İngiliz tiyatro dünyasının en görkemli ismi kabul edilen şair ve oyun yazarı William Shakespeare, 29 Nisan 1564 tarihinde İngiltere'nin Stratford-upon-Avon bölgesinde dünyaya gözlerini açtı. Babası ticaretle uğraşan saygın bir iş adamı olan sanatçı, eğitimini Stratford'daki bir okulda tamamlayarak genç yaşta tiyatro dünyasına adım attı. İnsan doğasının en karmaşık yönlerini son derece zengin bir lisanla kurgulayıp tiyatro sahnelerine taşıyarak küresel çapta ölümsüzleşti.
Edebiyat Tarihini Biçimlendiren Londra Yılları ve Sahne Başarıları
Tarihi belgelere göre, William Shakespeare henüz on sekiz yaşındayken kendisinden sekiz yaş büyük olan Anne Hathaway ile evlendi. Çiftin önce bir kız çocukları oldu. Ardından ikiz bebekleri dünyaya geldi. Evliliğin ardından Stratford'dan ayrılan yazarın 1592 yılına kadar süren hayatı hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır. Ancak 1592 yılında başka bir yazarın kaleme aldığı kitapçıkta kendisinden bahsedilmesi, onun Londra tiyatro çevrelerinde oyuncu ve yazar olarak çalıştığını kanıtlar. Bu dönemde başka oyunları çalmakla itham edilen sanatçı, senede ortalama iki oyun yazıyor ve kendi eserlerinde ufak rollerde sahne alıyordu. 1594 yılına gelindiğinde ise ünlü Chamberlain Topluluğu içerisinde öncü bir oyuncu konumuna yükseldi. Eserlerinin basılmaya başlanmasıyla birlikte geliri hızla artan Shakespeare, Kraliçe I. Elizabeth döneminin sonlarında oldukça zengin bir hayata kavuştu. Hatta 1599 senesinde Londra'da inşa edilen meşhur Globe Tiyatrosu hisselerinin bir kısmını satın alarak ortak oldu. Birkaç yıl daha Londra'da kaldıktan sonra doğduğu kasaba olan Stratford'a geri döndü ve son yapıtlarını burada kaleme aldı.
İnsan Ruhunun Derinliklerine Yolculuk: Ölümsüz Trajediler
Eserlerinde yarattığı tiplemelerin canlılığı, William Shakespeare imzasını dünya edebiyatında benzersiz kılmaktadır. Karakterleri adeta yaşayan gerçek insanlar gibidir. Örneğin, Henry IV oyunundaki cana yakın, şarabı ve eğlenceyi seven Sir John Falstaff karakteri o kadar çok sevilmiştir ki, kraliçenin talebiyle Windsor'un Şen Kadınları oyununda yeniden seyirci karşısına çıkmştır.
Yazarın en ünlü trajedisi Hamlet'tir. Bu yapıt, babasının intikamını almaya çalışan Danimarka Prensi'nin öyküsüdür. Prens Hamlet'in "Olmak ya da olmamak! İşte bütün sorun bu!" sözü edebiyat tarihinin en ünlü dizelerinden biridir. Eserde sevgilisi Ophelia'ya duyduğu aşkı lirik kelimelerle ifade eden Hamlet, insanın derin acılarını gözler önüne serer. Yazarın diğer sarsıcı trajedilerinden Macbeth ve Kral Lear da karakterlerin kendi hırsları, kıskançlıkları ve zayıflıkları yüzünden sürüklendikleri felaketleri tasvir eder. Gururlu Lear'ın, dürüst kızı Cordelia'yı sürgüne gönderip bencil kızları Goneril ve Regan'a inanması, onun çıldırarak ölümüne yol açan dramatik bir süreci başlatır.
Yazarın dünyaca ünlü ve en çok sahnelenen trajedileri şunlardır:
- Hamlet: İntikam ateşiyle yanan Danimarka Prensi'nin içsel çatışması.
- Macbeth: İktidar hırsının ve vicdan azabının yok ettiği bir komutanın dramđ.
- Kral Lear: Gururuna yenik düşerek evlatları tarafından sokaklara atılan kralın acı sonu.
- Romeo ile Juliet: Verona'nın düşman aileleri arasında filizlenen ve acıyla biten büyük aşk.
Hafif Esintilerden Mutlu Sonla Biten Aşk Masallarına
Yazar sadece trajediler değil, komediler de yazdı. Bir Yaz Gecesi Rüyası, Atina ormanlarında yollarını kaybeden dört aşığın ve perilerin karıştığı eğlenceli bir yanlışlıklar zinciridir. Bir diğer popüler güldürü olan On İkinci Gece ise gemi kazasından kurtulup erkek kılığına giren Viola'nın, Dük Orsino ve Kontes Olivia arasındaki komik aşk üçgenindeki maceralarını konu edinir. Yazar, Venedik Taciri adlı eserinde ise borcuna karşılık Antonio'nun vücudundan yarım kilo et talep eden Yahudi tefeci Shylock üzerinden hem gerilimli hem de düşündürücü bir öykü sunar. Yaşamının son yıllarında ise trajedi ile komedi arasında duran, mutlu sonla biten oyunlar kaleme almıştır. Bu eserlerden Kış Masalı, kıskanç kral Leontes'in terk ettiği kızı Perdita'nın yıllar sonra geri dönüşünü ve bağışlanmanın huzurunu anlatır. Büyülü bir adada geçen Fırtına oyunu ise Prospero'nun hava perisi Ariel ve canavar Caliban yardımıyla kendisine yapılan haksızlıkları düzeltmesini ve sonunda sihrini bırakarak barış içinde ülkesine dönmesini konu alır.
Tarihin Aynasında İngiliz Kralları ve Ölümsüz Soneler
Tarihsel oyunlarında geçmişin olaylarını sahneye taşıyan yazar, Kral Üçüncü Richard'ın taht mücadelesini ve acımasızlıklarını anlatmıştır. Tahtını kaybeden zayıf hükümdarları işlediği Kral İkinci Richard, Henry IV ve büyük zaferler kazanan Henry V oyunları da bu türün en önemli örnekleridir. Ayrıca antik döneme uzanarak kaleme aldığı Julius Caesar eserinde, cumhuriyet adına dostu Sezar'ı katleden erdemli Brutus'un trajik sonunu gözler önüne serer. Şair, meşhur sonelerini de yazdı. Bu şiirler derin bir sevgi barındırır.
Büyük tiyatro dehası, 23 Nisan 1616 tarihinde, çağdaşı Ben Jonson ile katıldığı keyifli bir şölenin ardından Stratford'da yaşama veda etti. Onun kaleme aldığı ölümsüz yapıtlar, Türkçe dahil pek çok dile çevrilerek tüm dünyada sahnelenmeye ve beyaz perdeye uyarlanmaya devam etmektedir.
