1998 yılında kazandığı Nobel Edebiyat Ödülü ile adını dünya yazınına altın harflerle yazdıran José de Sousa Saramago, Portekiz'in yoksul bir köyünde dünyaya gelip kendine has üslubuyla evrensel bir edebiyat çınarına dönüşen Portekizli efsanevi bir yazardır. 16 Kasım 1922 tarihinde Lizbon'un kuzeyinde yer alan Azinhaga'da hayata gözlerini açan usta edebiyatçı, yaşamı boyunca toplumsal adaletsizlikleri ve faşizmi kendine has muzip anlatımıyla eleştirmiştir. Makinistlikten teknik ressamlığa kadar pek çok farklı alanda çalışan sanatçı, düz yazılarında yalnızca nokta ve virgül kullanarak edebiyat dünyasında eşine az rastlanır bir çığır açmıştır. Saramago, ömrünün son yıllarını geçirdiği Kanarya Adaları'nda 2010 yılının Haziran ayında yaşama veda etmiştir.
Yoksul Bir Köyden Lizbon Sokaklarına Uzanan Yaşam
José de Sousa Saramago, Ribatejo bölgesinin Azinhaga adlı küçük bir köyünde, topraksız ve yoksul bir köylü ailesinin çocuğu olarak büyüdü. Ailesi daha iyi bir yaşam umuduyla ülkenin başkenti Lizbon'a taşındığında küçük José henüz çocuk yaştaydı. Burada eğitimine başlayan gelecek vaat eden genç, okul döneminde de kırsal kesimdeki tarım işlerinde ter dökmek zorunda kaldı. Ancak geçim sıkıntıları yakasını bırakmadı. Maddi sorunlar yüzünden öğrenimini yarıda bırakıp makinistlik eğitimi aldı. Bu karar, onun hayata tutunma mücadelesinin ilk büyük adımıydı. Saramago, ekmeğini kazanmak adına gençlik yıllarında teknik ressamlıktan redaktörlüğe, editörlükten çevirmenliğe kadar uzanan son derece geniş bir yelpazede çalışan yazar, farklı meslekleri deneyimleyerek dünyaya bakışını zenginleştirdi. Bir yayınevinin üretim departmanında görev aldıktan sonra Diario ve Lisboa gibi önemli yayın organlarında kültür editörlüğü yaptı. Gazetelerde yazdığı keskin siyasi yorumlar, onun toplumsal duyarlılığını ve politik duruşunu şekillendiren temel taşlardan biri haline geldi. Portekiz Yazarlar Birği yönetiminde de sorumluluk alan yazar, 1976 yılından itibaren tüm zamanını sadece kitaplarına ayırma kararı aldı.
Yazın Dünyasında Kuralları Yıkan Bir Tarz
Saramago, edebiyat dünyasında sadece anlattığı konularla değil, biçimsel devrimleriyle de çok konuşulan bir isim oldu. İlk romanı Günah Ülkesi'ni 1947 yılında yayımladı. Bu ilk denemenin ardından uzun yıllar boyunca roman türünde herhangi bir eser ortaya koymadı. Yazarlık serüvenine 1966 senesinde okurlarla buluşturduğu Muhtemel Şiirler adlı yapıtıyla kararlı bir dönüş yaptı. Usta kalemi çağdaşlarından ayıran en belirgin nitelik, onun geleneksel yazım kurallarına meydan okuyan dil tasarımıydı. Düz yazılarında nokta ve virgülden başka hiçbir noktalama işaretine yer vermedi. Diyalogları ve anlatımı kesintisiz bir nehir gibi akıtan bu biçem, okura adeta bir konuşma ritmi sundu. Bu sıra dışı tekniğe eşlik eden muzip ve ironik ton, onun yapıtlarını derinlemesine çekici kıldı. Avrupa'da tırmanan faşizmi hedef aldığı Ricardo Reis’in Öldüğü Yıl romanıyla büyük yankı uyandırdı. 1991 yılına gelindiğinde ise İsa'ya Göre İncil adlı cesur yapıtını edebiyat dünyasına kazandırdı. Kutsal kitap anlatılarını ters yüz eden bu eser, kilisenin büyük tepkisini çekti. Resmi makamlarca aforoz edilmesine yol açan bu gerilim, yazarın Portekiz'den ayrılmasına neden oldu. Ülkesinde karşılaştığı bu sert siyasi ve dini engellerin ardından yazar, 1993 yılında hayat arkadaşı Pilar del Rio ile birlikte İspanya egemenliğindeki Kanarya Adaları'nda yer alan Lanzarote'ye göç ederek oraya yerleşti.
İnsanlığın Ortak Yaralarına Tutulan Bir Ayna
Portekizli dahi yazar, 1995 yılında dünya edebiyat tarihinin en sarsıcı başyapıtlarından biri kabul edilen Körlük romanını kaleme aldı. Yapıtta ne karakterlerin isimleri ne de mekânlar belirgindir. Yazar, okuyucuyu sadece bir salgın gibi yayılan körlük olgusuyla baş başa bırakmayı seçmiştir. Ayrıca bu sarsıcı eser, fiziksel kayıplardan ziyade modern toplumların yaşadığı ahlaki ve manevi körleşmeyi gözler önüne serer. Büyük kitlelere ulaşan bu etkileyici roman, ilerleyen yıllarda beyaz perdeye de uyarlanarak sinema dünyasında kendine yer buldu. Ardından kaleme aldığı son kitabı Kabil'de ise insanlığın en eski anlatılarından birini farklı bir perspektifle ele aldı. Kutsal metinlerdeki kardeş katili Kabil'i klasik kötü kalıbının dışına çıkararak, ezber bozan alternatif bir dinler tarihi sundu. Yaratıcı dehasını farklı türlerde de kanıtlayan sanatçı, aynı zamanda şiir, deneme, günlük ve oyun türlerinde de önemli yapıtlar vermiştir. Bu muazzam üretim, 1998 senesinde Nobel Edebiyat Ödülü ile taçlandırıldı. Saramago, bu büyük haberi aldığında Frankfurt Kitap Fuarı'ndan ayrılarak havaalanına doğru yola çıkmıştı. Ödülün ilan edilmesiyle yetkililer onu acilen fuara geri çağırdı. Fakat o, edebiyat tarihine geçecek olan 'bırakın karıma gideyim' sözleriyle bu teklifi nazikçe geri çevirdi. José Saramago, 18 Haziran 2010 tarihinde Lanzarote'deki evinde 88 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Yazarın Türkçe Edebiyat Dünyasındaki Başlıca Eserleri
- Günah Ülkesi (Terra do Pecado - 1947)
- Ricardo Reis'in Öldüğü Yıl (O ano da morte de Ricardo Reis - 1984)
- İsa'ya Göre İncil (O evangelho segundo Jesus Cristo - 1991)
- Körlük (Ensaio sobre a cegueira - 1995)
- Kabil (Cain - 2010)
