İçeriğe Atla
Steve McQueen fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Steve McQueen Kimdir?

Sinema oyuncusu Steve McQueen, 1930 Indiana doğumdur. Zorlu bir çocukluktan yükselerek Büyük Kaçış ve Kelebek gibi unutulmaz filmlere imza atmıştır.

Diğer adlar: Terrence Steven McQueen

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Steve McQueen Hakkında

Hollywood tarihinin en karizmatik ve asi figürlerinden biri olan sinema oyuncusu Steve McQueen, tam adıyla Terrence Steven McQueen, 24 Mart 1930'da ABD'nin Indiana eyaletindeki Beech Grove kasabasında dünyaya gözlerini açtı. Çocukluk yıllarında yaşadığı terk edilmişlik duygusunu aşarak sinemada bir efsaneye dönüşen aktör, sert ve çekici duruşuyla milyonları peşinden sürükledi. Mavi gözleri ve fit vücuduyla tanınan aktör, 7 Kasım 1980'de geçirdiği kalp kriziyle 50 yaşında hayata veda etti. Arkasında unutulmaz başroller, hız tutkusuyla dolu bir yaşam öyküsü ve popüler kültürün en dayanıklı ikonlarından birini bıraktı.

Zorlu Gençlik Yılları ve Hayatta Kalma Mücadelesi

Genç McQueen'in hayat yolculuğu, adeta fırtınalı bir dram filmini andırıyordu. Babası William Terence McQueen ve annesi Julia Ann, onun doğumunun hemen ardından yollarını ayırdı. Babasının evi terk etmesinin akabinde annesi de henüz altı aylık olan bebeğini Missouri'deki amcasının yanına bıraktı. Eğitime ayıracak vakti yoktu. Neredeyse hiç okula gitmedi. 12 yaşına geldiğinde annesiyle birlikte Los Angeles'a taşınan genç Terrence, burada sokakların tehlikeli cazibesine kapıldı. İlk aşkı ise motosikleti olmuştu. Henüz 13 yaşındayken alkolle tanışan ve otomobillerin cazibesine kapılan genç çocuk, üvey babasının sert ve öfkeli davranışları nedeniyle iki yıl sonra Chino Hills'teki asi gençlerin eğitildiği bir ıslah evine gönderildi. Buradan 1947 yılında tahliye edildiğinde henüz 17 yaşındaydı. New York sokaklarında yaşam savaşı veren annesine destek olabilmek için barmenlikten petrol işçiliğine, Kanada ormanlarında odunculuktan sirk antrenörlüğüne kadar sayısız işte çalıştı. 1948'de adım attığı ABD Deniz Kuvvetleri bünyesinde 1950 yılına dek hizmet vererek disiplinli bir yaşama geçiş yaptı.

Beyaz Perdede Yükseliş ve Gişe Rekorları

Ordudaki görevini tamamladıktan sonra sanatın büyüleyici dünyasına yönelen McQueen, 1952 yılında oyunculuk dersleri almaya başladı. Karizması ve sıra dışı aurası sayesinde yapımcıların dikkatini çekmesi uzun sürmedi. Kameralarla ilk ciddi buluşmasını 1953'te 'Girl on the Run' ve 1955'te 'Wanted: Dead or Alive' projeleriyle gerçekleştiren aktör, ilk başrol deneyimini ise 1958 yapımı 'The Blob' isimli kült korku filminde yaşadı. Bir yıl sonra efsanevi şarkıcı Frank Sinatra ile 'Never So Few' filminde kamera karşısına geçti. Ancak McQueen'i küresel bir yıldız yapacak asıl patlama, 1960'ta vizyona giren ve Yul Brynner, Robert Vaughn, Charles Bronson ve James Coburn gibi dev isimlerle paylaştığı 'The Magnificent Seven' (Yedi Silahşörler) filmiyle gerçekleşti. Bu muazzam çıkışı, 1963 yılında İkinci Dünya Savaşı esir kampından kaçış mücadelesini anlatan sinema klasiği 'The Great Escape' (Büyük Kaçış) takip etti. Aktörün kariyerinin en parlak dönemlerinden biri, 1973 yılında Dustin Hoffman ile başrollerini paylaştığı ve sarsıcı bir kaçış öyküsünü işleyen 'Kelebek' (Papillon) filmiyle taçlandı. Ardından 1974'te sinema tarihinin en büyük yıldızlarından Paul Newman ile 'The Towering Inferno' (Yangın Kulesi) filminde devleşti. Yaşama veda etmeden hemen önce, 1980 yılında 'The Hunter' (Avcı) filmiyle son kez beyaz perdede izleyiciyle buluştu.

Hız Tutkusu, Ölümün Teğet Geçtiği Anlar ve Özel Hayatı

Sinema kariyerinin yanı sıra gerçek bir hız delisi olan ünlü aktör, otomobil ve motosiklet yarışlarına olan düşkünlüğüyle de tanınıyordu. Direksiyon başında ve pistlerde tehlikeli anlar yaşamaktan çekinmeyen McQueen, 9 Ağustos 1969 tarihinde ise hayatının en büyük dönüm noktalarından birini yaşadı. O gün aktris Sharon Tate ile buluşmak üzere sözleşmiş olmasına rağmen, son anda çıkan başka bir işi sebebiyle randevuya gidemedi. Aynı gece Sharon Tate ve evdeki diğer beş kişi, Charles Manson'un müritleri tarafından hunharca katledildi. Bu tesadüf, karizmatik oyuncuyu mutlak bir ölümden kurtarmış oldu. Özel hayatında üç kez nikah masasına oturan aktör, ilk evliliğini 1956'da Neile Adams ile yaptı ve bu evlilikten Terry ile Chad adında iki çocuk sahibi oldu. İkinci evliliğini 1973 yılında meslektaşı Ali MacGraw ile gerçekleştirdi ve 1978'de boşandı. Son evliliğini ise ölümünden kısa süre önce, 16 Ocak 1980'de manken Barbara Minty ile yaptı. Kanser tedavisi için gittiği Meksika'da geçirdiği ameliyat sonrası kalp kriziyle hayata veda eden McQueen, ardında unutulmaz roller bıraktı.

Öne Çıkan Başyapıtları

Steve McQueen'in zengin filmografisinde öne çıkan ve sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran yapımlardan bazıları şunlardır:

  • The Magnificent Seven (Yedi Silahşörler) - 1960
  • The Great Escape (Büyük Kaçış) - 1963
  • Kelebek (Papillon) - 1973
  • The Towering Inferno (Yangın Kulesi) - 1974

İlgili Kişiler

Meslek, coğrafya, dönem ve ilgi alanı benzerliğine göre önerilen profiller.

Benzerlik skorları meslek, coğrafya, dönem ve Wikidata bağlantılarına göre otomatik hesaplanır.

Aile, Kariyer ve İlişkiler

Steve McQueen hakkında bilinen ilişkiler

Aile

Eğitim

İlişkili Kişiler