Cumhuriyet döneminin en önemli tarih araştırmacılarından biri olan Mustafa Akdağ, 1913 yılında Yozgat ilinin Boğazlıyan ilçesine bağlı Günyayla köyünde dünyaya gözlerini açtı. Yaşamını Osmanlı İmparatorluğu'nun toplumsal yapısını ve halk hareketlerini incelemeye adayan bu akademisyen, 1 Nisan 1973 tarihinde Ankara'da hayatını kaybetti. Ülkemizin yakın çağ tarihine ışık tutan özgün tezleri ve öğretmenlik kimliğiyle tanınan Akdağ, tarih yazımında sosyo-ekonomik tahlilleri ön plana çıkaran yenilikçi bir yöntem benimsedi. Anadolu topraklarında doğup büyüyen Akdağ, eğitim hayatının her aşamasında gösterdiği üstün gayretle Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nes kadar uzanan bir başarı öyküsü yazarak Cumhuriyet dönemi Türk tarihçiliğinin köşe taşlarından biri haline gelmeyi başardı. İlköğrenimini Akdağmadeni Yatılı İlkokulu bünyesinde tamamlayan genç Mustafa, eğitim aşkının peşinden giderek ortaöğrenimini İzmir İlköğretmen Okulu'nda başarıyla bitirdi. Eğitim onun için tutkuydu.
Eğitim Yılları ve Akademik Kariyerin İlk Basamakları
Öğretmenlik okulundan mezun olduktan sonra yükseköğrenimini sürdürmek isteyen Mustafa Akdağ, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin tarih bölümüne kaydoldu. Tarihe olan ilgisi büyüktü. Buradaki eğitimini başarıyla tamamlayan Akdağ, akademik dünyaya adım atarak derinlemesine araştırmalar yapmaya başladı. Genç araştırmacı, 1945 yılında hazırladığı Celalî İsyanları'nın Başlaması başlıklı tezi sayesinde edebiyat doktoru unvanını kazandı. Araştırmaları büyük ses getirdi. Bu önemli çalışma, onun gelecekteki akademik kimliğinin ve uzmanlık alanının en belirgin habercisi olacaktı. Ancak doktora derecesini almasının ardından gelen yıllarda, dönemin getirdiği çeşitli şartlar sebebiyle üniversitedeki görevinden ayrılmak durumunda kaldı.
Fakülteden 1947 yılında mecburen ayrılan Mustafa Akdağ, eğitimcilik faaliyetlerine ara vermeden devam etti. İlk olarak o dönem Gazi Yüksek Öğretmen Okulu adını taşıyan saygın yüksekokulda asistan olarak görev almaya başladı. Bu okulda geçirdiği verimli bir yılın ardından, Diyarbakır Öğretmen Okulu'na tarih öğretmeni olarak ataması yapıldı. Anadolu'nun bu tarihi şehrinde bir yandan genç dimağlara tarih sevgisi aşılarken, diğer yandan da bilimsel çalışmalarını büyük bir azimle sürdürdü. Öğretmenlik görevini icra ettiği bu dönemde, Celâlî Fetreti: 1597 - 1603 adlı habilitasyon çalışmasını başarıyla tamamlayarak doçentlik tezini sundu. Çalışmaları çığır açıcıydı.
Üniversiteye Dönüş ve Profesörlük Unvanı
Akademik araştırmalarından hiçbir zaman kopmayan Mustafa Akdağ, doçentlik tezinin kabul edilmesinden sonra nihayet üniversite camiasına geri dönme fırsatı yakaladı. Başarılı tarihçi, 1951 yılında eski yuvası olan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin yakın çağ tarihi kürsüsüne doçent sıfatıyla resmen atandı. Bu kürsüde gerçekleştirdiği kapsamlı dersler ve yürüttüğü titiz projeler sayesinde meslektaşları arasında saygın bir yer edindi. Tarih disiplinine getirdiği geniş bakış açısıyla dikkatleri üzerine çeken Akdağ, 1958 senesinde profesörlük payesine yükselerek bilimsel yetkinliğini en üst düzeye taşıdı. Tarih yazımında geleneksel anlatıların dışına çıkıp arşiv belgeleriyle toplumsal olayları harmanlayan Akdağ, Celali İsyanları gibi Osmanlı tarihinin en karmaşık dönemlerini aydınlatarak sonraki nesiller için paha biçilemez bir referans kaynağı bıraktı. Osmanlı sosyal ve askeri yapısına dair kaleme aldığı makaleler, tarih çevrelerinde uzun yıllar boyunca tartışılacak ve referans kabul edilecekti.
Siyasi Çalkantılar ve Yarım Kalan Son Eser
Profesör Mustafa Akdağ'ın hayatı, Türkiye'nin yakın siyasi tarihindeki zorlu dönemlerden de doğrudan etkilendi. Ülkede derin izler bırakan 12 Mart 1971 muhtırasının ardından gelen süreçte tutuklanan ünlü akademisyen, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Hukuki mücadelesini tutuksuz olarak sürdüren Akdağ, davasının yargılama süreci devam ederken 1973 yılının Nisan ayında hayata veda etti. Vefat etmeden hemen önce, daha önceleri Celâlî İsyanları adıyla yayımlanan dev eserini, Türk Halkının Dirlik ve Düzenlik Kavgası ismiyle yeniden basıma hazırlamaktaydı. Eserleri hala kaynak niteliğindedir. Bu değerli eserin yanı sıra, tarih literatürüne kazandırdığı makaleler de onun ilmi mirasını yaşatmaya devam etmektedir.
Mustafa Akdağ'ın Osmanlı İmparatorluğu'nun idari ve sosyal yapısına dair hazırladığı ve tarih derslerinde sıklıkla okutulan başlıca geniş çerçeveli makaleleri ile çalışmaları şunlardır:
- Tımar Rejiminin Bozuluşu (1947)
- Osmanlı İmparatorluğu’nda Ayanlık Düzeni
- Celalî İsyanları'nın Başlaması (1945 doktora tezi)