İçeriğe Atla
Sigmund Freud fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Sigmund Freud Kimdir?

Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud, 1856'da Pribor'da doğdu. İnsan zihninin derinliklerini keşfeden efsanevi hekimin sıra dışı yaşamı ve kariyeri.

Diğer adlar: Analitik psikolojinin kurucusu, Derinlik psikolojisinin kurucusu

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Sigmund Freud Hakkında

Modern psikolojinin en sarsıcı figürlerinden biri olan Sigmund Freud, 6 Mayıs 1856 tarihinde Pribor kentinde, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu sınırları içerisinde dünyaya gözlerini açtı. Tıp dünyasında çığır açan kuramlarıyla tanınan bu dahi hekim, derinlik psikolojisinin şekillenmesinde Carl Jung ve Alfred Adler ile birlikte en önemli üç sacayağından birini oluşturur. Yahudi bir aileye mensup olan ve esnaflık yapan Jacob Freud'un oğlu olarak hayata başlayan Sigmund, çocuk yaşta taşındığı Viyana sokaklarında zihninin ilk temellerini attı. Ailesinin özgür düşünceli yapısı sayesinde inanç özgürlüğünü serbestçe yaşayan hekim, ilerleyen yıllarda ateist olduğunu ilan ettiğinde de babasından büyük bir saygı gördü.

Zihnin Haritasını Çizen Akademik Serüven

O dönem yürürlükte olan toplumsal kurallar nedeniyle Yahudi kökenli gençlerin yönelebileceği sınırlı meslek grupları bulunmaktaydı. Bilime karşı içinde büyük bir tutku besleyen Sigmund Freud, tercihini tıp eğitiminden yana kullanarak 1873 yılında Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesine dahil oldu. Asıl gayesi nöropsikoloji alanında derinlemesine araştırmalar gerçekleştirmek olsa da, maddi imkansızlıklar onu nöroloji pratiklerine yönelmeye mecbur bıraktı. Bu dönemde hayatının dönüm noktalarından biri olan hekim Josef Breuer ile yolları kesişti. İki araştırmacı, psikoterapi dünyasında devrim yaratacak olan "konuşma kürü" metodunu birlikte geliştirdiler. Ardından 1882 ve 1883 yıllarında Theodor Meynert Psikiyatri Kliniği çatısı altında görev alarak pratik tecrübelerini artırdı.

Kariyer basamaklarını hızla tırmanan genç hekim, kokain maddesi üzerinde de kapsamlı bilimsel çalışmalar yürüttü. Zihinsel rahatsızlıkların gizemini çözmek amacıyla Paris'e giderek dönemin efsanevi nöroloğu Jean-Martin Charcot ile bir araya geldi. Burada hipnoz uygulamaları ve histeri olgusu üzerine yoğun bir mesai harcadı. 1886 senesinde Viyana'ya geri dönen Sigmund Freud, hem kendi özel muayenehanesini kurdu hem de hayatını birleştireceği evliliğe adım attı. Tedavilerinde uzun süre hipnoz yöntemini kullansa da, zaman içinde bu tekniğin yetersiz kaldığı kanısına vararak muayene metodunu sonlandırdı.

Yazın Dünyası ve Cinsellik Kuramları

Yeni bir yüzyılın eşiğinde, insan psikolojisinin karanlık dehlizlerini aydınlatacak en önemli eserlerini kaleme almaya başladı. 1900 yılında rüyaların gizemini irdeleyen ünlü çalışmasını, ardından 1901'de günlük yaşam pratiklerindeki zihinsel sürçmeleri inceleyen eserini yayımladı. 1902 senesinde Viyana Üniversitesi kadrosunda profesör unvanını elde eden hekim, bilimsel çalışmalarını kurumsallaştırmak adına 1906 yılında Psikanalitik Topluluğu oluşumunu hayata geçirdi. Çocukluk çağı deneyimlerinin insan karakteri üzerindeki belirleyici gücünü savunarak Oedipus kompleksi teorisini tıp dünyasıyla paylaştı. Bu kuramlar özellikle cinsellik üzerine yaptığı yayınlarla birleşince toplumda büyük yankı uyandırdı.

Aynı zamanda mutlu ve uzun soluklu evliliğinde altı çocuk sahibi olan hekimin en küçük kızı Anna Freud, babasının kalbinde bambaşka bir konuma sahipti. Anna, babasının izinden giderek psikanalitik akımın öncülerinden biri oldu ve bu alanda büyük saygınlık kazandı. İlginç bir detay olarak, hekim kızının psikanaliz sürecini bizzat kendisi yürüterek teori dünyasında benzersiz bir tartışma alanı yarattı. İlk uluslararası konuşmasını 1909 yılında Massachusetts'te yer alan Clark Üniversitesi bünyesinde gerçekleştiren bilim insanı, fikirlerini dünya sahnesine taşıdı.

Zorlu Yıllar ve Hüzünlü Veda

Hayatının son dönemleri hem amansız bir hastalıkla mücadeleyle hem de dönemin siyasi buhranlarıyla geçti. Sigara bağımlılığının faturası olarak 1923 yılında çene kanserine yakalanan Sigmund Freud, 16 yıl süren bu amansız hastalık boyunca tam 33 kez cerrahi operasyon geçirmek zorunda kaldı. Bu acılı yıllarda Avrupa'da yükselen Nazi rejimi, onun bilimsel eserlerini de hedef alarak meydanlarda yaktı. 1938'de Avusturya'nın Almanya tarafından işgali üzerine eşiyle birlikte İngiltere'ye sığınmak zorunda kaldı. Büyük düşünür, 23 Eylül 1939'da sığındığı İngiltere topraklarında 83 yaşında yaşama gözlerini yumdu. Günümüzde hem Viyana'da hem de İngiltere'de ömrünü geçirdiği daireler, onun anısını yaşatan Sigmund Freud Müzesi olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.

Dünya düşünce tarihine yön veren hekimin geride bıraktığı başlıca eserler şunlardır:

  • Günlük Yaşamın Psikopatalojisi
  • Düşlerin Yorumu
  • Psikanaliz Üzerine Beş Ders
  • Musa ve Tek Tanrıcılık
  • Narsizmin İncelemesine Giriş
  • Tutukluk, Semtom ve Korku (1926)
  • Haz İlkesinin Ötesinde Ben veİd
  • Olgu öyküleri
  • Cinsellik Kuramı Üzerine Üç Deneme (1905)
  • Nükte ve Bilinçdışı’yla İlişki (1905)
  • Psikanalizin Tarihçesi (1914)
  • Psikanalize Giriş Dersleri (1917)
  • Psikanaliz ve Uygulama
  • Totem ve Tabu
  • Bir Yanılsamanın Geleceği (1927)
  • Kültür İçindeki Huzursuzluk (1930)
  • Uygarlığın Huzursuzluğu
  • Psikanaliz Üzerine
  • Yaşamım ve Psikanaliz (1925)

İlgili Kişiler

Meslek, coğrafya, dönem ve ilgi alanı benzerliğine göre önerilen profiller.

Benzerlik skorları meslek, coğrafya, dönem ve Wikidata bağlantılarına göre otomatik hesaplanır.
Sigmund Freud Kimdir? Psikanalizin Kurucusunun Bilinmeyen Hayatı | Haberlendin