Türk tiyatrosunun ve sinemasının en önemli simgelerinden biri olarak tanınan Ayşe Yıldız Kenter Güngör, 11 Ekim 1928 tarihinde İstanbul'un huzurlu semtlerinden Çamlıca'da dünyaya gözlerini açtı. Devlet Sanatçısı unvanına sahip olan usta oyuncu, hayatı boyunca sergilediği performanslarla ve UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi olarak üstlendiği sosyal rollerle topluma yön verdi. Sanat yolculuğuna Ankara Devlet Konservatuvarı'nda başlayan Kenter, sınıf atlayarak tamamladığı yüksek bölümün ardından sahnelerin tozunu yutmaya başladı. Ömrünü sanata ve yeni nesil oyuncuların yetişmesine adayan bu efsanevi isim, 17 Kasım 2019 tarihinde yine doğduğu şehir olan İstanbul'da hayata veda etti. Türk kültür dünyasında silinmez izler bırakan sanatçı, hem yurt içinde hem de uluslararası arenalarda sergilediği yüzün üzerindeki oyunla sahne sanatlarının evrensel dilini temsil etti.
Konservatuvardan Kent Oyuncuları'na Uzanan Sanat Yolculuğu
Usta sanatçının kökenleri oldukça renkliydi. Babası, Meclis-i Âyan üyesi olan Mehmet Galip Bey’in oğlu diplomat Ahmet Naci Kenter iken; annesi ise daha sonra Nadide Kenter adını alıp Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçen İngiliz asıllı Olga Cynthia idi. Ankara Devlet Konservatuvarı Yüksek Bölümü’nü üstün bir başarıyla bitiren genç sanatçı, okulun ardından Ankara Devlet Tiyatrosu bünyesinde tam on bir yıl boyunca görev yaptı. Sahneye olan tutkusu ve öğrenme azmi onu sınırların ötesine taşıdı. Kazandığı Rockefeller bursu sayesinde Amerika Birleşik Devletleri’ne giderek American Theatre Wing, Neighbourhood Play House ve Actor’s Studio gibi saygın kurumlarda oyunculuk teknikleri üzerine derinlemesine araştırmalar yaptı.
Yurda döndüğünde edindiği modern vizyonu genç yeteneklerle paylaşmak isteyen Kenter, mezun olduğu Ankara Devlet Konservatuvarı'na öğretim görevlisi olarak atandı. Sanatçı, aynı zamanda bağımsız projeler üretmeyi hedefliyordu. Sanatçının kalbindeki tiyatro ateşi hiç sönmedi. Bu doğrultuda 1959 yılında Devlet Tiyatroları’ndaki görevinden istifa etti. Ünlü yönetmen Muhsin Ertuğrul ile bir yıl boyunca omuz omuza çalışarak deneyimlerini pekiştirdi. Bu ortaklık Türk tiyatrosunda çığır açtı. Yıldız Kenter, kendisi gibi tiyatro sevdalısı olan kardeşi Müşfik Kenter ve hayat arkadaşı Şükran Güngör ile bir araya gelerek efsanevi Kent Oyuncuları Topluluğu'nu hayata geçirdi.
Kenter Tiyatrosu ve Sınırları Aşan Başarılar
Kariyeri boyunca durmaksızın kendini geliştiren usta sanatçı, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık'a düzenli seyahatler gerçekleştirerek buralarda "Değişen Eğitim Metotları" ile "Oyunculuk Metotları" üzerine yenilikçi çalışmalar yürüttü. Tiyatro dünyasına sunduğu bu nitelikli hizmetler kısa sürede taçlandırıldı. Henüz 1962 yılındayken tiyatroya sunduğu katkılardan ötürü Yılın Kadını unvanına layık görüldü. Aynı dönemde Türk tiyatrosunun duayen isimlerinden Behzat Butak ile birlikte prestijli İlhan İskender Tiyatro Ödülü'nü kazanarak başarısını tescilledi.
En büyük hayallerinden birini gerçekleştirmek için kolları sıvayan Kenter, büyük bir azim göstererek 1968 yılında İstanbul’da kendi adını taşıyan Kenter Tiyatrosu binasının yapımını tamamladı. Bu bina tiyatro dünyası için bir okul oldu. Tiyatro sahnesindeki devleşen duruşunun yanı sıra sinemada da unutulmaz karakterlere hayat veren sanatçı, beyaz perdedeki üstün performansı sayesinde üç kez Altın Portakal ödülünü kucaklamayı başardı.
Sadece Türkiye sınırları içinde kalmayan bu büyük deha, sanatını dünya sahnesine de taşıdı. Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Almanya, Hollanda, Danimarka, Kanada, Yugoslavia ve Kıbrıs gibi dünyanın dört bir yanındaki ülkelerde hem İngilizce hem de Türkçe dillerinde oyunlar sergiledi. Yaşamı boyunca yüzün üzerinde oyunda bizzat rol alırken, yüze yakın eserin de yönetmenliğini üstlenerek sahneye koydu.
Yıldız Kenter’in repertuvarında ve yönetmenlik çalışmalarında eserlerine yer verdiği bazı yerli ve yabancı yazarlar şunlardır:
- Dünya edebiyatının klasikleşen isimleri olan Shakespeare, Çehov, Bertolt Brecht, Eugène Ionesco ve Harold Pinter,
- Çağdaş tiyatronun öncüleri arasında yer alan Edward Albee, Tennessee Williams, Alan Ayckbourn, Arthur Miller, Tom Stoppard, Brian Friel, Neil Simon, David Mamet, Athol Fugard ve Sergey Kokovkin,
- Türk tiyatrosuna yön veren değerli kalemlerden Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat, Necati Cumalı, Güner Sümer, Adalet Ağaoğlu, Zeki Özturanlı, Güngör Dilmen ve Muzaffer İzgü.
Küresel Saygınlık ve Vedası
Tiyatro sanatına adanmış bu muazzam yaşam, uluslararası platformlarda da büyük yankı uyandırdı. Finlandiya Dünya Kadın Kuruluşu tarafından yüzyılın en başarılı yüz kadınından biri seçilerek onurlandırılan Kenter, Türk kadınının ve sanatçısının gücünü dünyaya gösterdi. Ayrıca 19 Mayıs 1997 tarihinde gerçekleştirilen Uluslararası İstanbul Festivali bünyesinde, ömür boyu Tiyatro Sanatına katkılarından dolayı özel bir onur ödülüne layık görüldü. Bu anlamlı ödül, dünyaca ünlü aktris Dame Diana Rigg tarafından bizzat kendisine takdim edildi.
Hayatının son döneminde akciğer rahatsızlığıyla mücadele eden efsanevi sanatçı, yaşa bağlı solunum yetmezliği şikayetiyle İstanbul'da kaldırıldığı hastanede 17 Kasım 2019 tarihinde aramızdan ayrıldı. Kenter'in vefatı sanat dünyasında derin bir yasa yol açtı. Kaybının ardından ilk tören, yıllarca emek verdiği ve adını yaşattığı Kenter Tiyatrosu sahnesinde düzenlendi. Törenin ardından Levent Camii'ne getirilen naaşı, kılınan cenaze namazından sonra sanatçı dostları ve sevenlerinin gözyaşları eşliğiyle Aşiyan Mezarlığı'nda toprağa verildi. Sanatçı, arkasında devasa bir miras bıraktı.
