulluların sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi amacıyla kurduğu Halk Ekmek fabrikalarıyla sosyal belediyecilik ekolünün öncüsü olmuştur. Tam adı Ahmet Vamık İsvan olan bu unutulmaz devlet adamı, ömrünü kamu yararına adayarak 1 Mayıs 2017 tarihinde 94 yaşında İstanbul'da aramızdan ayrılmıştır.
Cumhuriyet İdealleriyle Şekillenen Bir Gençlik ve Tarım Tutkusu
Ahmet İsvan, Cumhuriyet'in ilerici ruhuyla büyüdü. Babasının Sümerbank'taki görevi nedeniyle ilkokulu İstanbul'da, ortaokulu ise Ankara'da tamamladı. Bu kamusal çevre halkçı dünya görüşünün temellerini oluşturdu. Lise eğitimi için prestijli Robert Koleji'ne giren İsvan, burada en yakın sınıf arkadaşı Bülent Ecevit ve müstakbel hayat arkadaşı Reha İsvan ile tanışarak yaşamının en önemli dönüm noktalarını yaşadı. Fen derslerinde biyolojiyle kurduğu güçlü bağ onu tarım bilimine yönlendirirken, mezuniyet sonrası Kaliforniya Üniversitesi'nde tarım ve meyvecilik eğitimi alarak Amerika'daki yükseköğrenimini tamamladı.
1950 yılında Reha İsvan ile evlenen Ahmet İsvan, Yalova'nın Taşköprü beldesine yerleşerek modern tarım tekniklerini uyguladığı örnek bir çiftlik kurdu. Bilimsel yöntemlerle işletilen bu arazi, kısa sürede akademik araştırmalara dahi konu olan model bir üretim havzasına dönüştü. İsvan, toprağa olan sevgisini pratik yaklaşımlarla harmanlayarak Yalova bölgesinde uzun yıllar boyunca tarımsal kalkınmanın öncülüğünü yaptı.
İstanbul'da Devrim Niteliğinde Bir Sosyal Belediyecilik Dönemi
Siyasi yaşamına CHP Yalova teşkilatında adım atan İsvan, yıllar süren çalşmalarının ardından İstanbul İl Yönetim Kurulu Sekreterliği görevine getirildi. 1973 yerel seçimlerinde CHP'nin İstanbul Belediye Başkanı adayı gösterilen tecrübeli isim, kentin kronik sorunlarına sosyal demokrat ve halkçı çözümler getirmeyi vaat etti. Sandık sonuçları açıklandığında, Adalet Partisi'nin adayı Fahri Atabey karşısında yüzde 63,6 gibi ezici bir oy oranıyla tarihi bir zafer elde etti.
Böylece 14 Aralık 1973 tarihinde İstanbul'un 61. Belediye Başkanı olarak göreve başladı. İsvan'ın Aralık 1977'ye kadar süren görev dönemi, Türkiye'de 'belediye sosyalizmi' anlayışının en parlak örneklerinden biri haline geldi. Ağır ekonomik bunalımlara ve merkezi hükümetin baskılarına rağmen, kararlarında hep dar gelirli yurttaşların menfaatini gözetti. Belediyenin borçlarını azaltırken, kuruma ait taşınmaz mülkleri ilk kez kamuoyuna açıklayarak şeffaf yönetim ilkesini hayata geçirdi.
Belediye başkanlığı döneminde fırıncıların fiyat tekeline karşı halkın yanında yer alarak, 1977 yılında İstanbul Halk Ekmek Fabrikası'nı kurdu. Yoksul kesimlerin bütçesine doğrudan katkı sağlayan bu adım, kalıcı bir sosyal politika modeli oldu. Görevini Aralık 1977'de Aytekin Kotil'e devreden efsane başkan, İstanbulluların zihninde silinmez bir iz bıraktı.
Darbeden Sonra Gelen Yargılama Süreci ve Entelektüel Üretim
Ancak 12 Eylül 1980 darbesinin ardından haksız ithamlarla karşı karşıya kaldı. 1 Mayıs 1977'de Taksim'de yaşanan trajik olaylarla ilişkilendirilerek DİSK davasında yargılandı. İşçilere belediye otobüslerini tahsis ettiği gerekçesiyle Kasım 1980'den Ocak 1983'e kadar yaklaşık 27 ay hapiste tutuldu. Hukuk mücadelesinin sonunda tüm iddialardan beraat ederek özgürlüğüne kavuştu.
Tahliye edildikten sonra Taşköprü'deki çiftliğine dönen İsvan, bir süre sessizce tarımla ilgilendi. Daha sonra Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) saflarına katılarak 1988-1995 yılları arasında parti meclisinde görev yaptı. Yaşamının ilerleyen yıllarında ise aynı zamanda anılarını kaleme alarak yazarlığa adım attı. 2002 yılında neşredilen 'Başkent Gölgesinde İstanbul' adlı kitabında, belediye başkanlığı günlerini ve kentin yaşadığı büyük dönüşümü tüm çıplaklığıyla anlattı.
2009 yılında çıkardığı 'Köprüler Gelip Geçmeye: Tarımda Bir Modernleşme Öyküsü' isimli eseriyle Yalova'daki modern çiftlik serüvenini yazılı hale getirdi. Atatürk ile birlikte 1919'da Samsun'a çıkan subaylardan Kemal Doğan'ın kızı Reha İsvan ile üç çocuk sahibi oldu. Reha İsvan'ın 2013'teki kaybından dört yıl sonra, 1 Mayıs 2017'de 94 yaşında hayata veda eden Ahmet İsvan, Teşvikiye Camii'ndeki törenin ardından Yalova Taşköprü'de eşinin yanına defnedildi.
Ahmet İsvan'ın toplumcu ve demokrat kimliğinin temel taşları şunlardır:
- Halkçı Belediyecilik: Fırıncıların tekeline karşı dar gelirli halkı koruyan Halk Ekmek fabrikasını faaliyete geçirmiştir.
- Modern Tarım Girişimciliği: Yalova'da kurduğu örnek çiftlikte bilimsel tekniklerle üretim yapmıştır.
- Demokratik Duruş: 12 Eylül dönemindeki baskılara ve yargılamalara karşı emeğin ve adaletin yanında durmuştur.
- Entelektüel Miras: İstanbul'un yönetim dönemini ve modern tarım tecrübelerini anlatan eserler yayımlamıştır.
