İçeriğe Atla
Zakir Kadiri Ugan fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Zakir Kadiri Ugan Kimdir?

Zakir Kadiri Ugan, 1878'de Samara'da doğan Tatar asıllı tarihçi ve antropologdur. İbn-i Haldun'un Mukaddime eserini Türkçeye çevirerek adını duyurmuştur.

Diğer adlar: Zakir Kadiri, Şakir Halim ulu Kadiri, Zakir Xəkim ulı Qadıyri, Yakub Mustafa

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Zakir Kadiri Ugan Hakkında

Zakir Kadiri Ugan, Rusya İmparatorluğu'na bağlı Samara Guberniyası'nın Osta Kandal köyünde 1878 yılında dünyaya gözlerini açmış Tatar asıllı bir antropolog, tarihçi, gazeteci ve yazardır. Yaşamı boyunca Doğu ve Batı kültürleri arasında köprü kurmaya gayret eden yazar, özellikle İbn-i Haldun ve Taberi gibi devasa isimlerin başyapıtlarını Türkçeye kazandırarak adını duyurmuştur. Hayatını ilme ve çeviriye adayan bu mümtaz şahsiyet, ömrünün son yıllarını geçirdiği Ankara'da, 22 Ekim 1954 tarihinde Yenimahalle'deki evinde vefat etmiştir.

Buhara'dan Kahire'ye Ulaşan Eğitim Yolculuğu

İlk tahsiline doğduğu köyde başlayan Ugan, Simbir kentindeki Veli Hazret ve Şakir Ahund medreselerinde okudu. Eğitim aşkıyla on altı yaşında Buhara'ya gitti. Orada tam beş yıl boyunca İslam felsefesi ile hikmet eğitimi aldı. Ardından İstanbul'a geçerek Darülfünun İlahiyat Fakültesine kaydoldu. Burada takip edilmemek için Yakub Mustafa takma adını kullanıyordu. Saray aleyhtarı fikirlerinden ötürü takibe uğrayınca Hicaz'a kaçtı. Mekke ve Medine'de kaldığı dönemde Şeyh İshak el-Hindî'den hadis ile tefsir, Edîbü'l-Hicaz Mehmet Ali Efendi'den de Arap edebiyatı öğrendi. Sonrasında Mısır'a geçerek El-Ezher Üniversitesi'nde yüksek tahsiline devam eden yazar, Kahire'de el-Livâ gazetesi ve el-Âlemü'l-İslâmî dergisine yazılar gönderdi.

Sürgün Yılları, İhtilal ve Türkiye Cumhuriyetine Sığınma

Bolşevik devrimi öncesinde, Rusya Müslümanlarının önderlerinden Rıdâeddin Fahreddin'in davetiyle Rusya'ya dönen Ugan, önce Orenburg'daki Hüseyniye Medresesi'nde, daha sonra ise Ufa'da bulunan Medrese-i Âliye'de öğretmenlik yapmaya başladı. Bölgede kurulan Güney İdil-Ural Cumhuriyeti'nin milli idaresinde görev aldı. Ancak Bolşeviklerin iktidarı ele geçirmesi üzerine can güvenliğini korumak adına Uzak Doğu'ya kaçtı. Oradan 1922 senesinde Türkiye'ye sığınarak yeni bir hayata başladı. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver'in desteğiyle Türk Tarih Heyeti kadrosuna atandı. Bu heyet lağvedildikten sonra çevirmenlik yaptı. Aynı zamanda Süleymaniye Kütüphanesi bünyesinde eser tasnif memuru olarak hizmet verdi. Farklı coğrafyalardaki soydaşlarına hizmet etmeyi sürdüren Ugan, 1937 ile 1939 seneleri arasında Finlandiya'ya giderek oradaki Türk topluluklarının dini ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamak adına çeşitli faaliyetler yürüttü. İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesinden hemen önce Türkiye'ye döndü.

Atatürk ile Fikir Ayrılığı ve Tarih Kitapları Tartışması

Tarihçi yazar Atilla Oral'ın 2011 yılında ortaya çıkardığı önemli belgeler, yazarın Cumhuriyet'in inşası sürecindeki kritik görevini aydınlatmıştır. Cumhuriyet yönetimi, okullarda okutulacak olan yeni tarih kitaplarının İslam Tarihi ve Türklerin İslam'daki Yeri adını taşıyan kısımlarını kaleme alma vazifesini Ugan'ın omuzlarına yüklemiştir. Fakat hazırlanan taslaklar Mustafa Kemal Atatürk'ün ciddi muhalefetiyle karşılaştı. Atatürk, hazırlanan metinlerde Arap milliyetçiliği yapıldığını savunuyor ve Türklerin İslam tarihindeki yerinin önemsizleştirildiğini düşünüyordu. Ugan'ın bu eleştiriler doğrultusunda gerçekleştirdiği düzeltmeler de cumhurbaşkanını tatmin etmeye yetmedi. Atatürk, kaleme aldığı mektupta duyduğu memnuniyetsizliği çok sert ifadelerle dile getirmiştir.

Özel Hayatı ve Türk Kültürüne Kazandırdığı Çeviriler

Zakir Kadiri Ugan, kendisi gibi Kazan Tatarı olan şair, tiyatro yazarı ve dil muallimi Saniye İffet Ugan ile evliydi. Ugan'ın Türk kültür dünyasına ve tarih yazıcılığına sunduğu en değerli katkılar, Arapçadan dilimize kazandırdığı dev eserlerdir. Özellikle İslam tarihi ve felsefesine ışık tutan bu tercümeler, bugün de araştırmacıların başvuru kaynakları arasındadır.

Ugan'ın büyük bir titizlikle Türkçeye çevirdiği başlıca eserler şunlardır:

  • İbn-i Haldun'un tarihe yön veren meşhur eseri Kitab ul-İber (Selçuklular dönemine kadar olan kısmı kapsayan 3 cilt halinde yayımlanmıştır).
  • İbn-ül Esir'in İslam tarihi açısından büyük ehemmiyet taşıyan eseri El Kamil (Selahaddin Eyyubi devri dahil olmak üzere Eyyubilere kadar olan bölümü içeren 2 cilt).
  • Taberi'nin anıtsal çalışması Tarihu'l-Ümem ve'l-Mulûk ya da yaygın bilinen adıyla Taberi Tarihi (toplam 13 ciltten oluşan eserin ilk 4 cildini tercüme etmiştir).
  • Mesudi'nin coğrafya ve tarih alanındaki başyapıtı Mürücüz Zehep (Selçuklulara kadar olan kısmı).
  • Ebu Şame-Şihabettin Makbesi'nin kaleme aldığı El Ravzeteyn (Eyyubiler ile Atabekler dönemini anlatan kısım).
  • Ahmet Emin'in kaleme aldığı geniş kapsamlı Medeniyeti İslamiye (4 cilt).
  • Makridi'nin tarih araştırmalarında kaynak gösterilen eseri Kitab-üs Sülük (Eyyubiler ve Memluklar dönemini içine alan kısım).

Hayatının son yıllarını Ankara'da huzur içinde geçiren yazar, Yenimahalle semtindeki hanesinde 22 Ekim 1954 günü vefat etmiştir. Naaşı, Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedilerek sonsuzluğa uğurlanmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Zakir Kadiri Ugan kimdir?

Zakir Kadiri Ugan, 1878'de Samara'da doğan Tatar asıllı tarihçi ve antropologdur. İbn-i Haldun'un Mukaddime eserini Türkçeye çevirerek adını duyurmuştur.

Zakir Kadiri Ugan ne zaman doğdu?

Zakir Kadiri Ugan, 2 Eylül 1878 tarihinde doğdu.

Zakir Kadiri Ugan nerede doğdu?

Zakir Kadiri Ugan Samara Guberniyası Osta Kandal köyü, Rusya doğumludur.

Zakir Kadiri Ugan ne zaman vefat etti?

Zakir Kadiri Ugan 22 Ekim 1954 tarihinde hayatını kaybetti.

Zakir Kadiri Ugan hangi alanda tanınır?

Zakir Kadiri Ugan, antropolog olarak tanınır.