Türk tiyatro, sinema ve dizi sektörünün usta isimlerinden Gülsen Tuncer, 20 Ekim 1945 günü Adana'da dünyaya gelmiştir. Yarım asrı geçen sanat yaşamında akademisyenlikten seslendirmeye, beste yapmaktan yönetmen yardımcılığına uzanan geniş bir yelpazede ürün vermiştir. Aşk-ı Memnu televizyon dizisinde canlandırdığı Arsen Hanım karakteriyle geniş kitleler tarafından sevilmiş ve takdir edilmiştir. Kariyerinde elli yılı geride bırakan usta sanatçı, sahne dünyasına adımını ilk kez 1968 yılında atarak profesyonel tiyatroya başlamıştır. İlk profesyonel gösterisini ise Haldun Taner'in Zilli Zarife adlı klasik eseriyle gerçekleştirmiştir. Bu önemli başlangıç oyununda başrolde Türk tiyatrosunun efsane ismi Gülriz Sururi yer almıştır.
Eğitim Hayatı ve Akademik Şekillenme
Başarılı oyuncu, eğitim serüveninin ilk basamaklarında ortaokul öğrenimini tarihi İstanbul Kız Lisesi'nde tamamlamıştır. Lise eğitimi için ise İstanbul Tarhan Koleji'ni tercih etmiştir. Kolej yıllarında Yıldız Kenter, Melih Cevdet Anday, Ahmet Kutsi Tecer, Sabahattin Kudret Aksal ve Samih Nafiz Tansu gibi Türk kültür hayatının dev isimlerinden doğrudan ders almıştır. İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü mezunudur. Eğitim sürecinde sadece okul içi faaliyetlerle yetinmemiş, Türkiye Milli Talebe Federasyonu çalışmalarında da aktif görev almıştır. Bu federasyonda öğrenci temsilciliği de üstlenen Tuncer, öğrencilik yıllarını son derece verimli geçirmiştir. Bunun yanı sıra Nişantaşı LCC Language and Culture Centre bünyesinde Ayla Algan ve Beklan Algan'dan tiyatro eğitimi görmüştür. Aynı kurumda Selma Berk'ten şan, Seyit Mısırlı'dan ise eskrim dersleri alarak çok yönlü gelişimini sürdürmüştür. Konservatuvar yıllarında Ertuğ Koruyan, Deniz Türkali, İbrahim Bergman, Mehmet Çerezcioğlu ve Mustafa Alabora ile birlikte Grup 6 Tiyatrosu'nu kurmuşlardır. Bu altı arkadaş, kurdukları tiyatro topluluğuyla birlikte Erdek şenliklerinin organizasyonunu da üstlenmişlardır. Profesyonel sahne serüvenine Gülriz Sururi ve Engin Cezzar'ın tiyatrosunda başlamıştır.
Toplumsal Mücadele ve Sahne Yönetmenliği
Sanatçı kimliğini toplumsal duyarlılıkla birleştiren Tuncer, 1970'lerden itibaren 300'ü aşkın politik kitlesel gösterinin sanat yönetmenliğini yapmıştır. Bu kitlesel buluşmaların sunuculuk görevini de kendisi üstlenmiştir. Türkiye'de bu gösterilerde ilk kez senaryolu akış ve dia kullanımını hayata geçiren isim olmuştur. İlk dia denemesini 1974 yılında Ümit Tiyatrosu'nda düzenlenen ve Türkiye'de ilk kez kutlanan Dünya Kadınlar Günü'nde yapmıştır. İstanbul Açıkhava Tiyatrosu ve Spor Sergi Sarayı gibi büyük mekânlarda dia-film destekli ajit-prop gösterileri sahneye taşımıştır. Demokratik kadın örgütlerinde aktif olarak çalşmıştır. Bu çalşmalar çerçevesinde Türkiye'de ilk kez toplanan Ümraniye Kadın Kurultayı'nın hazırlık komitesinde yer almıştır. Sanat yönetmenliğinin ve sahne çalşmalarının ötesinde idari sorumluluklar da üstlenen Tuncer, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tepebaşı Sahnesi ile Ankara Çağdaş Sahnesi bünyesinde idari yöneticilik görevlerini başarıyla yürütmüştür.
Çok Yönlü Sanat Çalşmaları ve Mirası
Sinema sektörüne de önemli katkılar sunan Gülsen Tuncer, tam 37 filmde yönetmen yardımcılığı görevini yürütmüştür. Ayrıca şarkı sözü yazarlığı, diyalog yazımı, çevre düzeni tasarımı ve yapım yönetmenliği gibi farklı uzmanlık alanlarında çalşmıştır. İstanbul TRT radyosunda çok sayıda şiir, radyo tiyatrosu ve kültürel programı seslendirmiştir. TRT televizyonunun ilk canlı yayınlarında sanatçılarla söyleşiler gerçekleştirmiştir. Tek kişilik müzikli gösteriler de sergilemiştir. Kendi kaleme aldığı tek kişilik oyunlar, şiir resitalleri ve müzikli gösteriler aracılığıyla yurt dışında yaşayan sanatseverlerin karşısına çıkarak kültürel bir köprü kurmuştur. Sanatçının sahne aldığı ülkeler şunlardır:
- Almanya
- Fransa
- İngiltere
- Yunanistan
- Avusturya
- Belçika
- Hollanda
- İsviçre
Altınoluk Belediye Kültür Festivali'ne 'Yaşama Saygı' adını vererek festivalin isim annesi olmuştur. Müzisyen Mehmet Teoman ile profesyonel olarak müzik çalşmaları yürütmüştür. Harbiye Siyah Gümüş lokalinde bir kuartet eşlişinde sahne alarak türkülerimizi caz formunda seslendirmiş ve Türkiye'de daha önce denenmemiş bir müzikal deneyime imza atmıştır. Usta sanatçı, demokratik örgütlerin ve belediyelerin düzenlediği çeşitli etkinliklerde danışmanlık, sunuculuk ve yöneticilik görevlerini başarıyla tamamlamıştır.