Yeşilçam’ın ışıltılı yıllarında oryantal dansın ve sinemanın en popüler isimlerinden biri olarak tanınan Özcan Tekgül, 15 Ocak 1941 tarihinde İstanbul’un Beykoz ilçesine bağlı Çubuklu semtinde dünyaya gözlerini açtı. Ortaokuldan mezun olduktan sonra eğitimine son veren genç kız, 1954’te katıldığı gazete plaj güzelliği yarışmasında derece elde edince adeta hayatının dönüm noktasını yaşadı. Güzelliğiyle yapımcıların ve sahne organizatörlerinin dikkatini çeken Tekgül, bu yarışmanın ardından dans sanatına adım atarak kısa sürede şöhret basamaklarını tırmandı. 2 Temmuz 2011 tarihinde Antalya’da geçirdiği talihsiz bir trafik kazasıyla 70 yaşında aramıza veda eden efsanevi sanatçı, geride çok konuşulan renkli sahneler, fırtınalı polemikler ve unutulmaz Yeşilçam rolleri bıraktı.
Güzellik Yarışmasından Sahne Işıklarına
1950'li yılların hareketli magazin dünyasına hızlı bir giriş yapan genç yıldız, 1955 yılında Karaca Tiyatrosu ve Ses Tiyatrosu gibi dönemin prestijli sahnelerinde performans sergilemeye başladı. Gazetelerin magazin sayfalarını ve popüler erotik dergileri süsleyen cesur fotoğrafları, onun adını tüm Türkiye’ye duyurmaya yetti. Henüz on dört yaşındayken, annesiyle birlikte ziyaret ettiği bir film setinde ünlü yönetmen Muharrem Gürses'in dikkatini çekmesi, onun Yeşilçam sinemasındaki büyüleyici ve unutulmaz serüvenini başlatan kıvılcım oldu. Faruk Kenç’in yönettiği Kaybolan Gençlik adlı yapımla sinemaya ilk adımını atan Tekgül, bu filmde dönemin bir diğer efsane ismi Muhterem Nur ile başrolleri paylaştı. Böylelikle Ayfer Feray ve Leyla Sayar gibi dönemin güzellik yarışmalarından sinemaya transfer olan starlar kervanına katılmış oldu.
Yeşilçam Rolleri ve Sınırları Aşan Dans Kariyeri
1970'lerin başına kadar uzanan kariyerinde otuz civarında sinema filminde boy gösteren oyuncu, bazı yapımlarda çok önemli karakterlere hayat verdi. Yeşilçam’ın altın çağında Ayhan Işık, Fikret Hakan, Fatma Girik, Ajda Pekkan ve Vahi Öz gibi dev isimlerle kamera karşısına geçti. Dansözlük onun asıl tutkusuydu. Kendine has tarzıyla geliştirdiği ve adıyla özdeşleşen ünlü Ateş dansı koreografisiyle sahnelerin aranan yüzü haline geldi. Ünlü yıldız, 1962 yılından itibaren uluslararası sahnelerde boy gösterdi. Mısır, Lübnan ve Uzak Doğu ülkelerinde sahne alarak krallar, sultanlar, emirler, prensler ve cumhurbaşkanları için büyüleyici dans gösterileri sergiledi. Yurda döndükten sonra da dans etmeye devam etti.
Özcan Tekgül'ün sinema kariyerinde birlikte kamera karşısına geçtiği efsanevi Yeşilçam aktör ve aktrisleri şunlardır:
Sansasyonlar, Tartışmalar ve Devlet Düzeyinde Kriz
Farklı olmayı ilke edinen ve sürekli yenilik arayan ünlü isim, aynı zamanda cesur adımlarıyla da adından söz ettirmeyi bildi. Sanatçı 1956 yılında hakim karşısına çıktı. Müstehcen fotoğraf suçlamasından beraat etti. Yabancı yayınlardan esinlenerek vücuduna özel desenler çizdirip sahneye çıkması, döneminin en çok konuşulan magazin olaylarından biri oldu. Gazete manşetlerinde sık sık ölüm tehlikesi atlattığı yazıldı. Trafik kazaları ve boğulma tehlikeleri inandırıcı bulunmadı. En büyük fırtına ise 1980 yılında koptu. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı karşıtıran bu fırtınanın sebebi, meslekte yirmi beş yılını dolduran sanatçılara verilen Onur Belgesi'nin Özcan Tekgül’e de takdim edilmesi oldu. Bir dansöze şeref belgesi verileceğinin duyulması üzerine bakanlıkta istifalar yaşandı. Millî Selamet Partisi de konuyu meclise taşıyarak dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’e soru önergesi verdi. Siyasetçiler de aralarındaki suçlamalarda bu ödülü sıklıkla dile getirdi.
Sessiz Veda ve Geride Kalan Roman
Ömrünün son yıllarında Antalya’nın sakin ilçesi Kemer’de inzivaya çekilen Yeşilçam'ın efsanevi vamp yıldızı, 2 Temmuz 2011'de Antalya-Serik kara yolunda geçirdiği kaza sonucu hayata gözlerini yumdu. Yaşamının son dönemini yalnız geçiren sanatçının vefatından sonra cenazesi üç gün boyunca sahipsiz bir şekilde morgda bekletildi. Tam kimsesizler mezarlığına defnedilecekken son anda kendisini tanıyan bir gencin girişimiyle Güzeloba'daki camiden kaldırılarak Antalya Uncalı Mezarlığı'nda toprağa verildi. Hayranı olduğunu belirten ünlü oyuncu Halil Ergün, sanatçının mezarını yaptırmayı üstleneceğini açıklamıştı. Hiç evlilik yapmayan ve babasından kalan emekli maaşıyla geçimini sağlayan bu renkli çınar, arkasında edebiyat dünyasına kazandırdığı bir de roman bıraktı. Yazdığı bu eser, 2008 yılında Özcan Tekdemir tarafından Bekçi ismiyle sinemaya uyarlandı. Eserin beyazperdeye aktarıldığı bu yapımın başrollerinde ise Emin Tuğra Baykul ile Ziya Hepbir yer aldı.
