İspanya'nın yetiştirdiği en büyük opera devlerinden biri olan Jose Carreras, Barselona'nın Sants mahallesinde 5 Aralık 1946'da dünyaya gözlerini açtı. Asıl ismi Josep Maria Carreras i Coll olan efsanevi tenor, çocuk yaşta keşfettiği müzik tutkusu sayesinde dünya sahnelerinin zirvesine tırmandı. Küçük yaşta başlayan bu tutku, onu Pavarotti ve Domingo ile kurduğu Üç Tenör efsanesine ve görkemli bir kariyere taşıdı. Üç çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak başladığı hayat serüveninde, ailesi daha iyi bir yaşam arayışıyla 1951 yılında Arjantin'e göç etti fakat bir yıl sonra İspanya'ya geri döndü.
Müziğe Adanan Gençlik Yılları ve İlk Adımlar
Henüz altı yaşındayken izlediği "The Great Caruso" filmi, küçük Jose'nin hayatını sonsuza dek değiştirdi. İtalyan tenor Enrico Caruso'nun hayatından etkilenen çcmd, operaya derin bir ilgi duymaya başladı. Dede Salvador Coll'un ısralı teşvikleriyle aile, bütçelerini zorlayarak ona müzik eğitimi sağladı. İlk olarak arkadaşının annesi Magda Prunera'dan piyano ve şan dersleri alan Carreras, sekiz yaşında Barselona Belediye Konservatuarı'nda resmi müzik eğitimine başladı.
Genç Jose, Montserrat Enstitüsü ve Conservatori Superior de Música del Liceu'daki eğitiminin ardından, ailesinin yönlendirmesiyle kimya bölümüne girdi. Ancak içindeki müzik aşkını bastıramayarak iki yıl sonra laboratuvarı tamamen terk etti ve kendini şan çalışmalarına adadı. Aslında ilk radyo performansını henüz sekiz yaşındayken İspanyol Ulusal Radyosu'nda Magda Prunera eşliğinde "La donna è mobile" aryasını seslendirerek gerçekleştirmişti. Profesyonel sahnelere ilk büyük adımını ise 11 yaşında, 3 Ocak 1958'de Barselona'nın ünlü Gran Teatre Del Liceu binasında attı.
Küresel Başarılar, Leyla Gencer ve Lösemi Mücadelesi
1970'li yıllara gelindiğinde Carreras, Nabucco ve Lucrezia Borgia operalarındaki performansıyla opera dünyasında fırtınalar estirdi. 1971 yılında Parma'nın prestijli yarışması Voci Verdiane'yi kazandı. Bu zaferin ardından İtalya kapıları açıldı ve ardından New York, San Francisco ve Londra gibi metropollerde dönemin en meşhur sopranolarıyla sahneyi paylaştı. Menajerliğini 1990'ların ortasına kadar üstlenen ağabeyi Carlos Caballé'nin de desteğiyle kariyer basamaklarını hızla tırmandı. Bu dönemde Türk opera severler için unutulmaz bir anı olarak, 1974 yılında Dallas Operası'nda Türk lirik sanatının kraliçesi Leyla Gencer ile birlikte sahne aldı; Lucresse ve Gennaro karakterlerine hayat vererek unutulmaz bir düete imza attı.
1987 yılı, efsane sanatçı için büyük bir sınavdı. Kendisine konulan lösemi teşhisiyle sarsılan Carreras, tam bir yıl boyunca kemik iliği nakli ve zorlu tedavilerle boğuştu. Yaşama tutunmayı başaran usta sanatçı, bu amansız hastalıkla mücadele eden başkalarına umut olabilmek adına 1988 yılında José Carreras Lösemi Vakfı'nı kurdu. Sağlığına kavuşan tenor, 1990 Roma Dünya Kupası açılışında Luciano Pavarotti ve Placido Domingo ile birlikte sahne alarak müzik tarihine "Üç Tenör" olarak geçecek efsanevi oluşumu başlattı. 2003 yılına kadar süren bu devasa konserler serisinde üçlü, yaklaşık iki milyon müziksevere canlı performans sergiledi.
Özel Yaşamı, Repertuarı ve Türkiye Konserleri
Carreras, Gaetano Donizetti, Giuseppe Verdi ve Giacomo Puccini'nin ölümsüz eserlerindeki üstün performansıyla hafızalara kazındı. Başarılarla dolu sanat hayatının yanı sıra özel yaşantısında iki evlilik gerçekleştirdi. İlk evliliğini 1971'de Mercedes Pérez ile yaptı ve bu evlilikten Albert (d. 1972) ile Julia (d. 1978) isimlerinde iki çocuğu dünyaya geldi. Çift, 1992 yılında yollarını ayırdı. İkinci evliliğini ise 2006-2011 yılları arasında Jutta Jäger ile yaptı.
Ünlü sanatçının Türkiye ile olan bağı her zaman çok özel kaldı. Sanatçının gerçekleştirdiği önemli Türkiye ziyaretleri şunlardır:
- 15 Ekim 1992: Mersin Devlet Opera ve Balesi'nin açılış töreninde, organizatör Ahmet San'ın girişimleriyle Mersin'de sahne alarak aryalar seslendirdi.
- 25 Mart 2009: İstanbul'da müzikseverlerle buluştuğu özel bir konser verdi.
- 2017: "Final World Tour" adını taşıyan veda turnesi kapsamında İstanbul'da verdiği jübile konseriyle opera severlere anlamlı bir veda sundu.