José Raúl Mulino, 13 Haziran 1959'da Panama'nın David, Chiriquí şehrinde dünyaya geldi. Babası politikacı ve Chiriquí ili eski valisi José Mulino Rovira, annesi ise iş dünyasından Nelly Quintero de Mulino'dur. Erkek kardeşi José Javier Mulino diplomasi alanında kariyer yapmıştır. Hukuk ve siyaset bilimi eğitimini Universidad Católica Santa María La Antigua'da tamamlayıp 1982'de mezun olan Mulino, ertesi yıl Tulane Üniversitesi'nde deniz hukuku üzerine yüksek lisans derecesi aldı. 1 Temmuz 2024 itibarıyla Panama Cumhurbaşkanı olarak görev yapmaktadır.
Hukuk Kariyeri ve Erken Dönem Siyasi Duruşu
Mezuniyetinin ardından özel sektörde deniz hukuku pratiği üzerine yoğunlaşan Mulino, 1988'de Fábrega, Molino y Mulino hukuk bürosunun kurucu ortaklarından biri oldu. Aynı dönemde çeşitli ticaret birliklerini temsil ederek General Manuel Noriega'nın askeri yönetimine karşı aktif bir sivil muhalefet çizgisinde yer aldı. Hukuki birikimi, ilerleyen yıllardaki kamu yönetimi ve iç güvenlik odaklı siyasi kimliğinin altyapısını oluşturdu.
Demokrasiye dönüşün hemen ardından, 1990'da Başkan Guillermo Endara hükümeti döneminde Dışişleri Bakan Yardımcılığı göreviyle yürütme kademesine adım attı. Dışişleri Bakanı Julio Linares'in vefatının ardından bakanlık görevini üstlendi ve 1994'e kadar bu pozisyonu sürdürdü. Akabinde Ulusal Dış İlişkiler Konseyi üyeliği ve Yüksek Adalet Mahkemesi Hukuk Dairesi Yedek Yargıçlığı gibi kurumsal rollerde görev aldı.
Parti Siyaseti ve Hükümet Bakanlıkları
Mulino'nun parti bağlantıları zaman içinde birkaç farklı yapı üzerinden şekillendi. Dayanışma Partisi'nin kurucu kadrosunda yer alarak önce genel başkan yardımcılığını, ardından genel başkanlığını üstlendi; daha sonra Yurtsever Birlik'te ikinci başkan yardımcısı sıfatıyla görev yaptı. Ricardo Martinelli'nin önderliğindeki Demokratik Değişim Partisi'ne 2011'de katılan Mulino, 2019'da ayrıldı ve üç yıl sonra Martinelli'nin yeni kurduğu Hedefleri Gerçekleştirmek partisine geçti.
Ulusal ölçekte tanınırlığını esas olarak 2009–2014 yılları arasında Martinelli yönetiminde kazandı. Önce Hükümet Bakanlığı, ardından Adalet Bakanlığı görevlerini yürüten Mulino, bu süreçte polis teşkilatları ve iç güvenlik kurumlarını doğrudan denetledi. Organize suç, uyuşturucu kaçakçılığı ve düzensiz göç başlıklarında benimsediği sert politikalar, destekçileri arasında kararlı bir yönetici imajını pekiştirirken insan hakları kuruluşlarının yoğun eleştirilerine de konu oldu. 2015'te kamu idaresine karşı suç işlediği gerekçesiyle tutuklandı; ancak 2016'da usul hataları nedeniyle davası düşürüldü.
Cumhurbaşkanlığı Dönemi
2024 genel seçimlerine yaklaşırken, başlangıçta Martinelli'ye yakın bir hareketin cumhurbaşkanı yardımcısı adayı olarak gündeme gelen Mulino, hukuki engellerle karşılaşınca doğrudan cumhurbaşkanlığı adaylığına geçti. Seçimleri kazanarak Laurentino Cortizo'nun ardından görevi devraldı. Cumhurbaşkanlığı sürecinde devlet kurumlarına güvenin yeniden sağlanması, sınır güvenliğinin güçlendirilmesi ve Darién Gap güzergahındaki düzensiz göç akışının denetim altına alınması öncelikli başlıklar arasında yer aldı. Yönetim biçimi genel olarak sert, doğrudan ve merkeziyetçi şeklinde tanımlanmakta; destekçileri bunu güçlü liderlik olarak yorumlarken muhalefet çevreleri otoriter eğilimler taşıdığını öne sürmektedir.
