İstanbul'da 24 Temmuz 1927 tarihinde dünyaya gözlerini açan Özhan Gülriz Cezzar, sahne ismiyle Gülriz Sururi, oyunculuğu ve kaleme aldığı eserlerle Türk tiyatro tarihine yön veren en önemli kadın sanatçılardan biridir. Sanatla iç içe büyüyen Sururi, sahneye koyduğu performansları, yönettiği eserleri ve eşi Engin Cezzar ile kurduğu tiyatro topluluğu sayesinde Türk drama tarihinin seyrini değiştirmiştir. 31 Aralık 2018'de yine doğduğu şehir olan İstanbul'da hayatını kaybeden usta oyuncu, geride Kaldırım Serçesi ve Keşanlı Ali Destanı gibi Türk tiyatrosunun köşe taşı sayılan yapımlarda canlandırdığı unutulmaz karakterleri bırakmıştır.
Sanatçı Bir Aileden Sahne Işıklarına
Gülriz Sururi'nin sanata olan yatkınlığı, köklü ve sanatçı bir aileden gelmesinden kaynaklanmaktadır. Büyükbabasının babası Ali Sururi Paşa, Sultan II. Abdülhamid döneminde Yıldız Sarayı'nda kurulan özel mahkemede başkanlık yapmış kıdemli bir ceza hâkimidir. Şûrâ-yı Devlet üyesi Nazif Sururi Bey ise sanatçının büyükbabasıdır. Sahne dünyasıyla olan doğrudan bağı ise anne ve babasından gelir. Türkiye'nin ilk operet kurucularından Lütfullah Sururi'nin ve opera sanatçısı Suzan Lütfullah'ın kızı olan Gülriz, henüz beş yaşındayken annesini kaybetmiştir. Henüz çok genç yaşta, 19 yaşındayken ilk evliliğini gerçekleştirmiştir. Eğitimini İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro ve Şan Bölümlerinde sürdürmüş ancak mezun olamadan sahnelerle tanışmıştır. Sahne tozunu ilk kez 1942 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu Çocuk Bölümü bünyesinde yutmuştur. Profesyonel kariyerine ise 1955'te Muammer Karaca Topluluğu ile adım atmıştır. Oradan 1960 yılında Dormen Tiyatrosu kadrosuna dahil olmuştur.
Cezzar ile Ortaklık ve Zirveye Giden Yol
Dormen Tiyatrosu'ndaki Sokak Kızı İrma oyunundaki rolü, Gülriz Sururi'ye 1961 yılında İlhan İskender Armağanı'nı getirmiştir. Bu başarı, hayatının dönüm noktalarından biri olmuş ve aynı yıl tiyatrocu Engin Cezzar ile evlenmiştir. Çift, sanat ortaklıklarını taçlandırmak adına 1962 yılında Küçük Sahne bünyesinde Gülriz Sururi - Engin Cezzar Tiyatrosu'nu kurmuştur. Bu toplulukta Sokak Kızı İrma'nın yanı sıra Ferhat ile Şirin ve Teneke gibi oyunlarda rol almıştır. Sururi, 1966 senesinde Teneke oyunundaki performansıyla İlhan İskender En İyi Kadın Oyuncu Armağanı'nı kazanmıştır. Aynı yıl Türk Kadınlar Birliği tarafından da Yılın Kadını seçilerek onurlandırılmıştır. Haldun Taner'in yazdığı ve Genco Erkal'ın yönettiği Keşanlı Ali Destanı oyunda canlandırdığı Zilha karakteri, onun ününü zirveye taşımıştır. 31 Mart 1964'te ilk kez sahnelenen bu eser, uzun süre kapalı gişe oynamıştır. Sanatçı, 1971 yılında Hint Kumaşı oyunundaki başarısıyla En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü üçüncü kez almıştır.
Olgunluk Dönemi ve Tiyatro Mirası
Kariyerinin olgunluk döneminde de üretkenliğini korumuştur. Mehmet Akan ile 1979-1980 sezonunda ortaklaşa hazırladığı Uzun İnce Bir Yol müzikli derlemesini sahneye taşımış ve oynamıştır. Edith Piaf'ın yaşam öyküsünden Başar Sabuncu'nun uyarladığı Kaldırım Serçesi müzikalinde ise oyunculuk ve şarkıcılık yeteneğini sergilemiştir. Engin Cezzar'ın sahnelediği Filumen, Tatlı Para ve Halide gibi oyunlar da onun unutulmaz performansları arasındadır. 1988 yılındaki bir söyleşisinde, kendisini biraz Yıldız Kenter, biraz Halide Edib ve biraz da Nisa Serezli olarak gördüğünü belirtmiştir. Zorluklara rağmen tiyatro perdelerini açık tutmak için büyük bir mücadele verdiklerini ifade etmiştir. Dramadan komediye uzanan geniş bir yelpazede roller üstlenen Sururi, aynı zamanda tiyatro yöneticiliği de yapmıştır. Sanat hayatındaki büyük katkıları nedeniyle 1998 yılında devlet sanatçısı ünvanına layık görülmüştür.
Yazarlık kariyerinde şu türlerde eserler vermiştir:
- Anı
- Roman
- Öykü
Kariyeri boyunca layık görüldüğü prestijli ödüllerden bazıları şunlardır:
- İlhan İskender Armağanı (Sokak Kızı İrma ve Teneke oyunları ile)
- Avni Dilligil En İyi Kadın Oyuncu Ödülü (Kaldırım Serçesi oyunu ile)
- Altan Artemis Ödülü (İzmir Gazeteciler Derneği tarafından)
- Süperstar Tiyatro Oyuncusu Ödülü (Milliyet gazetesi tarafından)
