Luciano Pavarotti, 12 Ekim 1935'te İtalya'nın Modena kentinde dünyaya geldi. Yirminci yüzyılın en büyük tenörü olarak tarihe geçen bu İtalyan sanatçı, yalnızca opera dünyasının değil, tüm müzik arenasının sınırlarını zorladı. Dar bir izleyici kitlesiyle sınırlı kalan operayı geniş kitlelere taşıdı; sahne karizması ve eşsiz sesiyle on milyonları büyüledi. Pankreas kanseri nedeniyle 6 Eylül 2007'de yine Modena'da hayata gözlerini yuman Pavarotti, geride bıraktığı ses mirasıyla yaşamaya devam etmektedir.
Müziğe Adımlayan Yıllar
Fernando Pavarotti'nin oğlu olarak müzikle iç içe büyüdü. Babası da bir tenördü; annesi Adele ise bir tütün fabrikasında işçi olarak çalışıyordu. Küçük Luciano'nun sesindeki güç erken yaşlarda fark edildi. Babasıyla birlikte Modena Şehir Korosu'nda sahne almaya başladı. Gençlik döneminde Gioachino Rossini Korosu ile Galler'e gitti; orada katıldığı Llangollen Uluslararası Şarkı Yarışması'nı birinci sırayla tamamlaması, tenör olma yolundaki kararlılığını pekiştirdi.
Eğitimini öğretmenlik üzerine tamamlamış olmasına karşın müzikten vazgeçmedi. Arrigo Pola ve Ettore Campogallianni'den özel dersler aldı. 1961'de opera dünyasının prestijli ödüllerinden Concorso Internazionale'yi kazandı. Aynı yılın 29 Nisan'ında La Bohème operasında Rodolfo rolüyle ilk kez sahneye çıktı. Bu performans hem seyirciler hem de eleştirmenler üzerinde kalıcı bir iz bıraktı.
Dünya Sahnelerinde Bir Yıldız
Şubat 1965'te Joan Sutherland ile birlikte sahne almak üzere Amerika'ya geçti. Bu iş birliği, uluslararası kariyerinin fitilini ateşledi. Güney ve Kuzey Amerika, Asya, Afrika, Avrupa ve Avustralya'yı kapsayan turne programıyla gerçek anlamda küresel bir fenomene dönüştü. İlk albümü Puccini: Madama Butterfly'ı 1987'de yayımladı.
Placido Domingo ve Jose Carreras ile birlikte oluşturduğu Üç Tenorlar projesi, onun en tanınan çalışmalarından biri oldu. Üçlünün 1990'da piyasaya çıkan The Three Tenors in Concert albümü, tüm zamanların en çok satan klasik müzik albümü unvanını alarak Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi. Pavarotti'nin bir diğer Guinness rekoru ise tek bir konserde sahneden 165 kez geri çağrılmasıyla elde edildi. Bu iki rekor, onun yalnızca sesini değil, seyirci üzerindeki olağanüstü etkisini de belgeler.
İnsani Çalışmalar ve Son Yıllar
Pavarotti, müziği yalnızca eğlence aracı olarak görmedi. U2'nun solisti Bono ile iş birliği yaparak 1992-1995 yılları arasındaki Bosna Savaşı sürecinde insani yardım kampanyaları yürüttü. Mostar'da kurduğu Pavarotti Müzik Merkezi, hem yerinden edilmiş sanatçılara hem de savaştan etkilenen çocuklara müzik yoluyla iyileşme imkânı sundu. Bu katkıları nedeniyle Saraybosna'nın onursal vatandaşı ilan edildi.
Pavarotti and Friends projesi kapsamında Celine Dion ve U2 başta olmak üzere pek çok sanatçıyla sahne alan Pavarotti, Birleşmiş Milletler yararına konserler verdi. 13 Mart 2004'te New York Metropolitan Opera'da son büyük sahne performanslarından birini sergiledi.
Özel yaşamında ilk eşi Adua'dan üç, ikinci eşi Nicoletta Mantovani'dan bir olmak üzere dört kızı vardı; ayrıca bir torunu da bulunuyordu. Temmuz 2006'da pankreas tümörü nedeniyle ameliyat geçirdi. 9 Ağustos 2007'de Modena'da hastaneye kaldırıldı ve 6 Eylül 2007'de 72 yaşında hayatını kaybetti. Grammy dahil sayısız ödülün sahibi olan Pavarotti, operayı kitlesel bir sanata dönüştüren ender sanatçılardan biri olarak müzik tarihindeki yerini kalıcı biçimde aldı.
