Medya dünyasının ve bürokrasinin tanınan simalarından Aykut Zahid Akman, 1958 yılında Ankara'da dünyaya geldi. Meslek hayatına televizyoncu olarak adım atan ünlü yönetici, özellikle 2005-2009 yılları arasında yürüttüğü Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) başkanlığı göreviyle Türkiye gündeminde çok uzun süre geniş yer buldu. Bu dönemde gerçekleştirdiği yönetsel reformlar ve imza attığı tartışmalarla adından sıkça söz ettirdi.
İsim Değişikliği ve RTÜK Yılları
Doğumunda Aykut Akman adını alan bürokrat, henüz 25 yaşlarđndayken ismine Zahid kelimesini ekleterek resmi kimliğini güncelleştirdi. Sarı Basın Kartı sahibi olan Akman, medya yönetiminde hızla yükseldi. RTÜK Başkanlığı döneminde, ekranların popüler yapımı olan Kurtlar Vadisi Terör dizisine uygulanan sansür tartışmalarının odağında yer aldı. Ancak yönetimi altında sadece kısıtlamalar değil, aynı zamanda televizyonculuk standartlarını yeniden şekillendiren birçok yenilikçi proje de uygulamaya konuldu.
Bu projelerden öne çıkan bazıları şunlardır:
- Ekranlarda hala aktif olarak kullanılan Akıllı İşaretler Sembol Sistemi hayata geçirildi.
- Okullarda medya okuryazarlığı derslerinin müfredata dahil edilmesi sağlandı.
- Karasal sayısal televizyon deneme yayınları başlatılırken, RTÜK çocuk web sitesi yayına açıldı.
- İlköğretim çağındaki çocukların ve genel izleyicinin haber ile televizyon izleme eğilimleri araştırıldı.
- Ulusal televizyon kanalları bünyesinde izleyici temsilciliği müessesesi kuruldu.
Televizyon Tarihine Geçen Nikâh ve Sonraki Kariyeri
Akman'ın görev sürecinde popüler kültür tarihine geçen ilginç olaylar da yaşandı. Bu olayların en çok ses getireni, 11 Ocak'ı 12 Ocak 2008'e bağlayan gece gerçekleşti. Beyazıt Öztürk'ün sunduğu Beyaz Şov programının canlı yayını sırasında Can Tanrıyar ile evlenen Petek Dinçöz'ün nikâh şahitliğini üstlendi. Türk televizyon tarihinde bir ilk olan bu canlı yayın nikâhı, geniş kitleler tarafından takip edildi. RTÜK başkanlığından sonra da sektörel çalışmalarını sürdüren Akman, Haziran 2013'te Televizyon Yayıncıları Derneği başkanlığına seçilerek sektördeki etkinliğini korudu.
Deniz Feneri Davası ve Hukuki Süreçler
Akman'ın adı, RTÜK döneminde Deniz Feneri e.V. davasıyla da anıldı. Eylül 2008'de düzenlediği basın toplantısında hakkındaki iddialara sert tepki gösteren Akman, bu söylemlerin bir itirafçı sanığın mesnetsiz iftiralarından ibaret olduğunu belirtti. Kendisine yönelik herhangi bir Türk veya Alman adli merciinde soruşturma ya da davanın bulunmadığını vurgulayan yönetici, kişilik haklarına zarar veren haberler karşısında yasal yollarla alınmış 9 adet tekzip kararını paylaştı.
Ekim 2010'da davanın seyri tamamen değişti. Almanya'nın Frankfurt eyaletindeki mahkeme, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ile Zahid Akman'a yönelik yargı sürecini resmen başlattı. Frankfurt Mahkemesi hakimi, Türkiye'den dosyaların ulaşmasının ardından, bu iki isme bir numaralı sanık sıfatıyla resmi tebligatları gönderdi. Böylece Almanya'daki ilk Deniz Feneri e.V. davasında 'asıl failler' olarak adlandırılan isimlerin adli süreçleri tamamlanmış oldu.