Türk tiyatro ve sinema dünyasının en köklü isimlerinden biri olan Mustafa Alabora, 16 Mart 1946 tarihinde İstanbul Şişli'de, sanatla iç içe büyüyen bir ailenin ferdi olarak dünyaya adım atmıştır. Konservatuar eğitimini tamamlayarak adım attığı oyunculuk serüveninde, yarım asrı aşan kariyeri boyunca sahnelediği roller ve kurduğu topluluklarla büyük iz bıraktı. Sanatçı, çok sayıda seslendirme çalışması da yaptı.
Sanatla Çevrili Bir Çocukluktan Konservatuar Yıllarına
Mustafa Alabora, Sabahattin Alabora ile Nur Hayat Fatma Pınar çiftinin evladı olarak İstanbul'da hayata gözlerini açtı. Sanatçı bir aileye doğan Alabora'nın dayısı bestekâr Selahattin Pınar, teyzesi ise oyuncu Melahat İçli'ydi. Çocukluk yılları Türk sanat müziğinin efsane sesi Zeki Müren'in yazlığında geçen Alabora, erken yaşta sanat dünyasını soluma şansı buldu. Eğitim hayatına Talat Paşa Ortaokulu'nda başladı. Ortaöğretiminin ardından oyunculuk kariyerinin temellerini atacağı İstanbul Belediye Konservatuarı'na girdi ve burayı başarıyla tamamlayarak mezun oldu. Aldığı bu köklü akademik eğitim, onun gelecekte sahneleyeceği başarılı performansların en büyük hazırlayıcısı oldu.
Tiyatro Sahnelerinden Beyaz Perdeye Uzanan Dönüm Noktaları
Konservatuardan mezun olduktan sonra hızla sahnelere adım atan usta aktör, Türkiye'nin en seçkin tiyatro topluluklarında çok sayıda oyunda oynadı. Halk Oyunları, Kent Oyuncuları, Ankara Birliği Sahnesi, Dormen Tiyatrosu ve İstanbul Şehir Tiyatroları gibi önemli kurumlarda sahneye çıktı. 1968 ile 1969 yılları arasında Halk Oyuncuları bünyesinde oyunculuk yaparak tiyatro vizyonunu geliştirdi. Ardından yakın arkadaşları Vasıf Öngören, Halil Ergün ve Erdoğan Akduman ile bir araya gelerek Ankara Birliği Sahnesi'ni kurdu. Dönemin siyasi atmosferinde, 1972 yılında bir suçlama sebebiyle tutuklanan sanatçı, iki buçuk yıl boyunca cezaevinde kaldı. Hapisten çıktıktan sonra sanata daha sıkı bağlandı.
Aktör, Şehir Tiyatroları bünyesinde sahnelenen "Aslolan Hayattır" ve "Kral Lear" gibi kült oyunlarda başrol üstlendi. Ayrıca Woody Allen imzalı "Tanrı" oyununda rol aldı. Tiyatro kariyerinde "Asiye Nasıl Kurtulur", "Üç Kuruşluk Opera" ve "Hırçın Kız" gibi yapıtlar da önemli bir yer tutmaktadır.
- Aslolan Hayattır (1994 - İstanbul Şehir Tiyatrosu)
- Kral Lear (1990 - İstanbul Şehir Tiyatrosu)
- Tanrı (1988 - Özel Tiyatro)
- Asiye Nasıl Kurtulur
- Üç Kuruşluk Opera
- Hırçın Kız
- Devri Süleyman
- Altı Derece Uzak
- Bir Garip Oyun
Sinema dünyasında da adından söz ettiren Mustafa Alabora, 1966 yılında rol aldığı "Ölüm Tarlası" filmiyle başlayan beyaz perde serüveninde onlarca başarılı projede yer aldı. Oyuncu, "Umutsuzlar", "Balatlı Arif" ve "Kopuk" gibi Yeşilçam yapımlarında sergilediği performanslarla izleyicilerin beğenisini kazandı. 1990'lı yıllarda, senaryosunu Nuran Devres ile Kubilay Zerener'in yazdığı efsane televizyon dizisi "Kara Melek" kadrosuna katıldı. Bu projede Sanem Çelik, Ece Uslu, Zerrin Arbaş, Ziya Kürküt ve Aliye Uzunatağan gibi değerli isimlerle birlikte kamera karşısına geçti.
Akademik Katkılar, Seslendirme Çalışmaları ve Özel Yaşamı
Usta aktör, eşsiz ses tonuyla uzun yıllar boyunca Türk sinemasının en önemli seslendirme sanatçılarından biri oldu. Tarık Akan, Aytaç Arman, Kaya Sensev ve Kenan Kalav gibi başrol oyuncularına sesini vererek Yeşilçam klasiklerine hayat verdi. "Sürü", "Neşeli Günler", "Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı", "Ah Nerede", "Gülçiçek" ve "Kader" gibi filmlerde unutulmaz seslendirmelere imza attı.
Müjdat Gezen Sanat Merkezi çatısı altında uzun süre öğretim üyesi olarak görev yaptı ve tiyatro bölümü başkanlığını yürüttü. Burada çok sayıda yeni oyuncunun yetişmesini sağladı.
1975 yılında "Ağrı Dağı Efsanesi" adlı tiyatro oyununda tanıştığı oyuncu Betül Arım ile hayatını birleştirdi. Bu evlilikten 25 Kasım 1977 tarihinde, kendisi gibi oyuncu olacak olan oğulları Mehmet Ali Alabora dünyaya geldi. Çift, evliliklerini 1980 yılında sonlandırma kararı aldı.
Mustafa Alabora, 1989 yılında Ayşe Nur Bahçekapılı ile ikinci evliliğini gerçekleştirdi fakat bu birliktelik de boşanmayla bitti. Hayatının olgunluk döneminde sakin bir yaşamı tercih eden tecrübeli sanatçı, 2007 yılbaşından bu yana hayat arkadaşı Banu Zeytinoğlu ile birlikte İstanbul Şile'de bulunan evinde huzurlu bir hayat sürdürmektedir.
