Placido Domingo, 21 Ocak 1941 tarihinde İspanya'nın Madrid kentinde Retiro bölgesinde dünyaya gelmiştir. Tam adı José Plácido Domingo Embil olan efsanevi İspanyol tenor, güçlü ve dramatik sesiyle opera tarihinin en etkileyici figürlerinden biridir. Kariyeri boyunca hem tenor hem de bariton rolleri üstlenmiş, bununla birlikte dünya genelinde seçkin orkestraları yöneterek şeflik alanında da varlık göstermiştir. Çok yönlü yeteneğiyle tanınan sanatçı; opera filmleri, televizyon yayınları, zengin albüm çalışmaları ve devasa konser turneleriyle klasik müzıği geniş kitlelerle buluşturmuştur.
Müzikle Şekillenen Gençlik Yılları ve Meksika Yolculuğu
Sanatçının müzikal dehası henür çocuk yaşlarda kendini belli etmeye başlamıştır. Babası Plácido Francisco Domingo Ferrer ve annesi Josefa "Pepita" Embil Echániz, onun sanatsal gelişimine rehberlik etmiştir. Domingo, küçük yaşlardan itibaren Meksikalı besteci Agustín Lara'nın ünlü "Granada" eserini o kadar başarılı seslendiriyordu ki, ailesi ona "El Granado" lakabıyla hitap ediyordu. 1949 yılında, henüz sekiz yaşındayken ailesiyle birlikte müzikal tiyatro projelerinde yer almak amacıyla Meksika'ya göç etmiştir. Mexico City'de piyano eğitimine yoğunlaşan küçük Domingo, buradaki bir erkek ses yarışmasında ödül kazanarak yeteneğini kanıtlamıştır. Özel derslerin ardından on dört yaşında Mexico City'deki Ulusal Müzik Konservatuarı'na kaydolmuştur. Konservatuarda Igor Markevitch'in yürüttüğü şeflik derslerine katılan genç sanatçı, aynı zamanda Carlo Morelli gözetiminde şan ve ses eğitimi alarak geleceğini şekillendirmiştir.
Küresel Arenada Başarılar ve Rekorlar
Sanatçının geniş repertuvarı Mozart, Verdi, Berlioz, Puccini, Wagner ve Ginastera gibi dev bestecilerin eserlerini kapsamaktadır. Klasik operanın en zorlu kırktan fazla baştenor rolünü canlandıran İspanyol sanatçı, dünyanın en prestijli opera binalarında düzenli olarak sahne almıştır. Sanatçı, dünya genelindeki seçkin sahnelerde şu dillerde eserler seslendirmiştir:
- İtalyanca
- Fransızca
- Almanca
- İspanyolca
- İngilizce
- Rusça
Tenorluğunun yanı sıra bariton rollerini de seslendiren sanatçı, 2009'da Simon Boccanegra operasında canlandırdığı bariton başrolle sesinin zenginliğini bir kez daha ispatlamıştır. Sanatçı, 2003 yılı sonuna kadar hayat verdiği 144 farklı tiplemeyle opera tarihinde kırılması güç bir rekorun sahibi olmuştur. Özellikle Franco Zeffirelli yönetmenliğinde çekilen ve televizyonda gösterilen sinematik opera filmleri sayesinde adını milyonlara duyurmayı başarmıştır.
Domingo'nun uluslararası popülaritesi, 1990 yılında İtalya'daki Dünya Kupası etkinlikleri kapsamında hayata geçirilen Three Tenors (Üç Tenor) konseriyle zirveye ulaşmıştır. İtalyan Luciano Pavarotti ve Katalan Jose Carreras ile birlikte sahne aldığı bu proje, klasik müzik dünyasında bir devrim yaratmıştır. Üç efsane ismin 35 konsere yayılan devasa turne kayıtları, dünya genelinde klasik müziğin en çok satan albüm serisi olma unvanını taşımaktadır. Yarım asrı geride bırakan kariyerinde 140'tan fazla rolü canlandıran sanatçı, 3.600'ü aşkın canlı performans sergilemiş ve 500'den fazla konseri şef olarak yönetmiştir. Çoğu tam opera kayıtlarından oluşan 100'ü aşkın stüdyo albümüne imza atarak müzik dünyasının en saygın ödüllerinden biri olan Grammy Ödülü'nü tam 9 kez kazanmıştır. 2014 yılında başlattığı büyük dünya turnesi kapsamında New York, Berlin, Londra, Madrid, Rio de Janeiro ve Milano gibi ünlü metropollerin ardından İstanbul'da da konserler vermiştir.
Sosyal Sorumluluk, Yönetim Dönemi ve Yaşamı
Kariyerindeki sanatsal başarıların yanında insani yardım faaliyetlerine de önem veren sanatçı, afetzedeler ve hayır kurumları yararına çok sayıda dayanışma konseri organize etmiştir. Özellikle 1986 yılında, 1985 Mexico City depreminin mağdurları için yardım amaçlı konserler düzenlemiş ve bu süreçte özel bir hayır albümü yayınlamıştır. Depremzedelere sağladığı bu büyük destek ve sanatsal katkıları nedeniyle 21 Ağustos 2007 tarihinde Mexico City'de sanatçının anısına bir heykel dikilmiştir. Yönetici kimliğiyle de öne çıkan İspanyol müzisyen, 1996 ile 2011 yılları arasında Washington Ulusal Operası'nın genel müdürlüğünü üstlenmiştir. Ardından 2017-2019 yılları arasında California'daki Los Angeles Operası'nın genel müdürlüğü görevini yürütmüş, ancak 2019 yılının ekim ayında hakkındaki cinsel taciz suçlamalarının ardından bu görevden istifa etmiştir.
Sanatçının erken dönem kariyerinde İsrail Ulusal Operası ile yaptığı sözleşme önemli bir dönüm noktasıdır. 1962 yılının sonunda ailesiyle birlikte Tel Aviv'e giden Domingo, burada 2,5 yıl kalmıştır. Buradaki çalışmalarının ardından Haziran 1965'te New York Şehri Operası seçmelerini kazanarak New York'a geçiş yapmıştır. Özel yaşamında ilk evliliğini 29 Ağustos 1957 tarihinde piyano öğrencisi Ana María Guerra Cué ile yapmış, ancak çift 1958 yılında boşanmıştır. Bu evlilikten José Plácido Domingo Guerra adında bir oğlu vardır. Sanatçı, 1 Ağustos 1962 tarihinden itibaren soprano Marta Ornelas ile evlidir. Bu birliktelikten Plácido Domingo Jr. ve Alvaro Maurizio Domingo adlarında iki oğlu dünyaya gelmiştir. Mart 2010'da kolon kanseri nedeniyle başarılı bir ameliyat geçiren sanatçının, New York ve Madrid'de konutları bulunmakla birlikte, zamanının çoğunu ailesiyle birlikte Meksika'nın Acapulco kentindeki tatil evinde geçirmektedir. Pandemi döneminde, 22 Mart 2020 tarihinde Kovid-19 testinin pozitif çıktığını açıklamış ve Acapulco'da bir süre hastanede tedavi görmüştür. Kovid-19'dan kurtulduktan sonra İtalyan La Repubblica gazetesine verdiği röportajda, hakkındaki suçlamaların gerçek dışı olduğunu belirterek yaşadığı süreçte adını temizlemek için mücadele edeceğini ifade etmiştir.
%2001.jpg?width=640)